Yeni yıl düşüncesi

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

En uzun geceyi geçirdikten sonra, gelmeyen bir kış mevsimine inat, yılbaşı takvimlerde gözükmeye başladı…

Yeni bir yıl kimileri için yeni bir ümit olarak görürken, kimileri için de herhangi bir günden çok farklı değil. Belki bu yıl biraz daha farklı, sanki başımıza gelen bütün olayların nedeni bu yılmış gibi, 2020 yılının bitişi neredeyse davul zurna ile kutlanacak… 

Yeni bir yılı karşılamaya hazırlanırken, neden 1 Ocak gününün yılbaşı olduğunu düşündünüz mü? Ya da Noel ve yılbaşı ilişkisini… 

Roma takviminde yılbaşı ilkbahara denk gelir

Yılbaşının, takvimimizin bu gününe denk gelmesi de aslında çok uzun bir geleneğin sonucu. 

Önce 'takvim' ne demek; ona bakalım. 

'Takvim' sözcüğü, Türkçeye Arapçadan geçmiş olup 'düzeltme' anlamını taşır. 

Takvimler, insanların yaşamlarını düzenleme çabasının, özellikle de eski zamanlarda tarım zamanlarını düzenleme çabasının doğal sonucu olarak bu zorunluluktan doğdu. 

Bizim bugün kullandığımız takvim ise Roma takviminin gelişmiş bir şekli. Takvimin kökenleri de çok eskilere uzanır. Bu takvim aslında Roma kültürüyle şekillendi (hatta mart, ağustos gibi ay adları da Roma takviminden gelir) kiliseyle son şeklini aldı. 

Roma takviminde eskiden ilkbahara gelen yılbaşı, daha sonra 1 Ocak tarihine çekildi. Aslında bu tarihe gelmesi de tesadüf değil. Aralık ayındaki kış gündönümü ile günlerin yeniden uzamaya başlaması, aslında doğal olarak yeni yılın başlangıcı olarak kabul edilir ve takvimde yeni başlayan bu ay 'yılbaşı' olarak kabul edilir. Zaten batı dillerindeki 'january' ya da 'janvier' sözcüğü de adını Roma’daki eşik tanrısı Janus’dan alır. 

Eski pagan tarım takviminde Güneş’in döngüsü önemliydi

Batı kültüründeki Noel, çoğu zaman yılbaşı ile karıştırılır, yılbaşı ile Noel’i aynı gün olarak yazan birçok yayın var. Oysa bu iki gün birbirinden farklı. 

Yılbaşı, ocak ayının ilk günü olarak kutlanırken, Noel 21 Aralık’taki kış gündönümünden sonra günlerin uzamaya başlandığını gözlemlendiği 24 Aralık gecesi başlar ve 25 Aralık'ı da kapsar. 

Eski pagan tarım takviminde Güneş’in döngüsü çok önemliydi. Günlerin uzaması ve kısalması, gündönümleri ve ekinokslar tarım takvimini belirlemede büyük rol oynuyordu. Ay’ın döngüleri Ana Tanrıça’nın döngüsünü anlatırdı. Buna göre ilk dördüne ait hilal, genç bir kız olarak Tanrıça’yı; dolunay, olgun bir kadın olarak Tanrıça’yı ve son dördüne ait hilal de bir 'kocakarı' olarak Tanrıça’yı temsil eder. Tabii burada 'kocakarı' sözcüğü eski anlamı ile 'ulu kadın', 'bilge kadın' anlamında. 

Güneş’in döngüleri ise Tanrıça’nın kocası Tanrı’yı temsil ederdi. Buna göre yaz aylarında günlerin kısalmasıyla ölen Tanrı, 21 Aralık’tan sonra günlerin uzamasının gözlemlendiği 24-25 Aralık’ta yeniden doğar ve tarım dönemi yaklaşırdı.

Hristiyanlığın ilk günlerinde de halkın arasında çok önemli bir yer tutan bu bayram, Hz. İsa’nın doğum günü olarak kabul edilir.

Kış dönümü bayramı

 Noel kutlamalarının kökenine baktığımızda, Mezopotamya’da Babil tanrısı Marduk’un ölmesi ve yeniden dirilmesiyle ilgili kült var ve Mezopotamya yeni yıl kutlamaları bu tarihlerde Marduk’un doğumu olarak kutlanır. Eski, Mısır’da da, yeni yıl kutlamalarını Osiris kültüyle ilişkilendirir. Bu da Osiris’in yeniden doğuş kültüyle birliktelik gösterir. 

