Şero bile sıkıldı artık

12 Ağustos 2018, Pazar 05:12
AA

CHP’deki kurultay tartışması artık gerçekten sıktı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun direnişi 24 Haziran başarısızlığının bile önüne geçerken kaybedilecek bir seçimin de itirafıydı bu.

Meydanlarda dolaşırken “Kemal Bey’in karşısına çıkıp aday olmam” diyen Muharrem İnce ise Kılıçdaroğlu direnişine taş çıkarttı. E, tabii önce imza verip sonradan vazgeçen 31 delegeyi de unutmamak lazım. Bu bir şahsiyet sergilemeydi ve bir milletvekilinin “Hatır için imzamı çektim” noktasına geldi. Şahsiyetli adammış. Bir kişinin hatırı, 11 milyonun hatırı demeyeyim de umudunun önüne geçmiş.

Kısaca herkes bir samimiyetsizlik içinde debelenip duruyor. Geçerli olduğu söylenen 564 imza bile kurultay iradesinin ortaya çıktığını göstermiyor mu? Bu durumda kazanacak olan belli değil mi? Yap kurultayı olsun bitsin. Yok olmaz. Partide yeni bir dönem başlayacakmış. Genel başkan, MYK’nın yarısını değiştirecekmiş. Amaan sende. Şimdiye kadar 119 MYK üyesi değişti de, ne değişti. Kemal Kılıçdaroğlu başkan kaldı, hepsi o.

Yepyeni isimler, inanmış kişiler lazım CHP’ye. Çünkü Kemal Bey de Muharrem İnce de güven kaybına uğradılar. Peki soruyorum. Kurultay delegesinin iradesinden kaçan kişi, milletin iradesinin karşısına 2019’da nasıl çıkacak? Unutmayın, kaybedince değil, vazgeçince yenilirsiniz. Tehlikeyi sezen İnce de, “Partiden ayrılmayın, bir yere gitmeyin” diye yalvarıp duruyor. Hani o, “Sandık başından ayrılmayın” gibi mi Sayın İnce? Diyelim yarın tüzük kurultayı kararı aldınız. Buna 248 imza yetiyor. Kurultay da oldu. Orada baskın seçim düşünceniz ise tam bir ham hayal. Tüzüğü değiştirme hayaliniz gibi. Nokta.

BU KORUYU KORUYUN

İstanbul Üniversitesi’nin 5000 bitki ve 400 ağaç türünü yaşatan Botanik Bahçesi, bundan üç yıl önce sessiz sedasız Osmanlı’da şeyhülislam arazisiydi diye Diyanet’e tahsis edilmiş. Seçim sonrası ise “Hadi tahliye edin” dediler. Bu “Tabiatı öldürün” demek değil de nedir? Neyse şimdilik duruyor. Hep durur inşallah. Taşınamaz ki.

Bu olay benim de aklıma bizim Çiftehavuzlar 18 Mart Sokağı’nın küçük korusunu getirdi. Fotoğrafta gördüğünüz gibi arkada bir yapı var. 28 aile oturuyormuş. İstanbul’u mahveden kentsel dönüşüm, bu koruya da uğramış. Ama dört kat sınırlaması olduğu için, müteahhit öndeki ağaçları kesip kendisine rant binası yapacakmış. Şimdi İBB ve Kadıköy Belediyesi’ne sesleniyorum. Bu rant katliamını önleyin. Sokağın oksijenini kestirmeyin. Felaket yaklaşıyormuş da.

ZAYTUNG

Artık hayatımız Zaytung oldu. Her şey Zaytung. Atatürk Havalimanı’nda iki Türk pilot, havacılık deyimiyle, taksi tartışması yapıyorlar telsizden. Ve konuşma sonunda şuna bağlanıyor. 1.Pilot: Çıkışta bekliyorum görüşelim. 2.Pilot: Görüşelim canım görüşelim. Çıkışa gel. Ve Kule müdahale ediyor: Arkadaşlar ayıp oluyor. Haksız mıyım Zaytung demekte?

BU DA BÖYLESİ

Hacı emmi Almanya’da emekli olmuş ama Türkiye’de yaşıyor. 1000 euro da emekli maaşı varmış. İsterseniz gerisini o anlatsın. “1000 euro geçen yıl 3500 lira ediyordu. Bugün sordum, 5500 lira yapıyor. Hükümetimiz güzel çalışıyor. Onun için oyumu AK Parti’ye verdim. Kimse nankörlük etmesin.”

ÇİN GÜZELLEMESİ

Bilgi Üniversitesi mezunu bir kızımızın Çin Seddi olayı kafama takıldı. Hadi kızımız heyecandan bildiği her şeyi unuttu. Olur a! Ama “Çin Seddi nerededir?” diye sorulan seyircilerin yüzde 49’u yanlış cevap verdiyse ona ne demeli? Kız linç edildi ama seyirciler sıyırdı. Durumumuz bu. İnşallah okul sahibi olan, yani konunun içinde olan yeni bakanımız Ziya Selçuk, eğitim sistemimizi bir hale yola sokar. Tabii Başkan’ın izniyle. Sokar da, hiç olmazsa eğitimde “Ne olacak bu memleketin hali?” dedirtmez kimseye.

ERKEK DAYANIŞMASI

Adam sabah evine dönünce karısı soruyor. “Neredeydin?” Cevap: “Bir arkadaşımda uyudum.” Kadın adamın en yakın 10 arkadaşını arıyor. Kocası altısında uyumuş. Geri kalan dördünde ise hala uyuyor.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.