Kadın olmak yük oldu omuzlarımızda!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Bugün “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” bildiğiniz üzere. Kadın olmanın verdiği gurur ve kadın olmanın verdiği yük ile başladım yazmaya ne yazacağımı bilmeden, tasarlamadan. Nereye sürüklenirsem dedim bıraktım kendimi kelimelerin rüzgarına. “Es dedim kadın ruhum es” bakalım yönüm neresi? 

Dedim ya bazen kadın olmak ağır geldi bana. Taşıyamadım; öldürülen, tacize uğrayan ve tecavüz edilen kadınlarımızın yükünü omuzlarımda. “Şiddete hayır!” diye haykırdık yıllarca, “Kadın cinayetlerine dur de!” dedik. Tek yürek olduk, aynı şeyi istedik. Kadınların talepleri aynı: Şiddet, ekonomik şiddet, eşitsizlik, cinsiyetçilikle mücadele…  

“Ben ölmek istemiyorum” diye ağlayarak çocuğunun gözleri önünde ölmesin istedik analar, Emine Bulut gibi. 

Daha 7 yaşındayken balerin olma hayali kuran kadının hayalleri yarım kalmasın istedik; "Güzellerim, meleklerim" dediği küçük kız çocuklarına bale eğitimi verdiği kurumdan evine dönen Ceren Özdemir gibi.

Dili, dini coğrafyası yok!

Dünya genelinde 2019 yılında kadına yönelik şiddet tırmandıkça tırmandı. 

Fransa'da kadın cinayetlerinin çoğaldığı 2019 yılında 149 kadın eşi veya sevgilisi tarafından öldürüldü. 

Polonya'da yılda 65 binden fazla kadın şiddete uğrarken, Romanya; Avrupa'da en fazla kadın cinayetinin işlendiği ülke olarak kayıtlara geçti. 

Almanya'da 2018 yılında 114 bin 393 kadının fiziki şiddete maruz kalırken, ülke genelinde işlenen 386 cinayetin 122'sinin kadın cinayeti olduğu açıklandı.

2019 yılında İngiltere genelinde 111 kadın öldürüldü. 

Türkiye'de 2019 yılında yaşanan kadın cinayetleri damga vurdu gündeme. Avrupa ülkelerindeki kadın cinayetleri de uluslararası gündemin en önemli konuları arasında yer aldı.

Dili, dini coğrafyası yok kadına şiddetin.

Utanç belgesi!

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, 2020 Şubat ayına ilişkin raporu yayımladı. Raporda, 12 kadının ölümünün şüpheli olduğu belirtildi. 15 kadının neden öldürüldüğünün bahanesinin tespit edilemediği, iki kadının ekonomik, 5 kadının boşanmak istemesi, barışma isteğini reddetmesi, arkadaşlık isteğini reddetmesi gibi kendi kararlarını kendisi almak isterken öldürüldüklerine dikkat çekildi. 

Ve ne acıdır ki; KADINLAR EN ÇOK YAŞADIKLARI EVDE ÖLDÜRÜLDÜ.

Katiller uzakta değil!

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu yaptığı bir açıklamada, Türkiye'de 2016'da 304, 2017'de 353, 2018'de 280 kadının cinayete kurban gittiğini belirterek "Bu yıl ise maalesef geçen yılın biraz üzerindeyiz. En son güncel veriye göre 2019 yılı kadın cinayeti sayısı 299" diye konuşmuştu.

Türkiye'de 2016-2019 Ağustos ayları arasında öldürülen kadın sayısının bin 167 olduğunu açıklayan Bakan Soylu, "Bu bin 167 kadından sadece 76'sı haklarında bir koruma kararı verilmiş kadınlardır. Toplam içindeki oranı yüzde 6,5. Buradaki faillerin yüzde 86'sının daha önceden sabıkası söz konusu değildir. Faillerin yüzde 63,5'i eş veya partner, yüzde 32'si ise akrabadır" demişti.

“Dünya Emekçi Kadınlar Günü” nasıl ortaya çıktı?

“Dünya Kadınlar Günü” ya da “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” her yıl 8 Mart'ta kutlanan ve Birleşmiş Milletler tarafından tanımlanmış uluslararası bir gün…

8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 120 kadın işçi can verdi.İşçilerin cenaze törenine 10.000'i aşkın kişi katıldı.

26 – 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka'nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart'ın “Internationaler Frauentag” (International Women's Day – Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.

İlk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı fakat her zaman ilkbaharda anılıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1917 Bolşevik Devrimi'nin önderi ve Sovyetler Birliği'nin kurucusu Lenin'in önerisiyle 1921'de Moskova'da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı'nda (3. Enternasyonal Komünist Partiler Toplantısı) gerçekleşti. Adı da “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak belirlendi. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yılları arasında sosyalizmin yayılmasından çekinen bazı ülkelerde anılması yasaklanan Dünya Kadınlar Günü, 1960'lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri'nde gerçekleşen çeşitli gösterilerde anılmaya başlanmasıyla Batı Bloku ülkelerinde daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart'ın “Dünya Kadınlar Günü” olarak anılmasını kabul etti.


Türkiye'de “Dünya Emekçi Kadınlar Günü”

1975 yılında ve sonrasında daha yaygın kutlandı, kapalı mekanlardan sokaklara taştı “Dünya Emekçi Kadınlar Günü”.

“Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı” programından Türkiye'nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında “Türkiye 1975 Kadın Yılı” kongresi yapıldı. 12 Eylül Darbesi'nden sonra dört yıl süreyle herhangi bir kutlama yapılmasına izin verilmedi. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” kutlanmaya devam ediyor, buna kutlama denirse!

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder