Joker: Mizah görecelidir

18 Ekim 2019, Cuma 16:22
AA

Todd Phillips’in yönetmenliğindeki Joker için, alışılmış bir Batman serisi olmadığını söylemekle başlamak yerinde olur.

Aksiyon yahut süper kahraman öğeleri içermeyen Joker karanlık ve keskin uçlu, üstelik ilham verici bir özgürleşme filmi.

Arthur Fleck, yani Joker, patolojik gülme sorunuyla mücadele etmeye çalışırken hayatının trajik olduğunu düşünen toplum dışı biri.

Kendini yalnız ve görünmez hisseden Arthur, bir yandan komedyen olma hayalleri kurarken, izleyiciye gerçeklik ve sanrılar arasında ayırt etmesi güç bir dünyanın kapılarını da aralamış oluyor.


İlk cinayetini istemeden işliyor


Annesi ile yaşayan ve hayatını palyaçoluk yaparak kazanan Arthur, hangi yılda olduğunu tam bilemesek de, Gotham’da bir distopyanın içindedir.

İlk cinayetini istemeden işleyen bu garip görünüşlü adam, birden görünmez olmaktan kurtulur ve bir anti-kahramana yani Joker’e dönüşür.

Çünkü sokaktaki halk, metroda öldürülen üç burjuvanın ardından yas tutmak yerine, antagonistin peşinden gitmeye ve düzene karşı ayaklanmaya karar verir.


Duygu değişiklikleri başarıyla aktarılmış

Film, izleyiciye ilk kez Joker’in hangi koşullar altında ve neden kötülüğü tercih ettiğini göstermesiyle benzerlerinden ayrılıyor.

Arthur’un sırasıyla arkadaşlarının, annesinin ve hayranı olduğu şovmeninin ihanetine uğradığı olaylar örgüsündeki duygu değişiklikleri başarıyla aktarılmış.

Bu yönüyle film, karakter kırılganlığını ön plana çıkararak, izleyiciyi saf kötülük anlayışından uzak tutarak yanına çekiyor.


İntihar edip etmemek arasında

Performansına herkesin tam not verdiği Joaquin Phoenix’e joker maskesi kesinlikle çok yakışmış.

Öne çıkan film müziklerinden Frank Sinatra’nın That’s Life parçası da Arthur’un ruh halini yansıtmakta iyi kullanılmış, zira Arthur film boyunca intihar edip etmemek arasında gidip gelse de, kendi gerçekliğini yaratmaktan vazgeçemiyor ve anlıyor ki Arthur’un evrenindeki hayat böyle.


Film ilerledikçe Joker’e dönüşen Arthur aynı zamanda özgürleşmeye de başlar ve fark eder ki; onun hayatı sandığı gibi bir trajedi değildir.

Onun hayatı bir komedidir.

Kendi komedisi, ne de olsa herkes her şakayı anlamaz.

Artık sistemin onun yerine neyin komik olup olmadığına karar vermesine aldırmayacaktır.

Hatta Arthur’un gülmekle ilgili bir sorunu da yoktur, çünkü mizah görecelidir.

Üzerinden sistem geçen kitlelerin delirmekte özgür olduğu gibi, Joker de o meşhur kahkahalarını atmakta özgürdür artık.


Haberin fotoğrafları için tıklayınJoker filminde skandal detay

Sıradaki haber yükleniyor...