YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Her ülke kendi geleneksel yapısını yansıtan filmlerle varlıklarını ortaya koyarlar. Kısa ve uzun metrajlı yarışmalarda rahatlıkla gördüğümüz bu tarzlar, o ülkenin sanata bakış açısını gösterir.. Geçtiğimiz birkaç sezon önce , henüz korona illeti başlamamış ve "İstanbul film ekim günleri" haftasıydı. Büyük bir keyifle koştura koştura takip ettiğim gösterilerde bayağı hayal kırıklığına uğradım desem yalan olmaz. Galiba biz ne yaparsak yapalım özümüzden doğal olarak kopamıyoruz. Yerli filmlerimizin kendine has bir dokusu var, bizi bize anlatan. Vatan millet bayrak sanatta bile kendini gösteriyor. Dünyanın neresinde olursak olalım, gelip döneceğimiz yer kendi topraklarımızın bize yaşattığı güven ve rahatlık. Al işte bir virüs neleri ortaya çıkardı. O ayıla bayıla her fırsatta gittiğimiz Avrupa ve Amerika ülkelerine ne demeli. Sağlık sistemleri çökmüş durumda bizim Kızılay’ımıza muhtaç oldular.

Malum evlerde kapalı kaldığımız süre içinde bir çoğumuzun izlemediği tv programlar ve filmler kalmadı. Geçtiğimiz gecelerin birinde belki onuncu kez seyrettiğim Ata Demirel, Demet Akbağ’ın birlikte oynadığı "Eyvah Eyvah" filmi beni kahkahalara boğarken kendi içimde yeni sorular başlattı.

Biz bayağı esprili ve komik bir milletiz. En çok kullandığımız kelime dizisini, gel filmin adına yerleştir.

Eyvah Eyvah'ın kelime anlamı "Beklenmedik, kötü, hoşa gitmeyen bir haber veya olay karşısında duyulan acınma" olarak geçiyor. Bu nasıl başlık diye düşünürken hayatın içinde ne çok kullandığımız aklıma geldi. Gelişi güzel her yerde ağzımızdan dökülen ve Türk dil kurumunun anlamı dışına taşan bu sevimli sözcüklerin esiri olmuşuz da haberimiz yok. Türkçemizi bir karıştırıp sondaj yaparsak, daha birçok, gerçek anlamını kaybetmiş en dramatik kelimeleri esprinin baş köşesine yerleştirdiğimizi görürüz.

Hele bu corona olayında başlı başına bir trajikomik yaşadığımızı eminim bir çoğumuz farkındadır. İşte tv kanallarının birinde sokağa çıkma yasağı gününde emniyet güçleri bir arabayı çevirip günün yasağına hatırlattıkları beyefendinin cevabı ‘’ Karımın dırdırından bıktım hayatta eve dönmem corona olurum daha iyi. Eyvah Eyvah…

Yine başka bir olay, ‘’ Kocamın dırdırından bıktım ben bu adamla nasıl 18 yıl yaşamışım beynimin tüm devreleri yandı. Avukatımla konuşuyor ve boşanıyorum nafaka falan istemiyorum yeter ki gitsin. Eyvah Eyvah.

Biz hanımlar malum güzellik ve bakım deyince akan sular duruverir. Ekonominin canlanmasının tek nedeninin kadın olduğunu bu sektör çok iyi bilir ve dünya yıllarca bizim cinsimizin etrafında döner.

Yine bir haber !.. Bir kadın grubu toplanıp yasaklı günlerin birinde, aralarında ödenecek ceza parasını toplayıp her şeyi göze alarak bir kuaför salonunu açtırmışlar. Eyvah Eyvah.

Şehirler arası yasağın gelmesiyle yine hızla bazı kişilerin komik planları devreye girivermiş. . Sapasağlam kayınvalidesini arabanın arka koltuğuna yatırıp ‘’ Annem memleketinde ölmek istiyor ‘’ deyip yollara düşenleri mi isterseniz. Yine bir Eyvah.

Küçücük bir virüsten kim korkar bu dünyanın bize bir oyunu naraları atıp maskesiz sokaklarda dolaşanlara ayrı bir Eyvah.

En ilginç olanı, Nişantaşı gibi İstanbul’un gözbebeği bir semtte, birçok maskeli hanım küçük çocuklarına maske takmayı, ya unutmuşlar veya çocuklar çıkarıp atmışlar. Her halde nezih bir semte Corona uğramaz zannediyorlar. Binlerce Eyvahlar olsun diyerek şimdilik sağlıcakla kalın.

En akıllı kişi neyi bilmediğini bilendir. Sokrates

 

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder