Karizma

11 Aralık 2016, Pazar 16:00
AA
Geçen hafta, “Şanslı değil mutluyduk” diye bir yazı yazmıştım. Sabahın köründe kız kardeşim aradı. İlk lafı, “Karizmayı çizdirdin” oldu. “Ne gerek vardı, uzun uzun o günleri anlatmaya. Keşke, ‘Sarayın baş baytarı dedemize rağmen’ deseydin.

Keşke Hürriyet’in kurucularından olan babamızın, basın sektörüne sendikacılığı getirme uğruna verdiği mücadeleden dolayı, patronları Simavi kardeşlerin hışmına uğrayarak, herkesin onda biri zam aldığını ve bu yüzden o günleri yaşadığımızı yazsaydın da, zevahiri kurtarsaydık” dedi. Önce baktım gerçekten çok uzun yazmışım. Her şeyi anlatmışım. Kardeşim haklıydı. Onun için bu hafta ‘Haftanın Özeti’ni kısa kısa geçeceğim.

Gündem zengini Türkiye’de bir haftada öyle şeyler oluyor ki, hepsini yazmaya kalksanız, sayfalar yetmez. Magazini ise, en ince ayrıntısına kadar ‘Pazar Postası’nda okuyacaksınız nasıl olsa.

TAKDİR SİZİN

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz gece yarısı başlattığı, ‘Meydanlara çıkın’ seferberliğinin bir başkasını, “Dolarlarınızı bozdurun, Türk Lirası ve altına yatırın” diyerek başlattı. Gidişata bakılırsa tuttu da. Ama hala ballı müteahhitlerden, iş adamlarından ses yok. Olsun. Nasıl olsa bu çağrıya bigane kalamayacaklar. Bu kampanyanın bir de öbür tarafı var.

Türk milletinin vatanperverliği ve iyi niyeti ile oynayan fırsat düşkünü uyanıkların ortaya çıkması. Türk milleti zekidir ya, işte ispatı. Bir köyün imamı, ‘Erdoğan için, şehre gidip bozduracağım diye, elinde 50-100 doları olan köylülerden 3800 doları toplayıp kaybolmuş. Bu bir.

İstanbul’da bir açıkgöz de, direğe astığı ilanla, sadece 5 lira karşılığında, istenen miktarda kaşeli-imzalı dolar makbuzu verdiğini duyuruyor. Bu da iki.

Makbuzunu göster ekmeğini al, gel tıraşını ol, ‘5 kilo portakal bedava’ diyen esnaf işte böyle istismar edilir. Ayıp be, gerçekten ayıp. Hayasızlık bu.

YİNE ATATÜRK

Cumhurbaşkanı’nın, 20 Aralık’ta açacağı Avrasya Tüneli’ne verilecek isim için Ulaştırma Bakanlığı, resmi internet sitesinde bir anket başlattı. ‘Tünelin ismi ne olsun’ diye. İsim önermedi. İsteyen istediği ismi yazabilir dedi. Ve dün de bitti isim önermek.

10 gündür Facebook ve Twitter üzerinden örgütlenen sosyal medya, tünelin adının ‘Atatürk’ olması için çırpındı. Geçen gün, CNN Türk’e atfedilen bir anket çıktı Facebook’ta. Canlı. Tıklandıkça rakamların değiştiği.

Ben de Atatürk diyerek katıldım. En çok da, Atatürk’le Abdülhamit’in yarıştırılmasına bozuldum. Neymiş, o da zamanında böyle bir tünel projesi çizdirmişmiş. Geçiniz. Sonra bir haber daha yayıldı. Ulaştırma Bakanlığı isim anketini iptal edecek diye. Ey yüce Atam. Yine moralini bozdun bazılarının demek ki. Yarıştırıldığın kişiyi 5 misli geçerek. Bakalım milletin isteği nasıl bir kılıfa girecek. Ya da girebilecek mi.

Huu, bakan bey

OECD’nin, PISA adını verdiği ve 72 ülkede uyguladığı öğrenci değerlendirmesinde Türkiye’nin hali içler acısı çıktı. Resmi ve özel lisemizden 5.895 öğrencinin (15 yaşında) katıldığı değerlendirmede, her branşta, 3 sene öncesine nazaran 5-9 puan geriye gittiğimiz görüldü.

Yani akıllı tahtalarımız işe yaramadı. Eğitimi dinselleştirirsek olacağı buydu. Artık gerçek yüzümüze çarpıldı. OECD’nin 35 ülkesi arasında ancak 34’üncü olursanız, söyleyecek lafınız kalmaz, diyecektim ama, Milli Eğitim Bakanının sözleri düştü ekranıma. Dedi ki Yılmaz: “Geçmişe göre çok iyi durumdayız.” Yahu bu bakan hangi ülkede yaşıyor acaba.

Çok önemli

 İnsanoğlunun ruhsal durumunu inceleyen bilim adamları, enerjiyi yok eden ve enerji yükleyen onar tane neden bulmuşlar. Şöyle ki; enerji bitirici etkenler, stres ile başlıyor ve devam ediyor.

Belirsizlik, bunaltı, depresyon, gerginlik, gürültü, güvensizlik, kızgınlık, mutsuzluk ve nefret. Vücuda enerji yükleyenler ise şöyle sıralanıyor: Çiçek koklamak, dinlendirici müzik, doğayla buluşmak, düzenli uyku, yürüyüş yapmak, gülmek, güven hissi, inanç ve şükretmek, iyimserlik, sevmek ve sevilmek.

Şimdi her zaman enerjik olmak için karar sizin. Gülümseyin.

Halimize bakın

 “At izi, it izine karışmasın” deyince Cumhurbaşkanı, yüzlerce göreve iade başladı. İzler karışmasın diye. Çünkü öyle acele işler yapılıyor ki. İşte son örneği.

Konya’nın Kulu ilçesi kaymakamı Hüseyin Avcı’yı 1 Aralık’ta KHK ile Gümüşhane vali yardımcılığına atadılar. Ama göreve başlamayınca araştırıldı ve şu komik durum ortaya çıktı. Avcı meğerse, Fethullahçı Terör Örgütü kapsamında tutukluymuş. Halimize bakın. Kimsenin kimseden haberi yok.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.