Nişanlım annesine danıştı, nişanı attım

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

SORU: 22 yaşındayım. Ailemin tavsiyesiyle, annemin bir akrabasıyla evlilik yolunda görüşmem oldu. 35 yaşında ama hayata, evliliğe bakış açısı hoşuma gitti. Eğitim konusunda bana her türlü desteği vereceğini söyledi. Nişanlandık.

Nişanlım şehir dışına gidince sorunlarımız başladı. Beni sürekli annesine şikayet etti, kavga çıkarmak için bahaneler üretti. Benim ev eşyalarımı annesiyle seçince dayanamadım, yüzüğü attım. Bu, üç kişilik bir ilişki. Doğru mu yaptım?

RUMUZ: KARANFİL

CEVAP: Evlilik kararı için çok erken. Güzel sözler seni etkilemiş ama bunlar sözde kalınca bir değeri olmuyor. İlişkinin başında bu sorunların yaşanması iyi olmuş. Ya o sözlere kanıp evlenseydin? Şükret. Evlilik söz konusuysa tabii ki aileler de dahil olacak.

Ama yaşayacağınız evin eşyalarının başkaları tarafından seçilmesi sınırları aşıyor. Pişmanlık duyma. Okuluna, derslerine odaklan. Bundan sonra her söylenen söze de hemen inanma. Evlilik için kişinin çevresini ve ailesini de değerlendirmen lazım.

Hoşlandığım adam eşcinsel olabilir

SORU: 2 aydır biriyle görüşüyorum. İyi bir kariyeri var. Giyimi, konuşması, fiziği güzel. Ne zaman istersem görüşüyoruz. Benimle ilgilendiği belli. Sinemaya, yemeğe gitmek istiyor. Ama elimi bile tutmaya yanaşmadı.

Oysa şu ana kadar karşıma çıkan erkeklerin çoğu kısa süre sonra beni evlerine götürmek istemişlerdi. Evli değil. Sevgilisi de yok. Acaba eşcinsel mi? Öyleyse benimle niye ilgileniyor? Niye “Sevgili olalım” demiyor? Onunla nasıl konuşmalıyım?

RUMUZ: YONCA

CEVAP: Erkeklerin hemen eve götürmek istemesinden şikayet ediyor, düzgün biri çıkınca da adamın cinsel tercihini sorguluyorsun. Ne güzel işte, bu zamanda böyle biri çıkmış karşına. Demek ki yavaş ilerlemek istiyor. Sen de buna uy. Tadını çıkar. Flört et.

Bu süreçte davranışlarını, hayata bakışını anla. Sohbet et. Baktın ki bu süre uzadı ve bir teklif gelmedi, ilişkiler ile ilgili ne düşündüğünü konuş. Hayatında bir sevgili isteyip istemediğini sor. Ne demek istediğini anlayacaktır. O adım atmadan bir girişimde bulunma.

En yakın arkadaşımı kaybettim

SORU: 52 yaşındayım. 15 gün önce tek dostumu kaybettim. Daha önce hiç bu kadar yakın olduğum birini kaybetmemiştim. Onu toprağa vermek çok acı geldi bana. Hayat da anlamsız oldu artık. Bir oğlum var ama yalnız yaşıyorum.

Şimdi ne yapacağım bilmiyorum. Hayatı anlayamıyorum. Lütfen yol gösterin.  RUMUZ: KAR

CEVAP: Başın sağ olsun. Kendine zaman tanı. Bu gibi durumlarda ezber bozulur. Hayat anlamsız gelir çoğu kimseye. Oysa hayat yaşanması gereken bir şeydir, anlaşılması gereken bir şey değil. Sana gereken, imkanların ölçüsünde hayattan keyif aldıklarını yapmak. Ayda bir çocuk esirgeme kurumlarını ziyaret edip sevgi ver ve al. Bunlar yaşama kattığımız değerlerdir. Kendini iyi hissettirir. Ailenle ilişkilerini gözden geçir. Bağları daha çok güçlendirme yoluna gidebilirsin. Muhakkak kendine bir hedef belirle.

Çocuk için evlenmek istiyorum

SORU: 38 yaşında bir erkeğim. Maddi durumum fena değil. Hep uzun süreli ilişkilerim oldu ama hiç bir kadına aşık olamadım. Evlenmek ve baba olmak istiyorum. Ancak ayrılma korkusu uzak tutuyor. Beş yıl biriyle beraber olmuştum. Evlenmek istemediğim için bir sene önce benden ayrılmıştı. “Tekrar birlikte olalım, evlenebiliriz” dedim. İstemedi. Onu nasıl ikna edebilirim? RUMUZ: BABY

CEVAP: Çocuk yapmak için evlenme fikri doğru bir yol olmaz. Evlilik; hayatı sevgiyle ve saygıyla paylaşmaktır. Sana çocuk versin diye evlilik yaparsan ikiniz de mutlu olamazsınız.

Üstelik aradan bir yıl geçmiş. Elindeki listeye bakıp evleneceğin kadını seçemezsin. İlk yapman gereken ayrılık korkunu yenmen. Bu duygunun nereden kaynaklandığını bul. Anne ve babanla ilişkilerini gözden geçir mesela. Daha sonra nasıl bir eş istiyorsun, bunu düşün. Bu dönemde yeni bir birlikteliğe başlama.

Kocam paraları kadınlarla yedi

SORU: 20 yıllık evliyim. Maddi durumumuz iyiydi ama kocam pavyon kadınlarıyla paraları yedi. Beni de çalıştırmadı. Gün görmeden ona ve sülalesine bakarak geçti hayatım.

Bana düşkün olan iki oğlum var. Eşimin kalbi hasta, şimdi bana muhtaç oldu. İçimden ona bakmak gelmiyor. Görümceler de başımda. ‘Bırakıp gideyim çocuklarımın yanına’ diyor, son anda vazgeçiyorum. Bana bir yol göster. RUMUZ: ANA

CEVAP: Geçmişi bırakamazsan senin de kalbin hastalanır, bilesin. Zor günler yaşamışsın, anlıyorum ama geçmişi değiştiremezsin. Kocanı hastalığında yalnız bırakma. O, iki evladının babası. Sonra vicdanın seni rahat bırakmaz.

İyileştikten sonra ayrılmak istersen ayrılırsın. Ama bunu zor zamanında yapma. Çok zorlanıyorsan, onu kocan değil, yardıma muhtaç biri olarak düşün. Aileyi topla, çocuklarını çağır. Sana destek olmalarını iste.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder