Kadının iki rolü: Havva mı Lilith mi?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Geçenlerde izlediğim bir sanal söyleşi sırasında konuşan bayan “Ben aslında kendimi Lilith olarak hissediyorum ve öyle yaşıyorum” dedi. Bir kişinin kendini bir mitolojik figür üzerinden tanımlaması ne kadar ilginç ise, böyle bir figürü seçmesi de o kadar ilginç bence… 

İslam dini içinde yer almayan Lilith’i Yahudi kültüründe geçtiği şekilde anımsayacak olursak, bu efsaneye göre, Lilith, Adem’in ilk eşidir, Adem ile birlikte topraktan yaratılmıştır. Ancak Lilith Adem ile eşit olduğunu ileri sürer ve eşit haklar ister.

Bu Adem ile aralarında huzursuzluk kaynağı olur ve Lilith her şeyi bırakıp gider. Ancak Lilith insan soyuna düşman olur ve bu düşmanlık doğan çocukları öldürmeye kadar gider. 

Yalnız kalan Adem başka bir eş ister ve sonunda ona itaat edecek, kendi kaburga kemiğinden yaratılmış Havva gelir. Havva Lilith’ten çok farklıdır. Kandırılması kolaydır. Nitekim Cennet’ten kovulurlar. Ancak Havva Adem’e uygun bir eştir. Havva Adem’in istediğini yapar ve ona bir soy verir. 

Bazı psikologlara göre, günümüzde kadın tipleri Havva ile Lilith arasında salınıyor. Kadın ya Havva olarak erkeğin yanında oluyor ya da Lilith gibi elinde kılıç alarak erkekler dünyasında erkek ile savaşıyor. 

Kadının Havva ve Lilith gibi iki tipolojisine karşı sadece Adem var olur. Oysa dört element analojisinden yola çıkarsak, efsanelerde kaybolmuş bir erkek tipolojisine daha ulaşmamız gerek. Bu da kadının hizmetinde olan erkek tipi. Bir erkek, erkekliğinin getirdiği toplumsal rolü, cinsellikten bağımsız olarak ancak kadının hizmetinde tanımlanabilir. 

Eski toplumlara baktığımızda erkek, doğurmak ve doğurduğu çocuğu büyütmek zorunda olan kadının hizmetindedir. Onu kollar, korur ve yiyeceğini getirir. Erkeğin bu ilkel rolü, bizim bilinçaltımızda yaşıyor. Erkek bu rolden uzaklaştkça kendine farklı yaşam alanları buluyor. 

Günümüz “modern” hayatı çiftler için çok farklı ve “renkli” ilgi alanları bulduğu için artık çiftler doğal bir birliktelikten öte bir “anlaşmalı ortaklık” yaşıyor, daha bireysel olmayı seçiyorlar. 

Bu trajik ilişki modeli aslında kadın için çok tanımsız. Kadın Havva rolünü oynarsa, doğasına aykırı yaşama göz yummak zorunda kalır, Lilith olsa ilişkinin geleceği yoktur. Kadının bu tanımsız davranışlar sonucu mutsuzluğu başlar ve sonunda ilişkini yıpranan tarafı olur. 

Kadının bir başka çıkış yolu da Lilith’in gölge yönüdür. Erkeklerin dünyasında elinde kılıç, erkekten hiçbir şey talep etmeden, varolma savaşıdır. Bu tipoloji ise, karşısındaki erkeğin daha da pasifleşmesine ve kaçmasına yol açar. 

Çoğu psikolog, bilinçdışında yaşayan formların her zaman yaşamın uyumsuzlukları ile çelişki yarattığını ve sonuçta kaçışlarla ya da ruhsal bozukluklara yok açtığını savunur. 

Bir mitolojik formdan yola çıkarak, aslında günümüz “modern” yaşamının insanı nasıl doğasında uzaklaştırdığını görmek zor değil. 

Belki de insanın doğanına daha çok sahip çıkması ve “modern” dünyanın renkli oyunlarına çok dalmaması, sağlıklı bir ilişki ve sağlıklı nesiller için en doğrusu olur. 

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder