Yediğimiz her besin ölümcül olabilir

AA

Ispanak zehirlenmeleri üzerine İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada "4 Kasım 2019 tarihi itibari ile sağlık tesislerimize; atropin ve scopalamin içeren yabancı otların tüketimi sebebiyle oluşan rahatsızlıklara istinaden toplamda 108 kişi başvurmuştur" ifadelerine yer verildi.

Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Murat Kapıkıran, ıspanak üretimi sırasında ’atropa belladonna’ diye adlandırılan yabani ot tohumunun, yerli tohumlarla karışmış olabileceğini söyledi.

İstanbul ve Tekirdağ’da zehirlenme şüphesiyle pek çok kişi hastanelere başvururken, İstanbul İl Tarım Müdürlüğü de zehirlenmelerin yabancı otlardan kaynaklandığını doğruladı. Ispanak ve yeşilliklerden alınan numuneler incelendi. Analizlerde atropin ve skopolamin içeren yabancı otlar bulunduğu anlaşıldı. Bu iki madde için de asıl adı, Atropa Belladonna olarak bilinen güzelavrat otuna çevrildi gözler.

Güzelavrat otu (Atropa belladonna veya Atropa bella-donna): Patlıcangiller familyasına ait çok yıllık otsu bir bitki güzel avrat otu. "Atropin" maddesi bu bitkinin halüsinojenik özellikleri olan oldukça zehirli yemişleri boyunca olan yapraklarından elde edilir.

Bu otun faydaları oldukça fazla aslında.

Ama burada bizi ilgilendiren kısmı şimdilik otun yan etkileri. 

Bu ot insanlarda zehirli etkiler göstermeye başladığında ilk olarak baş ağrısı ve uyku hali ile kendini belli ediyor. İlerleyen zamanlarda ise yavaş yavaş susuzluk hissi ile birlikte sayıklama gibi durumlar ortaya çıkıyor. Uzmanlar, eğer bunlara benzer belirtiler yaşarsanız acilen bir doktora görünmenizi.

Nar zehirlenmesi ile ilgili açıklama yapılmadı

Ispanak zehirlenmesi ile ilgili açıklama geldi fakat nar ile ilgili henüz bir açıklama yapılmadı. 

Yaşanan bu zehirlenme haberleri üzerine ben bir anne olarak çok panikledim ve bütün annelerin benimle aynı endişeyi yaşadığını düşünüyorum. Konu insanlar için oldukça hassas evet, fakat söz konusu çocuklar olduğunda anneler için çok daha hassas bir durum haline geliyor.

Doğal olarak çıkan bu haberlerden sonra ne kendim için ne de çocuğum için bu meyveyi uzun bir süre market listeme eklemeyi düşünmüyorum. En azından olay netlik kazanana kadar… 

“Sakınılan göze çöp batar” desek de temkinli olmakta fayda var.

Oğlumun en sevdiği meyve!

Benim oğlum 3 yaşında ve maalesef yemek yemeyi sevmeyen bir çocuk. Hal böyle olunca da sevdiği besinleri sık sık tüketmesini sağlıyorum. Beslenme listesinde de meyveler en başta geliyor. Ve nar da en çok sevdiği meyveler arasında.

Hatta dün marketin önünden geçerken nar istedi fakat son haberden sonra almaya cesaret edemedim.

Dediğim gibi yemek yemeyi sevmediği için o boşluğu meyvelerle doldurmaya çalışıyorum. Hiçbir şey yememesindense sadece meyve yemesi bile bir nebze mutlu ediyor beni. Hele narın faydalarını göz önünde bulundurursak, biz annelerin de en çok tercih ettiği meyvelerin başında geliyor.

Peki nasıl oldu da, küçücük kırmızı taneleriyle ve muhteşem tadıyla iştahları kabartan meyve olan nar, küçük bir çocuğun ölümüne neden oldu?

"Uzun süre beklemiş nar"

Hatırlatayım hemen haberi: Kayseri'de 6 kişilik bir aile yedikleri nar yüzünden zehirlenerek hastanelik olmuştu. 4 yaşındaki küçük Saliha ne yazık ki kurtarılamadı. 

Haberdeki tek cümlelik detay dikkatimi çekti. "Uzun süre beklemiş nar" ifadesi bulunuyordu. Ailenin uzun süre beklemiş narı yediği iddia ediliyordu haberde.

Siz de yapmışsınızdır eminim. 

