Bana yalan söyleme

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Oynamayı seviyoruz. Kendimizi hayal ettiğimiz biçimde karşımızdaki kişiye sunmaya bayılıyoruz. "Ben doğalım, organiğim" demek bile faydasız. Belki doğal olma rolünü kendimize biçtik. Olduğumuz gibi olma oyunu başlattık hem kendimizle hem çevremizle.

Teknoloji ne güne duruyor? Zihnimiz ve parmaklarımız birlikte dans ediyor. Sanal dünyamızın geniş ufuklarında bizi olağan üstü göstermek uğrunda tüm maharetlerini gösteriyorlar.

Olamayan bizlerin olmuş gibi yapmamızın altında bize sunulan olanakların üzerinden duygusal tatmin sağlamak için tüm şartların bize hizmet etmesini sağlıyoruz. Sosyal medya canavarları gittikçe artarken kaybolmuş değerlerimiz ortalığa saçılmış dökülmüş. Aramakla bulsak şanslı sayılırdık. Şüphe üzerine kurulmuş ilişkilerin anlamsızlığının kime ne faydası var ki… Karşımızdaki kişileri acımasızca incelerken, biz gerçekten ne kadar doğruyuz? Her şey bizi bilinmezliğe sürüklüyor.

Genç kadın karşındaki adama bülbül gibi şakırken kişiliğinin ne kadarını yansıtıyordu. Yüzlerce kelimelerin uçuştuğu bir ortamda kim bilir kendisine ait olmayan neler anlatıyordu. Peki adam inanıyor muydu?

Hiç sanmıyorum. Kadının kurguladığı senaryoya uygun bir başka hikaye ile, tamamlamaya çalışırken üstünlük sağlama çabasındaydı sanırım

İnsanlar neden karşısındaki kişiye farklı görünme isteği içindedir? Neden yalan söyler? Hepimizin yalan ve aldatma konusunda sürekli şikayetleri vardır. Geçen gün bir radyo programında DJ dinleyicilere sorduğu bir soruyla hemen bu konunun içine daldım. Öyle ki; bu konu tarih boyunca "erkekler mi yoksa kadınlar mı daha yalancıdır" sorgulamalarına kadar uzanmıştır. Yalan söylemek karakteristik bir özellik midir yoksa koşullara göre değişen bir konu mu? İşte konumuzu bir inceleyelim bakalım uzmanlarımız neler söylemiş..

Massachusetts Üniversitesi psikoloğu Robert Feldman; “Yalan söylemek kendimize duyduğumuz saygıyla ilişkili,” diyor; “İnsanların kendilerine güveni tehdit altında olduğunda, daha yüksek seviyedeki yalanları tercih etmeye başlıyorlar.” “Çoğumuz bir refleks olarak yalan söylüyoruz ve bunun farkında bile değiliz,” diyor.

Bazı yalanlar zararlı olamayabiliyor. Onlara beyaz yalanlar diyoruz. Örneğin, sevdiklerimizi üzmemek adına söylediğimiz zararsız yalanların hayat kurtardığını biliyoruz. İlişkilerin bir çoğunda fırtınaların yarattığı hatta bir çok evliliklerin bu tür olaylardan sonra bittiğini biliyoruz.

Toplumsal hayatımızı elinde tutan bir done. Televizyonlarda yayınlanan birçok programın altında, sanal kurgular yatmıyor mu? Çocuk ebeveynlerine, sanatçı yeri geldiği zaman izleyenlerine, karı kocalar birbirlerine. Siyasetçilerin meydanlarda durum kurtarma yalanları yok mu?

En büyük aşklar küçücük bir yalan yüzünden bitmiyor mu? Ağzımızdan istemeden dökülen sıradan sözcüklerin karşımızdaki kişi için çok önemli olabilir. Sizin basit olarak algıladığınız birkaç kelimenin bir insanın dünyası aydınlanır veya kararır. Beynimizin doğru çalışması ve kelimelerin doğru çıkmasının önemini tüm ilişkilerimizde görebiliyoruz.

Ne diyelim, doğru ve sağlıklı düşünmenin ürünü yalansız ve toksinsiz bir hayat getiriyor.

 Karmaşık düşüncenin yorgunluğu mu, sade düşünmenin rahatlığı mı? Siz karar verin... Mutlu haftalar!

Az yalan söylenmez; yalan söyleyen her yalanı söyler. (Victor Hugo)

Yazarlarımızdan

12 Mayıs 2021, Çarşamba 19:01
12 Mayıs 2021, Çarşamba 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder