Kupa maçının kazanılma hedefi içinde olması, Sergen Yalçın’ın rotasyonlu bir Beşiktaş 11’ini sahaya sürmesi önce bir şaşkınlık yarattı, sonra çabuk gollerin gelmesiyle iyice güzelleşti. Gaziantep maçına kadar yapılan 11 değişikleri bir sonuç vermezken çoğu oyuncunun karakter ortaya koyup koşarak, basarak, yardımlaşarak bir Beşiktaş bina etmesi daha da büyük şaşkınlıklara neden oldu! Ancak bu iştah her zamanki gibi Beşiktaş’ın her an gol yiyebilecek bir takım olduğu gerçeğini de tekrarladı.
İkinci yarıda o bilenen Beşiktaş izlendi! Sezon başı ve ortasında transfer edilen pahalı kadronun lige çok önceden havlu atışı hesaba katılırsa bu oyuncuların, “Şartlar ne olursa olsun ben takımda kalayım” yaratıcılığı inşallah bir sahte okey etkisi yaratmaz ve bu göze hoş gelen oyun sonrası yönetim de kül yutmaz. Zira geçmişte sezon sonu esen bu yalancı bahar rüzgarına çoğu yönetimler kanmış sonra yaz günü çıkardıkları baharlık giysilerini kışlığa çevirmişlerdir. Alınma ve gücenme yok. Fenerbahçe yeniden yapılanacak, ki muhakkak olacak. Galatasaray güçlü kadrosuna gerekli takviyeyi yapacak. Trabzonspor gücüne güç katacak oyuncuları alacak.
Beşiktaş bana bu kadro yeter deyip, üstüne yine ucuz transfer politikası ile devam ederse bu yönetimin de, hocanın da ömrü fazla uzun sürmez. Bir de madalyonun başka yüzü var. Konyaspor maçı düşünülerek yapılan bu rotasyon sonrası hafta içi Beşiktaş kupadan final çıkartamazsa, Tüpraş Stadı’ndan başka kararlar çıkar.