Türkiye'nin Gündemle İmtihanı

23 Mart 2014, Pazar 05:00
AA



Köşenin klişesinde var ama ben bir de buradan size yazıyım: Twitter adresim _ElifYılmaz_... Bu ülkede kökü kazınacak bir şey var ama o asla demokrasi olmayacak. İyi pazarlar...

Size sürekli ‘Büyüksün’ diyenden uzak durun

* Memleketi yöneten-ler, sürekli ‘büyük’ kelimesini ülke adının önüne koyarak konuşuyorsa
* Memleketi yöneten-ler; başları her sıkıştığında halkın karşısına, yeni bir düşman lobi çıkarıyorsa
* Memleketi yöneten-ler kendileri ile ilgili ağır iddialara, delillerle yanıt vermek yerine ‘montaj, dublaj’ demeye başlıyorsa 
* Memleketi yöneten-ler işler kendileri açısından sarpa sarınca sürekli ‘milli birlik ve beraberlik’ çağrısı yapıyorsa
* Memleketi yöneten-ler halka seslenirken vaatlerden çok kendinden olmayanlara hakaret ediyor, aşağılıyor, hedef gösteriyorsa
* Memleketi yöneten-ler konuşmalarında sürekli mafya babası edasıyla “hesap soracağız” diye birilerini tehdit ediyorsa 
* Memleketi yöneten-ler demokrasi ve istikrar kelimesini ağızlarından hiç düşürmüyorsa
* Memleketi yöneten-ler kendilerini eleştiren herkesi ‘terörist, hain” ilan ediyorsa
* Memleketi yöneten-ler’in konuşmalarının vazgeçilmez öznelerinden biri ‘tüyü bitmemiş yetim ve onun hakkıysa” …

1- Aklı olan ‘Ne oluyo yahu’ diye kıllanır

2- O ülke ‘büyük’ değil az gelişmiştir.

3- O ülkede yönetim şekli kağıtta ne yazarsa yazsın asla ve kata demokrasi değildir

‘İleri demokrasi’de bu hafta neler mi oldu?

1- Kendisi ve bakanlarıyla ilgili çıkan yolsuzluk iddiaları ve ses kasetlerine çok kızan Başbakan Erdoğan “Twitter’ın kökünü kazıyacağız. Uluslararası camianın tepkisi bizi ilgilendirmez. Büyük Türkiye’nin gücünü herkes görecek” dedi. (Not: Twitter’la- Büyük Türkiye bağlantısı kurmaya çalışanları uyarıyorum: Uğraşmayın, beyninize yazık.)
2- Dünyanın Facebook’tan sonraki en yaygın sosyal iletişim ağı Twitter, perşembe gecesi Türkiye’de kapatıldı. Başbakanlık, sadece ve sadece totaliter ülkelerde olabilecek bu skandal kararı şöyle savundu: Vatandaşımızın mağduriyetini gidermek için yaptık. Başka çaremiz kalmamıştı. (Not: Bu açıklama sonrası Twitter’ın kendisini nasıl mağdur ettiğini anlamak için kendisini sorgulayan vatandaş çocukluğuna kadar indi)



3- Başbakan Danışmanı Yalçın Akdoğan, Twitter’ın kapatılma kararını şöyle izah etti: Bu bir yasak değil. Kapatılmadı, engellendi. (Not: Bu açıklamayı duyunca, tamamen sesli bir şekilde “Yuh utanmasa ‘Bu bir özgürlüktür’ diyecekmiş” dedim. )
4- Twitter yasağı başladığı andan itibaren (ben bu yazıyı Cuma yazdım) atılan twit sayısı yüzde 40 artmıştı. (Not: YASAK NE AYOL)
5- Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, yasağa rağmen twit atmayı sürdürdü (Not: Yasak devletin zirvesi tarafından bile çiğnendi. Sözün bittiği yere geldik galiba…)
6- Bu arada; ben bu yazıyı yazarken, her daim hukuka saygı bildiren AK Parti hükümetinin Twitter yasağını üstlenen mahkeme olmamıştı… Oysa Danışman Yalçın Akdoğan bu yasağı savunurken Twitter yöneticilerini hukuksuzlukla suçluyordu.

