O ‘Issız Adam’lara ne oldu sahi?

YAZI BOYUTU

Senede en az üç defa bir ses, “Saçlarını kısacık kestirsene” der. Hiç dinlemem o sesi ama gözlerimin önüne hep ‘Issız Adam’ı terk ettikten sonra evlenip, çocuk yapan ve saçlarını kısacık kestirmiş haliyle ekranda beliren ‘Kabullenmiş Kadın’ gelir. Bu sefer ilk defa ‘ıssız adam’a ne oldu acaba diye düşündüm. Aslında merak ettiğim, ‘ıssız adam’lardı pek tabii. Sahi ne oldu o ıssız adamlara? O güzel atlara binip, çekip gittiler mi?

‘Issız adam’ın ne olduğunu hepinizin bildiğini düşünerek, tanımını yapmaya gerek duymasam da, bana ne çağrıştırdığını şöyle özetleyebilirim: Bir hareketiyle dünyanın en iyi insanı olduğuna kanaat getirdiğiniz, ancak sizi değersiz hissettirdiği onca andan sonra vazgeçmeye karar verdiğiniz erkek tipi.


Issız olmaya son mu verdiler?



Dışarıdan ikinize bakan biri, bir gün ‘ıssız adam’ın çekip gideceğine emindir. Kendisi de, hatta siz de öyle düşünürsünüz ama kuvvetle muhtemel giden siz olursunuz. ‘Issız Adam’ da ıssız olmakta ne haklı olduğuyla ilgili naralar atar durur etrafta.

Sorumu tekrarlıyorum, neredeler şimdi? 20’li yaşlarda neredeyse her kadının en az bir kere denk geldiği bu erkek tipini, 30’larda görmek imkansız gibi. Kendilerini bulmak üzere çıktıklarını düşündükleri bu yolda, yoruldukları bir an yanlarından geçen, çantasında ekmek ve su olan o kadınla mutlu mesut bir hayat mı sürüyorlar? Ve onu buldukları an, ıssız olmaya son mu verdiler?

Eğer böyleyse, bunca çaba niyeydi diye düşünmeden edemiyor insan? Onlar hayatlarına bir anlam yüklemeye çalışıyorlar, ya da öylesine yaşayıp gidiyorlar ya… Ben onlara neden var olduklarının sebebini açıklayıvereyim.


Varlar çünkü...


Varlar çünkü bir insanı sevmenin ne demek olduğunu bir kadına öğretmek üzereler…

Varlar çünkü bir insana aslında hiç de önemli olmadığını, bu nedenle egosunu yerle bir etmesi gerektiğini anlatmak üzereler…

Varlar çünkü birine istenmediğini anlayıp, usulca gitmeyi deneyimletmek üzereler…

Onlar bu dünyaya kadınlara, var olmanın ne demek olduğunu göstermek üzere gönderilmiş birer elçiler. Bizi biz yapan faniler. Azrail ölüm meleği ya, onlar yaşam meleği. Sevsek de sevmesek de…


Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...