Mart ayı dert ayı

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Daha Şubat ayını yeni yazıvermişken Mart ayına giriverdik bile. Bize artık baharın gelişini müjdeleyecek olan Mart ayı, aynı zamanda coğrafyamızın yok olan kışların anılarını da getirir.

Mart ayı eskiler tarafından “Mart ayı dert ayı” gibi bir sitem ile anılsa da baharın coşkusu ile en sevilen aylardan biridr.

Mart ayı Kuzey Yarımküre’de her kültürde farklı bir şekilde algılanmıştır. 

Mart ayına adını veren Romalılar, baharın gelişi ile savaşa hazırlandıklarından yılın bu ilk ayına Savaş Tanrısı Mars’tan ötürü “Martius” demişler. Öyle ya havalar ısınına kar yolları kapatmaktan vaz geçince Tiber nehrinin öteki tarafında bulunan talim alanı Campus Martius’ta savaşa hazırlanan askerler için Mars adına savaş vakti geldi demektir. Hemen 21 Mart’taki ekinoks sonrası kutlanan Tubilustrium kutsal trompetlerle ve arınma ritüelleri ile gerçekleştirilmekle birlikte savaşa hazırlık seremonisi olarak da önemli idi. 

Baharın gelmesi o kadar önemli idi ki Mart her zaman senenin ilk ayı olmuştu. Ancak Mart bu ayrıcalıklı konumunu MÖ 450 civarında Ocak ayına kaptırdı ve bu konum Avrupa’da da 16.yy da tam kesinleştirdi.

Oğuzlar da Romalılar gibi bahar ile savaş mevsimini bir arada düşünürlerdi. Eski Türk toplumlarında ilginç bir adet vardı. Bahar zamanı, büyük bir ateş yakılır ve bu ateşin içine bir parça demir atılırdı. Bu demir parçası tam tavına gelince yine demir bir örs üzerinde dövülürdü. Cemre inancına da benzeyen bu âdete göre bu demir havayı ve suyu ısıtır, kışın soğuklarını kovardı. 

Oğuz geleneğinde savaş zamanını ve özellikle de savaş dönüşlerini bu zamana getiriler, dönüşlerini bu törenle birleştirirlerdi. 

Mart ayının Türk kültüründeki asıl önemi ekinoks bayramı yani Nevruz’un bu ayda olmasıydı. Nevruz artık başka bir yazımızın konusu olsun deyip Mart ayının üzerine biraz daha bakalım. 

Eski Türk kavimlerinin çoğunda Mart ayına gelen başka bahar bayramları da olduğu bilinmektedir. 

Bugün hâlâ yaşayan geleneklerde de bu inanç izleri görülür. Tunceli - Bingöl - Erzincan çevresinde ve Muş’un dağ köylerinde görülen ve “Kara Çarşamba” denen adet de buna bir örnektir. Mart ayının ilk çarşamba günü erkeklerin alınlarına “kara is” sürüp sonra da ırmak ve derelere girerek temizlemeleri ile yapılan bu ritüel aslında eski bahar arınması ritüellerinden çok da farklı değildir. Bu ritüelin sonunda edilen dualar da bolluk ve bereket ile ilgilidir. 

Bir başka adet ise Giresun’da görülür. Giresun’da 14 Mart günü “mart bozulması” ya da “Mart kırılması” diye adlandırılan bu âdeti yerine getirmek için, önce çeşitli tahıllarla yemekler pişer sonra da eve “Mart kıracak” ve eve biri çağrılır, törenle içeri alınır. Bu âdete göre, gelen kimsenin sevilen ve uğurlu bir kimse olması halinde yılın uğurlu ve bereketli geçip geçmeyeceğini belirler. 

Mart ayında görülen ve halk takvimine işlenmiş bir önemli Doğa olayı da Berdü’l-Acz da denen Kocakarı Soğuklarıdır. Halk arasında birçok açıklama olsa da Kocakarı soğukları artık yaşlanmış ve kocamış bir kış ayının son soğuklarını anlatır. 

Halkın kültürüne bu kadar yerleşmiş bir ayı anarken annem de “Mart içeri pire dışarı” diyerek dışarıya şişe atmaya hazırlanıyordur kesin… 

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder