Biden’la uğraşırken bir de Trump çıktı

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Geçen haftayı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘müjde’sine kadar, olağan siyasi çekişmelerden daha çok Biden’la geçirdik. Artık resmen aday olan ve anketlerde biraz da önde olan Trump’ın demokrat rakibiyle. Biden’ın taa 19 Aralık’ta NewYork Times’da yayınlanan röportajının videosu tam 116 dakikaymış. Türkiye ve Erdoğan’la ilgili bölüm ise sadece iki dakika. İşte bu iki dakikada söylenenlerle ilgili kınama yarışı vardı. Bütün konuşmalar haklı olarak Biden’a ağır şekilde vurmakla başladı. Ama kimse, bu iki dakikanın Anadolu Ajansı’nın İngilizce bülteninde yer aldığından söz etmedi. Elçiliklerimizi nasıl atladığından da…

BİDENİZM 

Biden, Obama’nın başkan yardımcısıyken, hatta öncesi ve sonrasında da gaflarıyla meşhur bir siyasetçi. Hatta Amerikan basını onun için ‘Bidenizm’ diye bir kavram da geliştirmişti. Her kesimden konuşma durumunda olanlar, Biden’ı kınamadan sözlerine başlamadı. Eh, Başkan Trump da bu fırsatı kaçırmadı tabii ki. Ancak bana göre, kaş yapayım derken göz çıkardı. Ne demek bu? “Erdoğan benim sözümü dinliyor.

Biden’ın, birinci sınıf bir satranç oyuncusu olan Erdoğan’la başa çıkacak zihinsel kapasitesi yok.” Ama nedense bu laf kınamaya değer bulunmadı ya da konu uzatılmak istenmedi. “Müjde” denilerek gündemden düştü. Biden, seçim konuşmalarında uzatırsa yine cevabını alır. Hem de daha ağırından. O kesin.

BU AÇIKLAMA ŞAŞIRTTI

Yine geçen hafta, Bakan Zehra Zümrüt Selçuk’un bir açıklaması da, Biden’ın gölgesinde kalıp dikkat çekmedi. Oysa ki çok önemliydi. Selçuk: “Mültecilere yardımlar Avrupa Birliği tarafından finanse ediliyor. Kampta kalan mültecilere kişi başı 120 lira, kamp dışındakilerin ise sadece çocuklarına 45 ile 75 lira arasında yardım yapılıyor.

Kendi vatandaşlarımıza ayırdığımız mali kaynakların kullanımı söz konusu değildir” dedi. Okuyunca şaşırdım. Peki, Cumhurbaşkanı Erdoğan, birçok kez mültecilere yapılan yardımla ilgili ne demişti? “40 milyar doları bu işte harcayan Türkiye, evelallah bir 40 milyar daha harcar.” Hatırladınız değil mi? Ama Bakan Selçuk’tan bir düzeltme gelmedi. Bana göre gelmeliydi.

AŞI VE SİGARA

Mevsimsel gribin uyandığı döneme, sonbahara giriyoruz. Bu, Covid-19 ile gribin karışacağı anlamına geliyor. Hemen hemen ikisi de aynı arazları gösteriyor. Yani, sağlıkçılarımızın işi çoğalacak. Tedavilerin karışması da olası. İşte, onun için konunun uzmanı hocalarımız, “Altı aylıktan büyük herkese grip aşısı” öneriyorlar. Bakan Koca da açıklama yaptı, “15 Eylül’den sonra” diye.

Hoca sözü dinleyip, geçen sene aldırış etmediğim bu aşıyı, Covid-19 belasından dolayı ve risk grubu mensubu olarak ben de olacağım. Aman sizler de ihmal etmeyin. Korkulu rüya görmektense… Covid-19 demişken, Prof. Dr. Bengi Başer, gençlerde sigaranın Covid-19 riskini yedi kat arttırdığını söyledi. Risk grubunda katlar gökdelen olur herhalde. Ona göre. Beni saymayın. Sonuç: Sigarayı bırakın, grip aşısı olun.

BİR DE GÜZEL HABER

Pandemi sürecinde İstanbul Darülaceze’de hastalığa yakalanan olmamış. Düşünün, hepsi de 65+++ olanlardan söz ediyorum. Elde edilen ‘sıfır vaka’ başarısı dünya literatürüne de geçmiş. Konuyla ilgili çekilen belgesel yakında medyada gösterime girecekmiş. Bu başarıya imza atan İstanbul Büyükşehir Belediyesi personelini gerçekten kutlamak gerek.

Yazarlarımızdan

26 Ekim 2020, Pazartesi 14:19
26 Ekim 2020, Pazartesi 13:53
26 Ekim 2020, Pazartesi 13:52
Sıradaki haber yükleniyor...
holder