Hani sizin seçtikleriniz var ya...

06 Mart 2016, Pazar 19:00
AA

2016 bütçesi görüşmelerinde tam çalışmaya çalışıyorlardı, Cumhurbaşkanı’nın AYM yorumu ortalığı gerdi ve birbirlerine girdiler.

Fotoğrafta görüyorsunuz. Ortada birkaç yalancı pehlivan ve halka halka açılan şakşakçılar. Sanki gayya kuyusunun (Akla ve mantığa uymayan işlerin döndüğü yer için kullanılır) etrafında toplanmışlar fazla çalışmaktan uyuşan ellerini, kollarını açmaya çalışıyorlar.

***

Yine bütçe görüşmelerindeyiz. Kürsüde Kültür ve Turizm Bakanı konuşuyor. Kime? AKP sıralarında oturan 1 (yazıyla bir) milletvekiline. Başkanlık yerinde ama, vekiller, komisyon, hükümet sıraları bomboş. Peki nere benim için çalışacak milletvekillerimiz, diye sorabilirsiniz. Haklısınız. Yemekteler.

Başkanlık zamanlamayı iyi yapamadığı için yemeğe gitmişler. Neyse, sonradan güle oynaya gelip yerlerine oturdular. Ne olduğunu, bakanın neler söylediğini bilmeden. Ve hemen akıllı telefonları ve tabletleri ile oynayarak yediklerini hazmetmeye başladılar. Ne diyeyim afiyet olsun.

BiR GECE ANSIZIN

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelişmemiş Afrika ülkeleri seyahatine çıkarken, memleketi başıboş bırakmamak için, o yokken tartışılacak konuyu da bırakıp gitti.

AYM’nin, Dündar ve Gül için yarattığı hürriyet havasını içine sindiremediğinden, “Kabul etmiyorum, uymuyorum, saygı da duymuyorum” deyip uçağa bindi. Düşündüğü de oldu. Yokluğundaki 5 gün boyunca tartışıldı, hala da tartışılıyor.

Anayasa’nın uygulamasını gözetmekmiş görevi. Doğru ilk günden beri çiğneyerek gözetiyor. “Dur hele” diyenlerin sesi ise bu ahval ve şeraitte cılız kalıyor. Zaten onun çiğnemekte bir beis görmediği Anayasa da bekleme odasında.

Fiiliyatta AKP’nin başı olan Erdoğan’ın isteği ile AYM’nin kuruluş kanununda bir gece yarısı ansızın değişiklik de yapılabilir. Daha önce örneklerini gördüğümüz gibi.

Baksanıza “Yerel mahkeme direnmeliydi” bile diyebiliyor. Bu direnmenin tahliye etmemek olduğu da aşikar. Halbuki ilk gün kararı “sevinçle” karşılamışlardı.

Şimdi topluca çark ettiler. Ve yine şimdi bekleyin AYM’ye bireysel başvuru hakkını da sınırlayabilirler. “AİHM var” demeyin. “Bedeli neyse ödeyip onu da uygulamayız” diyor bizzat Cumhurbaşkanı.

İşin özü, AYM ile kopan fırtına hukuki değil, tamamen siyasi. Kaynatmaya da devam ediliyor. Bakalım ne zaman dibi tutacak.

Düşündürücü

Putin ve Obama bir barda oturuyormuş. Bir adam yaklaşmış yanlarına. “Beyler ne yapıyorsunuz” demiş. Cevabı Putin vermiş: “Üçüncü Dünya Savaşını planlıyoruz.” Adam: “Gerçekten mi? Peki savaş planınız nedir?” Cevap yine Putin’den gelmiş.

“Planımız bu savaşla 170 milyon Müslümanı ve Madonna’yı öldürmek.” Adam şaşırarak, “Madonna mı?

Neden Madonna’yı öldürmek istiyorsunuz” deyince, Putin Obama’ya dönerek: “Sana 170 milyon Müslüman kimsenin umurunda olmaz demedim mi?” demiş.

Akşam unutmayın sakın

Bir internet hikayesi. Ama faydalı. Lütfen okuyun. “Çiftlik evimi tamir etmesi için tuttuğum marangoz ilk günü zorlukla tamamlamıştı. Arabası bozulduğu için işe 1 saat geç gelmiş, elektrikli testeresi de iflas etmişti.

Mecburen onu evine bıraktım. Beni ailesiyle tanıştırmak istedi. Eve doğru yürürken küçük bir ağacın dibinde durdu. Dalların uçlarına iki eliyle dokundu. Kapı açıldığında adam şaşırtıcı bir şekilde değişti.

Karısını ve iki küçük çocuğunu hasretle kucaklayıp öptü. Beni tanıştırdıktan sonra beni arabaya yolcu etmeye gelirken, o ağacın yanında 5 dakika önce gördüğüm olayı sordum. ‘O benim dert ağacım’ dedi.

‘Elimde olmadan işimde bazı sorunlar çıkıyor ama eminim ki o sorunlar, eşime ve çocuklarıma ait değil. Bunun için, bu sorunları her akşam eve girerken o ağaca asıyorum.

Sabahları tekrar onları oradan alıyorum. Ama komik olan ne biliyor musunuz? Her sabah akşam astığım kadar çok olmadıklarını görüyorum.”

Kıssadan hisse: “Öfkeyle geçen her dakikanız, mutluluğunuzdan çalınmış 60 saniyedir. Dertlerinizi bir daha geri almamak üzere bir yerlere asın ve unutun.”

iYi Ki

Deli yataktan düşmüş, kalkmış yine yerine yatmış. 10 dakika sonra tekrar düşmüş ve demiş ki; İyi ki az önce kalkmışım. Yoksa üstüme düşecektim.

Ağanın eli tutulmaz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gana’nın başkenti Akra’daki iş forumunda bizim metrobüs sistemimizi övüp tavsiye etti. Aşka geldi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden 30 otobüs hediye ediverdi.

İstanbulluların bineceği yeni hat otobüslerine şimdi Ganalılar binecek. Nedeni de hazır. Bu fakir Afrika ülkesinde bize ekmek çokmuş. Kazanıp, yine kazanacakmışız.

Zaten mevkidaşı da “Türkiye, Avrupalı gibi iş yapar, Asyalı gibi fiyat verir” diye peşin peşin yağını çekmiş. Eh artık İstanbullular, alın elinize bir Gana somunu yiye yiye gidin evinize.

Hem doyar, hem de sıkış tepiş otobüse binmekten kurtulursunuz. Size de yaranılmıyor yani.

Alay eder gibi

Artan et fiyatları ile Bakan Çelik mücadele ediyor ama, bir türlü netice alamıyor. Tam bu fiyat tartışması yaşanırken, apartmanın kapısına reklam broşürü koymuşlar.

Restoran kasaplardan biri. Fiyatlara bakın: Kıyma 51.00 TL, kuzu pirzola 101.00 TL, NewYork (neyse) 109.00 TL, kuzu sırtı 90.00 TL, bonfile 108.00 TL. Sayın Bakan, hala, ‘kıymayı 40 liraya sattırmam size’ diye dursun bu fiyatlar sanki alay eder gibi. Onlar da, ‘Parası olmayan New York yemesin’ derlerse ne cevap vereceğiz.

Sürpriiiiz

Türkiye İstatistik Kurumu, Şubat ayı enflasyon verilerini açıkladı. Şubat ayında gıda fiyatları düşüşe geçmiş. Ne kadar mı? Yüzde 0.02.

Yani bir lirada 2 kuruş. Yıllıkta yüzde 7.97 artış duruyormuş ama boşverin. Siz 0.02 düşüşe bakın.

Bir lirada 2 kuruş, 10 lirada 20 kuruş daha az ödeyeceksiniz. Az buz şey mi bu? Sevinin de kimseye söylemeyin.

Bravo Bilgehan

CHP Ankara Milletvekili Gülsün Bilgehan, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bütçesi görüşülürken Bakan Ünal’a sordu. “Her yıl verilen Atatürk Uluslararası Barış Ödülü için 23 Nisan 2015’de isim açıklanacak, ödül töreni de 19 Mayıs 2016’da yapılacak ve ödül sahibine verilecekti.

11 ay geçti bu isim neden açıklanmadı” diye. Devamını da şöyle getirdi: “Yoksa bu ödülü verecek bir lider bulunamadı mı?” Bravo Bilgehan’a.

Herkesin unuttuğu bu ödülü unutmadığı için.

CIZZZ

“Anayasa’ya sadakatten ayrılmayacağıma...” diye yemin edenler, şimdi Anayasa’yı değiştirmek için savaş veriyor. Ne iş.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.