Bir rüya gördüm

10 Temmuz 2016, Pazar 16:00
AA

Evet bir rüya gördüm arefe gecesi. Aslında hiç rüya görmem. Görsem de unuturum zaten. Ama bu defa anında yazayım dedim. Bayram sabahı kalkıyorum, 14 yıllık kabus bitmiş. Memleketime, barış, huzur, refah gelmiş. Can güvenliği diye bir dert kalmamış.

Terör sorunu çözülmüş. Irklar, dinler arasında ayrım bitmiş. Hoşgörü her alanda hakim olmuş. Kardeş kardeşi vurmuyor artık. Analar ağlamıyor, eşler dul, çocuklar yetim kalmıyor. İnanç ve yaşam biçimleri denetlenmiyor. İşadamları elini değil ellerini taşın altına iyice sokmuş. Dolayısı ile gençler, ‘Ben ne olacağım’ demiyor. Hocaları ise söylemlerinden tutuklanmıyor.

*

Hayret! Basın özgürlüğü tam manasıyla işliyor. Gazetecilerin hapishane koğuşları boşalmış. Kavgalı olduğumuz komşumuz kalmamış. Yurtta sulh, cihanda sulh yeniden hatırlanmış. Bu hatırlanış Atatürk düşmanlığını da bitirmiş. Sanat, bilim, onur, namus aşkla dolmuş.

Milli bayramlarımızı, coşkuyla yeniden kutlamaya başlamışız. Dikta hayalinden vazgeçmiş, ‘Demokratik, laik rejime devam!’ demişiz. Meclis’te kavga yok. Her görüşe değer veriliyor. Artık adalet için adalet aranmıyor. Vicdan sahibi hakim ve savcılar göreve gelmiş. Halk kendini serbestçe ifade ediyor.

*

2023 hedeflerine hızla ilerliyoruz. Duble yollar, metrolar, köprüler ülkeyi bir ağ gibi sarıyor. Ama bu ağ, acının panzehiri olarak gösterilmiyor. Kadro bekleyen genç öğretmen kalmamış. İş kazaları denetimle cinayet olmaktan çıkmış. Çileli madencilerimiz insan olduklarını hatırlamış.

Üreticimiz mahsulünü artık sokaklara dökmüyor. Emeklilerimiz insanca yaşama ulaştırılmış. Kişi başı milli gelirimiz artık ileri ülkeler seviyesinde. Dahası da var ama, uykumda bu kadarını yazabildim.

*

Ve bir bayram sabahına uyandım. Namaz sonrası aldığım gazetelere göz gezdirdim. Aman Allahım! Rüyam çıkmadı. Peki ben boşuna mı uğraştım. Bu sıcakta serap mı gördüm yoksa? Ve kendi kendime kızdım; ‘Senin göreceğin rüyadan hayır mı gelir’ diye.

Artık ailenin en yaşlısı olduğum için gelenimiz, gidenimiz çok oldu. Berhudar olsunlar. Ama kimseye rüyamdan bahsetmedim. Hem kendime güldürmemek için, hem de bayram günü moral bozmaya ne gerek var diye.

SORUYORUM

Türkler vergi ödesin, askere gitsin, şehit olsun. Suriyeliler gelsin. 5 kuruş harcamadan yaşasın. Üstüne üstlük, şayet isterse, bir de Türk vatandaşlığına alınsın. Çocukları geri ödemesiz bursla, üniversiteye sınavsız girsin.

Sonra da konteynır kentteki Türk bayrağını indirip, kendi bayraklarını assınlar. Son aşaması da, Hatay’ı isteyip, 10 sene sonra özerklik ilan etmektir herhalde. Şimdi soruyorum. Cevap verin. Yoksa bu ülkede biz miyiz mülteci?

ALOOOO

Spor basınımız aslı astarı olmayan transfer dedikodularından başını kaldırırsa, ve de haberi büyütürse eğer... Bakın neler oldu.

 İşitme engelli erkek Milli futbol takımımız Dünya şampiyonu oldu. 

 Genç jimnastikçimiz Ayşe Begüm Onbaşı dünya şampiyonu oldu.

17 yaş altı basketbol Milli takımımız dünya ikincisi oldu.

Kıssadan

Çaydanlığın beyliği, bardakların önünde eğilinceye kadardır

CIZZZ

Pırlantaya vergi yok ama kitaba var. Çünkü kitap okuyandan korkuyorlar.

LÜTÜF MU BU?

Müjdeye bak müjdeye. Başbakanımız Noel Baba gibi doldurduğu torbasından çıkardı. Bundan böyle şehit yakınları şayet araba alırlarsa ÖTV muafiyeti uygulanacakmış. Lütuf mu bu? Evladını kaybeden anababalar, ‘Şehidimin namı yürüsün’ diye araba alıp gezecekler.

Ya da çocuğu, çocukları ile dul kalan eş, evinin direği gittikten sonra, ne yapacağını, nasıl geçineceğini, bu çocukları nasıl okutacağını düşünürken, bu ulufeyi, çok hayati bir şeymiş gibi nasıl söylersiniz. Tam bir kara mizah. Hem de profili çok düşük.


Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.