Atiye dizisiyle ilgili asıl konuşulması gereken konu: Başarısı

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Beren Saat uzun bir aradan sonra Atiye dizisi ile ekranlara döndü. Ama öylesine dönmek değil yani bir döndü pir döndü. Dizi Netflix'te 27 Aralık Cuma günü yayına girdi. Yayına girdiği andan itibaren hepimiz üşüştük başına zaten. Ben bir buçuk günde bitirdim, kimisi de bir günde bitirmiş. Öyle akıcı, öyle değişik bir dizi. Başına oturunca kalkamıyorsunuz.


Dizide konuşulacak bir sürü detay var

Beni diziyle ilgili rahatsız eden tek konu, sürekli sevişme sahneleriyle gündeme gelmesi. Yani anlamıyorum ne oldu bize? 'Olay sevişme sahnesi', 'Bu sahneye Beren Saat'in eşi Kenan Doğulu ne dedi?' gibi başlıklar görmekten sıkıldım. Kadın oyuncu, haliyle de senaryoda ne varsa onu oynuyor. Sanat olarak bakmak lazım olaya, 'Aaa ne biçim sevişmiş ya' diyerek değil.


'Aptal olma'

Diğer çok konuşulan bir sahne de dizide Atiye'nin annesini canlandıran Başak Köklükaya'nın 'Aptal olma' dediği yerdi. Bu sahne akıllara Aşk-ı Memnu'da Firdevs Hanım'ın Bihter'e 'Aptal olma sen Bihter Ziyagil'sin' dediği sahneyi getirdi.

Öte yandan dizide konuşulacak bir sürü detay var; oyuncuların başarısı; Mehmet Günsür, Beren Saat, Melisa Şenolsun, Metin Akgüder, tarihle günümüzün arasında kurulan o bağ... Bunun aynısı Hakan Muhafız'da da vardı diyebilirsiniz. Ama bence iki dizi arasında dağlar kadar fark var.


Göbeklitepe çekimleri daha iyi olabilirdi


Hakan Muhafız, benim için olmasa da olur türünde bir diziydi. Teknik açıdan bakacak olursak; 'Hakan Muhafız'da İstanbul sahneleri çok iyi açılarla çekilmişti. Atiye'de hem İstanbul hem de Göbeklitepe arasında geçiyor. İstanbul çok iyi çekim açılarına sahip değil hadi o neyse. Ama kültürel değerimiz olan Göbeklitepe'nin daha iyi açılarla çekilmesini isterdim, bana özensiz geldi. Çünkü Instagram'a baktığınızda turistlerin ve ziyaretçilerin çok daha iyi açılarla, mükemmel görüntüler yakaladığını görüyorsunuz. Artı olarak dizideki ışık kullanımı çok iyiydi.

Tekrar içeriğe gelecek olursak Atiye, Hakan Muhafız'dan çok daha farklı, bunun nedeni olayın içinde mistik konuların olması, geçmiş ve geleceğin zamanın değişken olduğunu belirterek işlenmesi, kendini kabul etme sürecinin anlatılması, yeniden doğuştan bahsedilmesi... Diziyle ilgili spoiler vermek istemiyorum ama Atiye'nin cenin pozisyonunda dağın üstünde belirdiği sahneyi görünce anlayacaksınız ne demek istediğimi.



Beren Saat'in oyunculuğu...

Bir de değinmek istediğim diğer bir konu da Beren Saat'in oyunculuğunun sosyal medyayı ikiye bölmesi. Kimisi çok beğenmiş ki ben de beğenen taraftayım. Kimisi de Beren Saat'in oyunculuğunu basit bulmuş ve beğenmemiş. Şöyle bir yorum okudum 'Sesini çok inceltmiş, süper kahraman rolü üzerine yapışmamış'. Ama bence sesini incelttiği falan yoktu hatta bana bazı yerlerde sesini kalınlaştırıyor gibi geldi. Neyse o yorumu yazan arkadaşla baya farklı frekanslardayız demek ki :)


'Atiye'nin konusu ne?' diye merak edenlere...

Ailesi ve sevgilisiyle mutlu bir yaşamı sürdüren Atiye, karşılaştığı olaylar sonrasında annesi ve sevgilisiyle arası bozuluyor. Ailesinin zoruyla psikiyatri ile görüşen Atiye'ye şizeofreni teşhisi konuluyor. Atiye bu teşhise zaman zaman aldırmıyor çünkü kimsenin görmediği şeyleri kendi öyle gerçek gibi görüyor ki. İzleyenlerin de kafası karışıyor. Ressam olan Atiye çıktığı kişisel yolculukta Anadolu'daki arkeolojik bir alana dair evrensel sırları ve bu alanın kendi geçmişiyle ilişkisini ortaya çıkarıyor. 


Atiye'nin 2. sezonu gelecek mi?


Tek sezon olarak tasarlanan Atiye’nin 2. yeni sezonu ise dizinin izlenme oranlarına göre çekilecek. Atiye dizisinin 2. sezon yayın tarihi ise Netflix tarafından açıklanacak.




Göbeklitepe tarihi: Neden önemli?

Bir de Göbeklitepe ile ilgili daha önce hiçbir şey duymayan varsa onun için de şuraya ufak bir bilgi sıkıştırıyorum :)

1995’te başlayan ve devam eden kazı çalışmaları sonucunda bölgede 6 tapınak bulundu ve bu yapıların biçimleri birbirleriyle benzerlik gösteriyor. Fakat bu tarihi sit alanı, şimdiye kadar gün yüzüne çıkandan çok daha fazlası… Çünkü yapılan jeomanyetik çalışmalar, bölgedeki tapınakların 20’ye ulaşabileceğini gösteriyor. Diğer bir deyişle Neolitik Dönem’de avcı-toplayıcıların yaşamları ile ilgili gizemli noktalar, Şanlıurfa’da netlik kazanabilir ve insanlık tarihiyle ilgili çok daha farklı bilgilerle tarih güncellenebilir. Peki, bu yapıların ortak özellikleri ne?

İnsanları temsil ettiği düşünülen, dairesel bir biçimde dizilen ve sayıları 10 ila 12 arasında değişen T şeklindeki sütunlar, taş duvarlarla örülmüş. Bu yapının ortasında iki büyük dikili taş, karşılıklı olarak yerleştirilmiş.

Tapınağı oluşturan taşların üzerine tasvir edilen hayvan, insan ve soyut varlıkların sembolleri ise kabartma ya da oyma teknikleri ile oluşturulmuş. Alanın ilk ve en büyük tapınak olmasına ek olarak sütunlar üzerinde yer verilen bu sembollerin, günümüze kadar bilinen ve Neolotik Çağ’dan kalan en eski resimler olması da Göbeklitepe hakkında bilmeniz gerekenler arasında yer alıyor.





Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder