Aldırma gururlan

01 Aralık 2019, Pazar 08:01
AA

Amerika’da ödül aldı Haluk Bilginer. Smokinli, tuvaletli davetlilerin doldurduğu salonda. Blucinle gelenlerin değil. Bir dünya ödülü. Amerika dışındaki ülkelerde çevrilen televizyon dizilerinin hepsinin arasından “En iyi erkekoyuncu”ödülünü. “Şahsiyet” adlı 12 bölümlük internet dizisindeki rolüyle. Bırakın Türkiye’deki dizi ve filmlerini, o, 11 yıl İngiltere’de de dizi ve filmlerde oynadı. Hem de 107 bölüm süren dizilerde. Hatta ABD-İngiliz ortak yapımlarında bile. Çünkü o bir sanatçı. “Sosyal medya ile pek ilgilenmem. Ben sadece sanatımı yaparım”diyen bir sanatçı.

Ama sosyal medya onunla ilgileniyor tabii ki. Bu ödül sonrası ismi lazım değil, kendini “Ben biraz kıl biriyim”diye tanımlayan birisi, ödülün Emmy Awards olmadığını uzun araştırmalar sonucu tespit ettiğini açıklayıverdi. Peki neymiş? International Academy diye bir kuruluşun ödülüymüş. Bitmedi.

Bu kuruluşun ortaklarından biri de, Şahsiyet’in yapımcısı Ay Yapım’mış. Bundan sonra da, “Bilginer’i küçümsemek ne haddime. Gelmiş geçmiş en iyi sanatçılardan biridir” diye ekleyip son noktayı koymuş: “Onun için bu ödüle pek ayılıp, bayılmadım.” Aman bayılma arkadaş. Ne olur, ne olmaz belki bayılan milyonların altında kalırsın. Ama uluslararası böyle bir kuruluşa Türk firmasının etkili ortak olmasına bayıl bari ne olur. Sevgili Haluk, hiiç aldırma. Gururlan. O bize yeter.

Emir demiri keser

İçişleri Bakanı’na göre 1 Ocak’tan 24 Kasım’a kadar 299, POSTA’nın tespitine göre 304 kadının öldürüldüğü Türkiye’de yaşıyoruz. Ne acı. 25 Kasım’da ise, kadınların önce izin verilmeyen, sonra hadi yürüyün denilen yürüyüşü vardı. Yürüyüş başladı, 300 metre sonra “Tamam bitti”dendi. Taşkınlık yok. Sadece pankartlar ve feryatlar var. Bir de kadına şiddet.

Çok sayıda video izledim. Kadın polislerin, “Şiddete hayır”diyen hemcinslerine acımasız davranışlarına üzüldüm, hayret ettim. Ancak emniyet mensubu bir tanıdığım dedi ki: “O kadın polisler erkek amirlerinin emrine göre hareket ediyor.”Haklıydı. Polisti, kadındı ama, bir de ekmek parası vardı işin ucunda. Aslında onlar da kadınlar için mücadele ediyorlardı ama, emir demiri keser kıskacında.

Kılıçdaroğlu top sende...

Vallahi sıktı artık, saraya kim girdi kim çıktı meselesi. Benim gibi sizin de asabınız bozuluyordur eminim. Olayın yaratıcısı meslektaşımız, “Yanıldım, kandırıldım, boş bulundum. Herkesten özür dilerim”diyor ama, bu işi köpürten öyle çok kişi var ki, işi çığırından çıkartıyorlar. Halbuki, CHP, soruştursa, mesele çözülecek ama, galiba İnce’nin dediği gibi bu çete işi. CHP’de kavga çıkarıp, kurultaya kadar kendi iktidarlarını dizayn etmeyi planlayanların.

Hesap şaştı. Tam olay sönmeye yüz tutmuşken, köpürtücüler altına odun atıyorlar. Onlar sayesinde siyasete güven de gittikçe azalıyor. Ancak şu bir gerçek ki, avlamak isterken avlanacaklar. Ve Kılıçdaroğlu, soruşturma işini oyalar, yapıyormuş gibi oynarsa, ne yalan söyleyeyim ben de, onun da işin içinde olduğuna kanaat getireceğim. Var mı bunun başka izah tarzı. Alt tarafı iki CHP’li bulacak. Yüzde 100 doğru diyeni ve ona bu bilgiyi vereni. Hepsi bu.

Sıradaki haber yükleniyor...