Ayda sadece 5 dakika kendinizi sevin!

AA

Posta.com.tr’de ilk yazımın meme kanseri üzerine olması beni ürkütse de oturdum bilgisayarın başına ve tek tek kelimeler dökülmeye başladı parmaklarımın ucundan.

İlk yazım ne olsun, hangi konuda yazabilirim? diye kara kara düşünürken “Ekim ayı meme kanseri farkındalık ayı” neden yazmayayım bu konuyu dedim bir kadın olarak.

Meme kanseri...

Ne kadar ürkütücü değil mi kanser kelimesi? Belki de bu kadar ürkütücü olduğu için farkına varmak istemiyoruz bir türlü.

Kaç kadın evde meme kontrolü yapıyor acaba?

Mesela ben; düzenli olarak kontrol etmediğimi itiraf ediyorum. Aklımızın ucundan bile geçmiyor belki de meme kanseri riski. İhmal ediyoruz bilerek ya da bilmeyerek.

Yazarken şöyle bir düşündüm de ne zaman kontrol yaptığımı. Yaklaşık iki sene önce yaptım ben. Aslında tam olarak kontrol de değildi.

Çocuğumu emzirdiğim dönemlerde sağ göğsümde tesadüfen bir sertleşme olduğunu hissettim dokunduğumda. Elime beze gibi sert bir kitle geldi. Eyvahhhh! dedim ne oluyor? Dokunduğumda acı hissetmem ayrıca bir korkuya neden olmuştu. Başladım araştırmaya internetten. Detayları okudukça daha da panik oldum. Koltuk altına doğru elle kontrol etmeye başladım ve beze şeklinde bir kitle olduğundan emin oldum. Sonra internetten araştırmayı bıraktım, sağa sola sormaya başladım. Emziren kadınlarda görülebilir bir durum olabileceğini söyledi daha önce bu durumu yaşayanlar. Bir gün oldu, iki gün oldu, artık üçüncü günde edindiğim bilgiler doğrultusunda sıcak duş altında masaj yaptım göğsüme birkaç gün. Derken kayboldu o kitle. Meğer süt kanallarında biriken sütün oluşturduğu bir sertleşmeymiş o.

Peki ya öyle olmasaydı? Neden doktora gidip baktırmadım?

Bu sorunun cevabını bilmiyorum inanın. Belki korktuğum için belki de yeterince durumun farkında olmadığım için diye açıklıyorum şu an.


Meme kanseriyle en yakından kuzenimde tanıştım

Evet, kuzenime iki sene önce meme kanseri teşhisi konuldu. Tedavisi ise hala devam ediyor. İlk duyduğumuzda başımızdan aşağı kaynar sular dökülmüştü resmen. Adı üstünde kanser… Ve geç fark edilmiş bir kanser, dördüncü evrede olduğunu öğrendik daha ilk muayenesinde. Bir de henüz daha bu durumu kabul edememişken vücudunun bazı bölgelerinde *metastaz oluşmuştu. Bunu öğrenmek daha da yıktı bizi. Kendimi onun yerine koyup, düşünürken buldum hep. Ben olsaydım ne yapardım? Nasıl başa çıkardım? dedim. Zaman zaman umutsuzluğa düştüğümüz “Ya” ile başlayan cümleler kurduğumuz da oldu.

Hemen söyleyeyim dimdik ayakta, mücadelesine devam ediyor kuzenim. Neyse ki tedaviye olumlu yanıt verdi vücut.

Bir süre sonra lise arkadaşımın da meme kanseri olduğunu öğrendim ve maalesef o da öğrendiğinde 4. evreymiş. Onun da tedavisi olumlu yönde devam ediyor hala.

4. evrede ortaya çıkması tesadüf mü dersiniz? Daha erken fark edilebilir miydi kanser? Kendileri bunu fark edebilir miydi?


Ayda 5 dakikayı kendinize hediye edin!

“Meme kanseri; önlenebilir, kontrol edilebilir ve tedavi edilebilir özellikleri ile en başarılı şekilde sonuca ulaşılan kanserlerden biri olarak öne çıkıyor” diyor Prof. Dr. Mustafa Özdoğan.

Dilerdim ki kimse bu hastalığı yaşamasın ama maalesef böyle bir gerçek var. Ne yazık ki korkarak ya da saklanarak bu gerçekten kaçmak mümkün değil. Siz de şu cümleyi çevrenizdeki insanlardan duymuşsunuzdur: Korkuyorum doktora gitmeye, bir şey çıkar diye. Acı bir gerçek var ki korkunun ecele faydası yok.

Burada bize düşen kendi vücudumuzu tanımak, düzenli olarak vücut kontrolü yapmaktır.

Prof. Dr. Mustafa Özdoğan’a bu kontrolü nasıl yapabileceğimizi sordum ve aldığım cevap çok basitti:

Her kadının ayda bir kez kendine hediye edeceği “5 dakika” yaşam kurtarıcı olabiliyor ve kendinin doktoru olan ve kendi organını iyi tanıyan bir kadın herhangi bir değişikliği fark ederek çok önemli bir sorunu bertaraf edebiliyor. Yoğun temponuz arasında kendisine ayırdığınız bu 5 dakikalık sürede, ayna karşısında meme simetrisi, görüntüsü, meme başı akıntısı ve meme derisindeki herhangi bir değişikliği fark edip harekete geçebiliyorsunuz. Düzenli ve doğru bir izlem, basit ve vücut için hiçbir zararı olmayan bir teşhis yöntemi. Ailenizi, sevdiklerinizi ve arkadaşlarınızı da bu süreyi kendilerine ayırmaları için teşvik etmenizi öneriyoruz.

Ben de diyorum ki; madem kontrol bizim elimizde o zaman ayda 5 dakika kendimizi sevelim ayna karşısında.

Hemen, şimdi…

Elinizde ne işiniz varsa bırakın ve bir ayna karşısında kendinizi gözlemleyin.

Sağlıklı günler diliyorum.


*Kanserli hücrelerin bulundukları doku dışında doğrudan ya da kan-lenf damarlarıyla başka bölgelere sıçramaları.


Bu haberi de okudularMeme muayenesi nasıl yapılır? Meme kanseri kimlerde görülür?

Sıradaki haber yükleniyor...