1250 gün prim ödeyip 55 yaşın dolmasını bekleyeceksiniz

15 Ekim 2013, Salı 05:00
AA

Soru: 16 Ağustos 1976 doğumluyum. 1 Temmuz 1994’te SSK’lı oldum. 4500 gün primim var. Ne zaman emekli olurum? K.BARUT Cevap: Emekli olmak için 25 yıl sigortalılık süresi, 5750 gün prim ödeme ve 55 yaş şartlarına tabisiniz. 1250 gün daha prim ödeyerek priminizi 5750 güne tamamlamanız şartıyla, 55 yaşınızı dolduracağınız 16 Ağustos 2031’de emekli olabilirsiniz.

[[HAFTAYA]]

29/A olarak bildirilen çalışma süresi yılda 60 gün fiili hizmet süresi zammı kazanır

Soru: 4 Ocak 1973 doğumluyum. Askerliğimi 4 Mart 1993’ten itibaren 19 ay yaptım. İlk sigortaya giriş tarihim 10 Ekim 1994. 15 Mayıs 1995’ten beri kesintisiz SSK’lı olarak çalışmaktayım. Askerliğimi ödemek emekliliğimi öne alır mı? 2008 yılından itibaren de 29A işçisi olarak çalışmaktayım. Bunun bana ne gibi bir faydası olur?  Mustafa AYDOĞDU Cevap: Askerliğinizi sigorta başlangıç tarihinden önce yaptığınızdan, 220 gününü borçlanmanız halinde sigorta başlangıç tarihiniz 220 gün geri gider ve emekli olmak için 25 yıl sigortalılık süresi, 5675 gün prim ödeme ve 54 yaş şartlarına tabi olursunuz. Prim ödemeniz yeterli olduğundan bundan sonra prim ödemeseniz de 54 yaşınızı dolduracağınız 4 Ocak 2027’de emekli olabilirsiniz. SGK’ya çalışma süreleriniz 29A olarak bildiriliyorsa, demek ki 360 gün çalışmanıza karşılık 60 gün fiili hizmet süresi alan bir işte çalışıyorsunuz. 360 gün çalışmanıza karşılık 60 gün fiil hizmet süresi kazanacaksınız. Kazandığınız fiili hizmet süresi zammı 5 yılı aşmamak üzere prim ödeme gün sayınıza eklenecek, üç yılı geçmemek üzere yarısı emekli olunacak yaş haddinden düşecektir. Örneğin, söz konusu çalışmanızı 2018’e kadar devam ettirdiğinizi varsayarsak, 10 yıl 29A olarak bildirilen çalışmanız karşılığında, 600 gün fiili hizmet süresi zammı kazanacaksınız. Ve prim ödeme gün sayınız 600 gün artırılacak. Yarısı olan 300 gün de 54 yaştan düşecek. Ve yaş olarak 53 yaş 2 ayı dolduracağınız 3 Mart 2026’da emekli olabileceksiniz.

Hastalık değil hastalığın yol açtığı çalışma gücü kaybı oranı önemli


Soru: 24 yılı aşkın bir süredir Milli Eğitim Bakanlığı’nda (MEB) sınıf öğretmeni olarak çalışmaktayım. Tip2 diyabet hastasıyım. Malulen emekli olabilir miyim? Olursam tazminat ve aylığımda normal emekliliğe göre ne kadar fark olur? Emekliliğime normalde 5 yıl var. 22 Aralık 1988’de göreve başladım. T.N. Cevap: Malulen emekliliğe hak kazanıp kazanmayacağınız, alacağınız sağlık kurulu raporunun Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulu tarafından değerlendirmesine bağlı. Kurulun, görevinizi yapamayacak durumda çalışma gücü kaybı olduğuna karar vermesi gerekiyor. Malulen emekliliğe, hastalığa göre değil, hastalığın memurun çalışma gücünü kaybettirip kaybettirmediğine bakılarak karar verilmekte. Malulen emeklilikle normal emeklilikte aynı derece kademe, ek gösterge ve hizmet yılı üzerinden emekli olanlar arasında, emekli aylığı ve ikramiye hesabı yönünden bir fark olmuyor. Sadece vazife malullüğünde fark ortaya çıkar. Malulen emekli olmadığınız sürece şayet birinci dereceye de gelmemişseniz birinci dereceye kadar çalışmanız ek gösterge yönünden artış sağlayacaktır. Birinci dereceye gelmişseniz her çalışma yılınız sadece aylık bağlama oranınızı 1 puan artırır ve bir puanın da emekli aylığınıza yansıması aylık 20 lira olur. Her yıl çalışmanız için de emekli ikramiyeniz 1950 lira civarında artacaktır.

Anneniz üç aylığı birlikte alabilir


Soru:
Annem Bağ-Kur emeklisi. Yüksek mühendis olan SSK emeklisi babamı bayram öncesi kaybettik. Dedem gazi 40 yıl civarında hizmeti olan askeri tabipti. Anneme dul-yetim maaşı bağlanırken avantajlı olması için nasıl bir yol izlemeliyiz? Anneme aylık bağlatırken babam ve dedem arasında tercih mi yapmamız gerekiyor? Bunlardan hepsinden maaş alma ihtimali yok mu? Bilgilenebilirsem çok memnun olurum.  K. BELGİN Cevap: Anneniz, babası Emekli Sandığı mensubu olduğu için şanslı. Çünkü, sosyal güvenlik kurumları içinde sadece Emekli Sandığı SSK ve Bağ-Kur emeklisi kız çocuğuna babasından dolayı yetim aylığı bağlar. Anneniz hem kendi aylığını, hem eşinden dul aylığı, hem de babası Emekli Sandığı’na tabi olduğu için babasından da yetim aylığı olmak üzere üç aylığı birlikte alabilir.

Psikolojik baskıya maruz kalan çalışanın kıdem tazminatı alarak işinden ayrılma hakkı var

Soru: Özel sektörde 9 yıldan beri aynı şirkette çalışıyorum. İşyerinde maruz kaldığım baskı nedeniyle işten ayrılmak istiyorum. Acaba kıdem tazminatımı alarak ayrılabilir miyim? Kıdem tazminatı alarak ayrılmak için ne yapmam lazım? Bahadır PERÇİN Cevap: İşyerinde çalışana mobbing (psikolojik baskı) uygulanması, çalışana iş akdini haklı nedenle fesih hakkı verir. İş akdini haklı nedenle fesih eden işçinin işten kıdem tazminatı alarak ayrılma hakkı vardır. Çalıştığınız işyerinde psikolojik baskı yapıldığını kanıtlayabiliyorsanız, iş akdinizi fesih ederek işten ayrılıp kıdem tazminatını talep eder, ödemediklerinde iş mahkemesine dava açabilirsiniz. Mahkemede şahit veya belgelerle psikolojik baskıya maruz kaldığınızı kanıtladığınızda, davayı kazanır ve ödenmeyen kıdem tazminatınızı mahkeme kararıyla alırsınız.

Sıradaki haber yükleniyor...