Birkan Sokullu’ya bu rolü yazarken hiç mi utanmadınız!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Birkan Sokullu, Ezgi Mola, Merve Dizdar ve Farah Zeynep Abdullah’ı nefeslerimizi tutarak izlediğimiz Masumlar Apartmanı yine salı gününe damgasını vurdu. Twitter başta olmak üzere birçok sosyal medya platformunda gündemin ilk sırasında yerini alan dizi, yayınlandığı günden beri zirveyi kimseye bırakmıyor, bırakmaya da hiç niyeti yok gibi. Şaşırdık mı? Hayır! Çünkü; dizi de, oyuncular da oyunculukları da zirvede olmayı fazlasıyla hak ediyor. 

Sitemimiz senaristlere!

Her hafta tekrara düşüyorum farkındayım ama bu kadar güzel oyunculukların sergilendiği dizinin üzerine çokça yazmak, çokça konuşmak farz oldu sanki bana! Hem sadece ben değil, Türkiye konuşuyor onları. Kız gruplarında bütün sohbetlerimiz Masumlar Apartmanı’ndan başlayıp, Birkan Sokullu’ya çıkıyor; Gülben’le devam edip Safiye’yle bitiyor. Sonra yine Birkan Sokullu’ya geliyor mevzu. Sonra da çıkamıyoruz sohbetten, anlat anlat bitmiyor "Han" gülüşü. Han’a ayrı düşüyoruz, Birkan Sokullu’ya ayrı…

Bir yanımız âşık ve romantik Han’a bayılırken, diğer yanımız psikopat Han’dan biraz ürkse de; “Birkan Sokullu” olunca izlediğimiz, hep o bizi etkileyen güzel yanına odaklanıyoruz. "Aşkın gözü kör" derken varmış bir bildikleri demek!

Sitemimiz senaristlere! Sorarım size: Bu kadar romantik, her yaptığı buram buram aşk kokan adama neden bir psikopat rolünü yüklediniz? Zaten yeterince yükü var. Bu izleyici size ne yaptı da bebek suratlı bir adamdan gizli bir psikopat yarattınız 😊 Olsun, her haline düşüyoruz!

Hadi bu kötülüğü yaptınız, bari katil olmasın da, bu da bizim züğürt tesellimiz olsun 😊 “Psikopat ama kimseyi öldürmedi” diye mutlu olmaya çalışıp daha fazla hayal kırıklığı yaşamayalım.

Bu arada ben evliyim, benim sitemim tüm bekâr kızlar adına! Ama var bizim de be içten içe bir, Birkan Sokullu hayranlığımız.

Psikopatsa da aşk iyileştirsin Han'ı! Birkan Sokullu, aşık olunca daha güzel oluyor çünkü!

İnci’nin babasına ne oldu?

Efendim gelelim İnci'nin babasına...

İnci’nin babası, Han’ın şirketine giderek bir konuşma yapıyor. Nasıl desemmmmm! Bir nevi şantaj yapıyor aslında Han'a. O görüşmeden sonra adamdan bir daha ses çıkmıyor, adam kayıp! Yer yarılmıştır da yerin içinde kalmıştır inşallah.

Han’ın arabasının bagajında inşallah İnci’nin babasının cesedi yoktur. Yoktur yoktur!

Biz psikopat Han’ı henüz sindirmeye çalışırken, katil Han fena dağıtır bizi. Hassas kalbimiz iflah olmaz gayri. Gerçi ben Han’ın, İnci’nin yakınında olmaması için, yüklü miktarda para vererek kayınpederi uzaklaştırdığını düşünüyorum ama... Ahhhh yine de içimde çok büyük bir şüphe var.

Atın Safiye’yi denizlere!

Ezgi Mola’nın canlandırdığı Safiye karakteri çok şirin değil mi? Tamam tamam, her zaman değil tabii. Aslında tam bir dram yaşıyor Safiye ama öyle sözler sarf ediyor ki bir anda alıp çıkarıyor bizi o ağır dram sahnesinden. Saniyeler içinde birkaç duyguyu aynı anda yaşatıyor.

Gülben ve Safiye uyumu da pek bir tatlı! Onları izlerken bir gülüyorum ağız dolusu, sonra birden bire hüzünleniyorum; derken Han’ı izlerken “Yok artık” deyip, Han gibi bir adamın sadece dizilerde olduğu gerçeğiyle yüzleşiyorum Haksızlık!

Tüm bu duygu geçişlerinden sonra Safiye’ye kızmaya başlıyorum, özellikle Gülben’e yaptıklarını izleyince… “Esat sana bakmaz” dediği anda, Gülben’in o çocuksu ve masum surat ifadesini görünce bir anda “Sanki sen çok normalsin Safiye” diye haykırdım. Babaannem gibi dizilerdeki karakterlerle konuşmaya başladım anlayacağınız. Allah’ım sen aklıma mukayyet ol, inşallah delirmiyorumdur.

Ama benim konuşmam sorun değil dimi, onlar da bana cevap vermeye başlarsa profesyonel bir destek alırım söz! 

Twitter'dan inciler!

Sosyal medyada da gündemden düşmeyen dizi hakkında Twitter'da yazılanlara bakmazsak ayıp olur!

  • Ah keşke temizlik günlerinde bize gelseniz!
  • Prens gibi çocuğun psikopata dönüşmesini hayretle izliyoruz!
  • Az derdimiz vardı. Bir de başkalarının manyak hayatlarını izlemek zorunda kalıyoruz.
  • Ben Gülben'in neden altına işediğini şu an öğrendim ve şoktayım.
  • Masumlar apartmanın bugün ki bölümün her dakikası ayrı olaydı. Yine izlerken yoruldum, üzüldüm, stres oldum. Kısacası dert sahibi oldum.
  • Biri beni Han'ın gerçek olmadığına inandırsın.
  • Şu Gülben'i bi mutlu edin ya içim yanıyor.
  • Birkan Sokullu tatlılığı diye bir gerçek var
  • Öğretmenim böğön canlı DERT var mı? Var evladım, #MasumlarApartman ı izlenecek.


Masumlar Apartmanı’nda nelere güldük?

  • Safiye’nin İnci’den bahsederken “Sarı Kantaron” demesine,
  • Safiye'nin Gülben’e “Ben sabunlu suya çamaşır suyu dökerim, pırıl pırıl yaparım seni” demesine,
  • Han ve Safiye’nin göz göze su içmesine,
  • Han’ın evlenip evlenmediğini öğrenmek için Safiye'nin Gülben’le birlikte Han’ın kimliğini kontrol etmelerine,
  • Safiye'nin temizlik esnasında Gülben'e "Minnoş minnoş değil foşur foşur Gülben!" demesine gülüşümüzü bıraktık.

Dram, mizah, aşk, heyecan… Dizide hepsi var. Ruhuma da iyi geliyor gözüme de, gönlüme de... 

Hayranıyım dizideki her bir karakterin. Han ile ilgili gelişmeleri müthiş bir heyecanla takip ediyorum.

Salı günü kimseye randevu vermeyin! 😊

İyi seyirler

Yazarlarımızdan

23 Kasım 2020, Pazartesi 08:23
23 Kasım 2020, Pazartesi 08:17
Sıradaki haber yükleniyor...
holder