Çocuklar neden ısırır?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Çocuklarda ısırma eylemi diş çıkarma süreci ile başlar ve 18-24 ay aralığında en yoğun dönemine girer. Ancak ısırmanın altında yatan sebepler diş çıkarma dışında farklı ve özen gösterilmesi gereken bir durum da barındırabilir. 

Çocuğunuz, ısırma ihtiyacını sadece dişleri çıkacağı zaman fiziksel bir gereksinim olarak mı karşılıyor; yoksa sık sık uyguladığı bir eylem mi? Eğer ki özellikle 2 yaş ve üzeri çocuklar her gün, herkes ve her şeyi ısırıyorsa, mutlaka detaylı bir gözle incelenmesi gerekir. Çocuğunuzun hangi koşullarda ısırmaya başvurduğunu gözlemlemeniz en önemli adımdır. Sıkılınca, kıskanınca, yorulunca, öfkelenince gibi başlıklarla ısırma eyleminin nedenini belirlemelisiniz. 

Çocuklar genel olarak aktivite eksikliği, yeni bir kardeş ya da yeni bir okul, oyun ihtiyacı, kendini kanıtlama, yeterli duygu ifade imkanı tanınmaması gibi sebeplerden dolayı ısırmaya başvurur. Bu durum onların “beni fark et” mesajıdır. 

Tüm bu maddeleri detaylıca ele alacak olursak...

1) Aktivite eksikliği: Çocuklar yetişkinlere göre çok daha yüksek enerjiye sahiptir ve dünyayı, hayatı, bedenlerini keşfetmek için daima bir aktivite arayışı içindedirler. Bedenleri yeterli enerji harcayamazsa bu durum öfke ve gerginliğe, ardından da öfke ve gerginliğini dışa vurmaya dönüşür. Isırma da bu dışa vurumlardan biridir. Evde ya da dışarıda bolca zıplama, koşma, dans etme gibi enerji atmaya yardımcı aktiviteler yapmalısınız.

2) Yeni bir kardeş ya da yeni bir okul: Çocuklar rutinleri sever. Hayatlarında ufak bir uyku saati değişikliği bile bir süre gerginliğe sebep olabilir. Uzun süre tek başına lider olduğu bir eve gelen yeni bir bebek ve tüm ilginin ona kayması ya da hiç tanımadığı, hakim olmadığı bir okula adapte olma süreci bazı çocuklarda ısırma eylemi ile içindeki kaygıyı dışarı atma hali olarak kendisini gösterir. Bu durumda mutlaka çocuğunuzla konuşmalı ve gerektiği durumda bir uzmandan destek almalısınız. 

3) Oyun ihtiyacı: Çocuklar, bir kez dahi ısırdıklarında ebeveyn ya da kendisine bakan bireyin ona gülmesi durumu ile karşılaştıysa bunu oyun olarak algılayabilir ve "Annem & babam benimle ısırma oyunu oynarken mutlu oldu" diyerek bunu devam ettirebilir. Ya da tam tersi, siz çocuğunuzla oyun oynarken onu ısırıyorsanız da bu yine “normal” bir durum mesajı verir ve çocuk ısırmanın yanlış bir davranış olduğunu kavrayamaz. Bu sebepten sevdiği kişileri de ısırdığı zamanlarda aslında “haydi oynayalım” demek ister. 

4) Kendini kanıtlama: “Bedenim, ben, adımlarım, dişlerim ve gücüm hepimiz büyüdük. Ben artık güçlüyüm ve abla/abi oldum!” Çocuklar, büyüdüklerini kanıtlamak için müthiş bir çaba içerisine girer ve ebeveynlerinin bu büyümeyi onaylamasını heyecanla beklerler. Size bazen kurduğu bir oyunda yaptıklarıyla, bazen yemeğini yediğinde bazen de zıplayabildiğini gösterirken büyüdüğünü anlamanız için onlarca ifade gönderirler. Bunu görmemeniz, gözden kaçırmanız, başka bir şeye odaklandığınız için onu duymamanız onları üzer ve başka yollara yönelmesine sebep olur. Bunlardan biri de ısırmaktır. O sebepten gözünüz, kulağınız, heyecanınız daima onlara ait olmalı ve büyüme evrelerini aynı coşkuyla karşılamalısınız.

5) Yeterli duygu ifade imkanı tanınmaması: Gülmek ya da ağlamak çocukların en çok ihtiyaç duyduğu rahatlama şeklidir. Duygularını gülerek ya da ağlayarak ifade edemeyen çocuklar mutlaka sinir krizi, öfke, yer yer nefes alamayacak kadar krize girme ya da sert bir şekilde ısırma gibi sonuçlarla içlerindeki eksikliği kapatmaya çalışırlar. Gülme eyleminin “gıdıklama” ile değil gerçekten içten gelerek yaşanması ya da canı acıdığında, huzursuz olduğunda rahatça ağlamasına destek olunması onun için büyük ve çok değerli bir ihtiyaçtır. Çocukları ağlarken susturmak ya da zorla gıdıklayarak güldürmek onlara iyilik değil kötülük sağlar. Bu sebepten duygularına değer vermeniz çok önemlidir. 

Özellikle dışarıda ya da okulda arkadaşını ısıran çocuklara “özür dile” baskısı fazlaca yapılır. Ancak çocuklar neredeyse 4.5-5 yaşına kadar bu kavramın değer ya da öneminin farkında değillerdir ve sizin onu bir şeye zorlamanız daha da büyük gerginliğe sebep olabilir. Çocuklarınıza sizi ısırdığında “ısırmak yok” diyerek net ve kısa bir ifade ile tepkinizi ifade etmelisiniz. Öfkesi geçince de canınızın acıdığını, ısırmanın doğru bir davranış olmadığını anlatmalısınız. Arkadaşlarını ısırdığında ise kalabalık bir ortamda onu azarlamanız, sert bir dille uyarmanız ya da tehdit etmeniz yine olumlu bir dönüş yerine daha aksi, daha huzursuz ve mutsuz bir dönüş sağlar. O an yanına eğilip gözlerine bakarak sakin bir ifade ile “ısırmak yok” demeli ve yalnız kaldığınızda mutlaka konuşarak arkadaşlarının canını acıttığını, bunun doğru bir eylem olmadığını az ve öz bir ifade ile çocuğunuzla konuşmalısınız. Ancak tüm bunların dışında ilk kural, çocuğunuzun hangi koşullarda ısırma ihtiyacı hissettiğini incelemeniz ve ona göre düzenleme yapmanız ya da destek almanız yönünde olmalıdır. 

Yazarlarımızdan

23 Mayıs 2020, Cumartesi 07:01
23 Mayıs 2020, Cumartesi 07:00
23 Mayıs 2020, Cumartesi 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder