Yerli kara komediler: Cinayet Süsü ve Karakomik Filmler

06 Kasım 2019, Çarşamba 10:45
AA

18 Ekim’de Karakomik Filmler, 25 Ekim’de ise Cinayet Süsü Türk seyircisiyle buluştu. Hem Cem Yılmaz hem de Ali Atay izleyicisinin merakla beklediği bu filmler beklentileri karşılayabilmiş mi gelin birlikte irdeleyelim.

Cinayet Süsü oyuncu kadrosuyla ön plana çıkıyor.

Uğur Yücel ve Binnur Kaya gibi ustaların yanı sıra, yönetmenin bir önceki filmi olan Ölümlü Dünya’da izlediğimiz Feyyaz Yiğit ve Mehmet Özgür yeniden izleyici karşısında.

Ali Atay absürt öğelerle harmanladığı seri katil hikayesini bol güldürüyle anlatıyor.

Cinayet bürosunun içine düştüğü komik durumlar ile ekiptekilerin abartılı karakterleri üzerinden suç ve mizah bir arada veriliyor.

Esrarengiz cinayetlerin işleniş biçimi ve katilin kurbanları üzerinde yaptığı ‘süslü’ dokunuşlar, hem olay hem de görüntü kurgusu anlamında Türk sineması için sıra dışı sayılabilir.


Gerçeküstü ve komik bir üslubun kullanıldığı filmin sonunda toplumsal bir soruna dikkat çekilmek istendiğini görüyoruz.

Sona saklanan bu sürpriz, özellikle de daha önce değinilmemiş bir konu olması açısından buluş niteliğinde.

Rahatsız edici öğeleri seyirciye mizah ekseninde sunmak ve yerli yerinde kara komedi yapmak zor bir iş.

Cinayet Süsü bunu ne ölçüde başarıyor derseniz; komedi ile yerginin pek bütünleşmediğini görüyoruz.

Yer yer şok edici sahneler kullanılsa da, filmin sonunda verilen mesaja kadar izleyiciye sunulan aslında salt bir güldürü.

Yine de Türk sinemasında tür çeşitliliği açısından böyle denemelerin yapılması önemli.

Güldürü anlamındaysa Ali Atay’ın dinamiklerini koruduğu ve mizah anlayışını kendine yakın bulan seyircisinin beklentisini karşıladığı söylenebilir.


Tür ve senaryo açısından farklı yapımlar

Karakomik Filmler serisinin vizyona giren ilk ikilisi ‘2 Arada’ ve ‘Kaçamak’ tür bakımından benzerlik göstermemekle beraber, kara komedi başlığı altında izleyiciye tek bilet fiyatına birer saatlik iki farklı öykü sunuyor.

Birçok filminde birlikte çalıştığı Ozan Güven ve Zafer Algöz’ün bu yapımlarda da yer alıyor olması Cem Yılmaz için “sürekli aynı oyuncularla çalışıyor” eleştirisine yol açsa da, Türk seyircisinin aslında böyle aşinalıkları sevme eğiliminde olduğu göz ardı edilmemeli.

İlk film 2 Arada’da Ayzek takma isimli Metin karakterinin karanlık tarafa geçiş hikayesi anlatılıyor.

Sirkeci-Haydarpaşa hattındaki arabalı vapurda çaycılık yapan Ayzek’in içine düştüğü durumlar karşısındaki dönüşümü seyircinin mantık ve vicdan sınırlarını zorlayan nitelikte.

Komedi unsurlarıyla başlayan filmde gerilim yavaş yavaş artarak yerini sert ve rahatsız edici sahnelere bırakıyor.

Kapana kısılmış bir adamın yapabilecekleri kafkaesk denilebilecek bir anlatı eşliğinde karanlık bir atmosfere evriliyor.

Cem Yılmaz, seyirciyi içine soktuğu çözümsüzlükten biraz ani de olsa çıkarmasını biliyor.

Gerçekliğe dönüş noktasında gelen bu rahatlama gülümseten cinsten.


karakomik-filmler-cem-yilmaz-tek-bilet-iki-film.jpg

İkinci film Kaçamak’ta ise kara değil, komik taraf ağır basıyor.

İlk filmde yaratılmaya çalışılan karakter derinliği burada yok.

Dört kafadarın hafta sonu kaçamağı olarak çıktıkları tatilde başlarından geçen eğlenceli olaylar Cem Yılmaz tarzı gösterişli bir komedi seyri sunuyor.

İlerleyen sahnelerle birlikte filme dahil olan fantastik öğeler yönetmenin bu eğilimini bilen seyircisini şaşırtmıyor.

Üstelik heyecan ve aksiyon anlamında tempo da bir miktar yükselmiş oluyor.

Filmde mesaj içerikli birkaç diyaloga rastlamak mümkünse de ufuk açıcı olmaktan uzak tarzıyla kara mizaha ulaşılamıyor.

Aksine renkli ve absürt sahnelerle komediyi odağına alarak daha geniş bir kitleye hitap ediyor.

Kaçamak ve 2 Arada, birbiri arasındaki ufak tefek geçişler dışında, hem tür hem de senaryo açısından oldukça farklı yapımlar.

Bu açıdan Karakomik Filmler izleyiciyi bir dünyadan ötekine götürürken, bir dönemin iki filmli sinema kültürüyle de nostaljik bir bağ kuruyor.


Haberin fotoğrafları için tıklayınKarakomik Filmler: İlginç ve bol malzemeli

Sıradaki haber yükleniyor...