Nar genelde boyut olarak büyük bir meyve, dolayısıyla bir seferde bütün bir narı ayıklamıyorum. Yarısını kesip tanelerini döktürüyorum diğer yarısını da daha sonra yedirmek için dolapta bekletiyorum.

Ya da ayıkladığım narın tamamını bitiremediğinde oğlum, kalan miktarı dolapta beklettiğim de oldu.

Kafamda deli sorular belirdi birden bire. Ve cevabını merak ettiğim bir sürü soru, döndü dolaştı kafamın içinde.

Nar, uzun süre beklediği için mi zehirledi? 

Nar kabuklu olarak mı bekletilmiş yoksa taneli olarak mı bekletilmişti?

Nar, hangi durumda sağlıksız bir meyve haline dönüşebilir? Üstelik bir insanın zehirlenmesine neden olacak kadar.

Beslenme uzmanı ve Dyt. Esma Nur Kara’ya ilettim hemen sorumu.

Esma hanım, yediği nar yüzünden zehirlenerek 4 yaşındaki çocuğun hayatını kaybettiği haberini siz de okumuşsunuzdur.

Nar, nasıl oluyor da zehirlenmeye neden oluyor?

Son günlerde besin zehirlenme haberleri gündeme geldi evet. 

Yediği nar yüzünden zehirlenerek küçük bir çocuğun hayatını kaybetmesi de üzücü olan bu haberlerden biri. 

Nar aslında antioksidan değeri yüksek şifa deposu bir besinken yetiştirme, toplanma, taşıma, depolanma ve tüketim aşamalarındaki bazı ihmaller ölüme sebebiyet verebiliyor. 

Yetiştirme aşamasında oluşan hastalıklar, yanlış ilaçlama ya da kullanılan zirai ilaç çeşitleri, sulama suyunun kanalizasyon suyu ile karışması, taşıma sırasında oluşabilecek bulaşlar, depolamanın kötü şartlarda yapılması ve besinler tüketilirken ki hijyen eksikliği bu meyveyi hatta her meyveyi ölümcül yapabilen ayrıntılardır. 

Nasıl önlem alabiliriz?

İnsanlar narı yıkayarak önlem almak istese de kabuğundan da içine ilaç kalıntısı geçmesi olasıdır. Ayrıca çatlakları olan bir narı yıkamak, kabuğundaki ilaç kalıntısı ya da mikroorganizmaları içine taşıyacağından yarar sağlamaktan çok zararlı olacaktır. 

Nar alırken en çok neye dikkat etmeliyiz?

Nar alırken özellikle kabuğunun çatlamamış olmasına dikkat etmeliyiz. İçerisinde ya da kabuğunda herhangi bir küf, çürük içermeyen , kabuğundan yara almamış ve elinizle dokunduğunuzda yapışkan ve mumsu bir tabaka olmamalıdır.

Besinleri tüketirken dikkat!

Kafamdaki soru işaretlerinin tamamen gitmesi gerekiyordu, ancak bu şekilde daha rahat olabilirdim. Bu nedenle Kardiyoloji ve sağlıklı yaşam uzmanı, Uzman Doktor Demet Erciyes’e de sordum.

Gıdaların insanları nasıl ve neden zehirlediğini şöyle özetledi Erciyes:

Gıda zehirlenmelerine en sık bozulmuş, mikroplanmış yiyecekler sebep oluyor. Çeşitli bakteriler, virüsler, parazitler ve bunların salgıladığı zehirli maddeler vücutta değişen şiddette hastalıkların ortaya çıkmasına neden oluyor.

Gıda zehirlenmelerinden korunmak için yiyeceklerimizi mümkünse güvendiğmiz yerlerden almalıyız. Merdiven altı ya da açıkta satılan besinlerden kaçınmamız şart. 

Yiyeceklerin sofralarımıza gelene kadar geçirdiği aşamalarda ise hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerekir. 

Yiyeceklerimizi doğru şekilde saklamak çok önemli... Pişirdiğimiz yemekleri açıkta, oda ısısında 2 saatten fazla bekletmemeliyiz. 

Etleri iyi pişirmeli; sebzeleri, salataları ve meyveleri güzelce yıkamalıyız. 

Dondurulmuş gıdaları oda ısısında çözdürmemeliyiz. 

Aldığım bu bilgiler doğrultusunda mutfakta hijyenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladım. Eğer gerekli şartlarda besinleri muhafaza etmezsek bütün besinler ölümcül olabiliyor.

Sıradaki haber yükleniyor...