Bana bir masal anlat babacım

AK Parti 11 yıldır iktidarda. Pensilvanya’daki Hoca Efendi de o gün bugündür devletin görünmeyen ortağı. İktidarın gösterdiği sevgi ve hürmet sayesinde 11 yıl boyunca devletin içinde şahane ağırlandı, iyice yayıldı. Malum artık araları bozuldu, devlet toz duman oldu. Başbakan, Hoca’yı ‘örgüt lideri’ ilan etti. Hoca Efendi Başbakan’a beddua edip videoya çekti. 11 yıllık makyaj öyle bir aktı ki… Ortaya çıkan şeyin korkunçluğu dudaklarımızı uçuklattı. İktidar, şimdi Hoca’yla, geçtim ortaklığı, aynı yerde durana bile ‘vatan haini’ damgasını yapıştırıyor. Kendi deyimleriyle ‘Dünya lideri’, ‘Ortadoğu’daki halkların ağabeyi’, ‘Büyük Türkiye’nin ‘Büyük Usta’sı ise 11 yıllık bu ortaklığı halka şöyle anlatıyor: “Biz Pensilvanya’daki bu zatın yalanlarına maalesef inandık.” Peki adama şunları sormazlar mı?:

1- “Madem bu kadar safsınız, boyunuzdan büyük işlere niye girdiniz?”..

2- “Şimdi aynı safta görünenler ‘hain’ ise, 11 yıldır bu ortaklığı yürütenler ne oluyor?”

3- Sizce halk çok mu saftirik?

4- Bunu yapan Ce Ha Pe olsa siz bu masala inanacak kadar saf olur muydunuz?..


Aklımdaki sorular

Ben bunu hak edecek naptım?

1- Yıl olmuş 2014. Bize hala her gün, ‘Eczaneden ilaç alabiliyorsun’ diye propaganda yapılmasını hak edecek ne yaptım?
2- Yıl olmuş 2014. Çağın en parlak mesleği hackerlık olmuşken, 5 yaşındaki velet “Dur yanlış yapıyorsun” diye anasının babasının bilgisayarına müdahale ederken, emniyet teşkilatı Facebook, Twitter’da katil avına çıkarken Twitter’ı yasaklamayı akıl eden zekalar tarafından yönetilmeyi hak edecek ne yaptım?
3- İşini yapıp rüşvet almayan memur Teoman’ı memleketçe ‘milli kahraman’ ilan edecek ruh halini hak edecek ne yaptım?
4- Market, mağaza indirimlerini kollayarak yaşarken, ayakkabı kutularından çıkan milyon dolarları görmezden gelip “Herkes yiyo” diyecek kadar akıl körlüğünü hak edecek ne yaptım?
5- Kredi kartı borcu kabusum olmuşken, “Ülkede ekonomi çok iyi” diyerek hava atılmasını hak edecek ne yaptım?
6- İş-ev, ev-iş arası yaşarken, her şeyi bir kenara bırakıp “oh duble duble yollarımız” var diye keyiflenmeyi hak edecek ne yaptım?
7- Memlekette herkes birbirine düşmüşken, metroda vapurda birbirlerini boğazlama noktasına gelmişken, 14 yaşında çocuklar öldürülüp, anaları yuhalatılırken “Ama ülkede istikrar var” diyebilme şuursuzlugunu hak edecek ne yaptım?
8- Bugüne kadar alternatif yaratamamış, böylesi az gelişmişliğe mahkum olmuşken, bugünümüzde dünü arayacak hale gelmişken, “Norveç, Danimarka, Finlandiya’da” yaşıyor edasıyla politika yapanlara, “Kardeş burası Türkiye” hatırlatması yapmak zorunda kalmayı hak edecek ne yaptım?

 

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.