Yunan kültüründe de, kış dönümü bayramı, Kronos şenlikleri adı altında kutlanırdı. Yunan kültüründeki en neşeli bayramlardan olan bu bayram sırasında Kronos ile Zeus’un savaşı canlandırılır, herkes, kölelerle birlikte yemek yerdi.

Kış dönümü bayramı olan Saturnalia, Saturn adına kutlanan en önemli Roma bayramı. Bu bayram Roma çağında 17 Aralık’ta başlar (bazı yazarlara göre 19 Aralık) ve 7 gün sürerdi. Bu bayram sırasında günlük yaşam her haliyle tersine döner, hatta kölelere dahi hizmet edilirdi. Roma’da Saturnalia, büyük kitleler tarafından coşkuyla kutlanırdı. Bu bayramın son günleriyse, mumların yakıldığı, hediyelerin verildiği şenliklere dönüşürdü. Roma Hristiyanlaşınca Saturnalia kutlanmamaya başlanmış ancak, Saturnalia’nın sonunu, en kısa günü temsil eden Brumaila, uzun sure kutlanmaya devam etti. Ayrıca bu şenliklerde türlü talih oyunları oynanır, hatta hediyeler verilirdi.

Bu tarihe denk gelen bir başka Roma bayramı ise, Sol Invictus (Yenilmez Güneş) adına kutlanan, Dies Natalis Invicti Solis’ti. (Yenilmez Güneş’in Doğum Günü)

25 Aralık'a denk düşen günlerde kutlanan bu bayram aslında Roma’ya Suriye’nin eski mitolojisinden, Baal tapımından geçti. Bu tarih aynı zamanda Mitra kültüyle de ilişkilendirilir. Birçok doğu inancının karıştığı bugün aslında ışığın karanlığa karşı olan savaşından galip çıkması olarak da kutlanırdı.

Pagan kültüründe büyük rol oynayan Kuzey Avrupa bayramı Yule de aynı şekilde günlerin uzamasıyla alakalı.

Kış gündönümünü belirten bu gün Keltlerden ve eski kuzey halklarından miras kalan bir gün. Eski Avrupalılar kötü ruhlara inanırdı ve kötü ruhlar en çok uzun ve soğuk kış gecelerinde korku saçardı. Bu yüzden günlerin uzaması, aynı zamanda kötü ruhlara karşı da kazanılan bir zaferin göstergesiydi ve törenlerle kutlanırdı.

Viking toplumlarında Jol olarak da bilinen Yule, Odin’in eski hali olan Yoldi'yle de ilişkilendirilirdi. Got toplumlarında ise bu bayram Jiuleis diye adlandırılır.

Yule, pagan inancında yeni yılın başlangıcını bildirir. Aslında bazı toplumlarda yeni yıl başlangıcı 31 Ekim’e denk gelen Samhain olarak kabul edilse de, genel Kabul Yule yönündedir.

İskandinavya’da da güneş tanrı belli bir süre için yok olurdu. 35 gün sonra bir keşif grubu gönderilir, akıbeti öğrenilmeye çalışılırdı. İlk ışıklar gözüktüğünde de keşif kolu sevinçle dönerdi. Bu bayram “Yuletide” diye anılır ve ateşler yakılarak kutlanırdı. Hatta bazı yerlerde ağaçlar bahar gelmiş gibi süslenirdi. 

Başka kültürlerde de bugünlere denk gelen bayramlar var.

Türk kültüründe gördüğümüz Nardogan bayramı da yine bugünlere denk gelen yeni yıl kutlaması. 

Çinlilerin Dong Zhi bayramı da Yin’den Yang’a geçişi anlatır ve diğer kültürlerde olduğu gibi, şölenlerle, aile toplantılarıyla kutlanırdıı. Aynı şekilde Japon Tuji bayramı da bu dönemde kutlanırdı. Ukrayna’daki Dazh Boh ve Rusya’daki Sviatki bayramları da yine bu tür bir bayramdı.

Yılbaşı kavramının bu tarihine baktığımızda, aslında Kuzey Yarımküre’nin bir özelliği olduğunu ve insanları tarihi kadar eski olduğunu görürüz. Bu özel gün tarım takviminin bir kutlaması ve insanlık kültürüne ait. Bu güne dinsel anlamlar vermekten öte, insanlık kültürü içinde değerlendirmemizin çok daha doğru olduğunu düşünüyorum. 

Yazarlarımızdan

25 Şubat 2021, Perşembe 07:01
25 Şubat 2021, Perşembe 07:00
Sıradaki haber yükleniyor...
holder