Halk vicdanı rahatlatılmalı

03 Mayıs 2011, Salı 05:00
AA

Perşembenin gelişi çarşambadan belli olur. YGS’de şifre iddialarının ortaya atıldığı günden itibaren bu konunun daha uzun süre gündemimizde kalacağını yazmıştım. Mayıs ayına geldik ve konu daha da dallanıp budaklanarak gündemi işgal ediyor. Hatta eğitim gündemi sınavlarda ortaya çıkan hatalar zincirinden ibaret oldu.

Şimdi gözler Ankara 7. İdare Mahkemesi’nin vereceği kararda. Çünkü YGS’deki şifre iddiaları üzerine sınava giren bir öğrenci Danıştay’a iptal davası açmış, Danıştay, görevsizlik kararı vererek, dosyayı Bölge İdare Mahkemesi’ne göndermişti. Önümüzdeki iki hafta içinde ÖSYM savunmasını verecek, mahkeme de kararını açıklayacak. Şifre iddialarının başladığı günden itibaren gelişen olaylara baktığımızda ÖSYM bu krizi iyi yönetemedi. Arka arkaya patlak veren hatalar zinciri kafalardaki soru işaretlerini daha da artırdı.

[[HAFTAYA]]

Cezaevlerindeki 150 kişi yeniden sınava girecek. İlk kez aynı sınavda farklı sorular sorulacak. Yine ilk kez, o 150 kişinin başarısı görülmeden bir sıralama yapılıyor. Demek ki, ortada yanlış giden bir şeyler var. Ve bu yanlış üzerinde ısrar ediliyor. Peki, ne yapılmalı? Kriz yönetimlerinde önemli bir noktayı atlamamak gerekir. ÖSYM, açılan davayı kazansa bile halk vicdanında kaybetmenin ne kadar önemli olduğunu unutmamalı. Önemli olan halkı ikna etmektir, mahkemeyi değil.

Eğer bu yapılamıyorsa adaleti sağlayacak bir karar alınabilir. Mesela YGS’de baraj puanları kaldırılarak tüm adayların LYS’ye katılmasına izin verilmeli. Tartışmaların temel nedeni olan kişiye özgü kitapçık uygulamasından LYS’de vazgeçilmelidir. Kamuoyu şeffaflık istiyorsa, LYS’de o şeffaflık sağlanmalıdır. Bu arada merak ettiğim bir konu var. Geçen hafta YGS sonuçlarının açıklanmasından bir gün sonra yine gazetelerde sayfa sayfa başarı ilanlarını gördük. Sınav yayıncılığı yapan kuruluşlar YGS’de dereceye giren öğrencilerin isimlerini kamuoyuyla paylaştı. Bu kuruluşların gazete bayileri üzerinden satış yaptıkları öğrencileri nasıl tespit edip, nasıl derece paylaştıklarını anlamak zor. Bu konuda yetkililerin görüşünü merak ediyorum.

Sıradaki haber yükleniyor...