100 yılın coşkusu

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Perşembe günü, yazılısı, görseli, sosyali her taraftan 23 Nisan coşkusunu okuyup, seyrettim. Hepsine bravo. Hele ki bilinen kanallar öylesine güzel hazırlanmışlar ki, ana haber bültenleri bile 23 Nisan kutlamalarıyla, çocuklarımızla sürelerini doldurdular. Korona bile gölgede kaldı.

Cumhurbaşkanı, Sağlık ve Milli Eğitim bakanları, tüm belediyeler 100.Yıl bayramına özel olarak hazırlanmışlardı. 100. yılın merkezi olması gereken TBMM’nin ise, zorunlu olmayan katılım, daha doğrusu katılımsızlıkla özel oturum yapması beni fazlasıyla üzdü. Söylemeden geçemedim.

*

TÜRKİYE CAMLARDAYDI

Saat 21.00’de ise, Cumhurbaşkanı, Huber Köşkü’nde misafir ettiği çocuklarla İstiklal Marşımızı okurken, tüm Türkiye de pencere ve balkonlardan marşımızı okudu. Sınır ötesi askerlerimiz dahil. Bu olayı düşünen kimse şükranlarımı sunuyorum. 3 günlük sağlık çalışanları alkışı gibi, yine birlik ve beraberliğimizi sergiledik. Yukarıdaki bir apartman silsilesinin fotoğrafını görüyorsunuz. Balkonumdan çektim.

Tabii ki bu küçük resimde siz sayamazsınız ama ben üşenmeden saydım. 112 daire görülüyordu ve işin acı tarafı sadece 15 daire bayrak asmıştı. Bu 15’in 8’i de aynı apartmandaydı. Hepsi lebiderya ve çok pahalı daireler. Bayraksız sakinlerine kızgınlığımı anlatacak çok şey yazabilirim ama, başıma iş almak istemiyorum. En doğrusu tanımlamayı size bırakmak.

Tahliyemiz yaklaşıyor inşallah…

Geçtiğimiz hafta için etkisi görülecek denmişti 10 Nisan curcunasının ama, verilere bakıyorum, kayıp hanesi azalarak gidiyor. Görünen o ki, o iki saat, patlama, çatlama yapmamış. İyileşen hasta sayısında artık gözümüz. Enfekte olanlarla eşitlenmesi, hatta o sayıyı geçmesinde. İşte o zaman derin bir oh çekeceğiz. En fazla da bizler. Risk grubu yani. Belki şartlı tahliyelerin kapsamına, bizleri de alabilirler. Umut, 65 yaş üstünün ekmeği oldu artık.

*

Her şeye rağmen, azalan vefat sayısına tabii ki seviniyoruz. Ancak, 3000’e yaklaşan kayıp sayısı ile sevdiklerini kaybeden, ayrıca onları istedikleri gibi uğurlayamayan, mezarına toprak atamayan, evde helvasını kavursa bile, dağıttığı kişilerin korkudan yemediklerini düşünen binlerce kişi nasıl göz ardı edilebilir. Demek ki her şeyin çok büyük anlamı varmış. Ve biz farkında dahi değilmişiz. Korona öğretti.

GELDİ VALLAHİ

Geçen hafta, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bizlere yolladığını söylediği hediye poşetlerinin bize gelmediğini yazmıştım sitem ederek. Ancak, Pazartesi Postası basılırken geldi valla. Bir güzel resmini çektim. Pandemi hatırası olarak.

Cahiliye bölümü

Dört günlük sokağa çıkma tedbirine rastlayan Ramazan öncesi görüntüler gerçekten şaşırtıcıydı. Ne mesafe kuralı, ne izolasyon. Bu insan kalabalığında, Korona bile kime bulaşacağına şaşırmıştır. Twitter’da okudum ve çok güldüm. Birisi diyor ki: Bu tedbirsizler ve yasağa rağmen sokağa çıkanlar için, hastanelerde cahiliye bölümü açılmalı. Hayırlı bir hafta diliyorum.

Yazarlarımızdan

16 Ocak 2021, Cumartesi 11:41
16 Ocak 2021, Cumartesi 07:40
16 Ocak 2021, Cumartesi 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder