Eyvallah sağlık olsun

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

"Eyvallah sağlık olsun" mucize bir söz. İnsanın içini ısıtan, ferahlık veren bir esinti. Kabulleniş ve geriye çekilme. "Nasıl olsa olamayacaktı niye bu kadar üstüne düştüm" durumları. Gizli bir kırgınlık. Hak ettiği sonuca ulaşamama.

Yapılan bunca emeğin boşa gitmesi. Değerinin anlaşılmaması. Kaybetmeyi efendice kabul etme sanatı da diyebiliriz. Millet olarak duygusal bir yapımız var. Nede olsa burcumuz Akrep, yükselenimiz Yengeç. Su dolu bir ülkeyiz. Tabii ki, içimizde kırgınlıklarımız olacak. Hele yaşanmışlıkların bir çırpıda çöpe atılması çoğu zaman hazımsızlık yaratır. Fakat hayatın içinde kaybetmelerin zevki, kazançların getirdiğinden çok daha karlı oluyor. Bunu anlatmak için çok çaba sarf etmek gerekiyor. Biliyorum "Hadi canım sen de" diyeceğinizi. Aslında hep birlikte sağlıklıca düşünelim. Kazandığınız şey her neyse, korumak ve elinizden kaçırmamak için daha çok enerji sarf etmek zorundasınız.

Kazanmak ego tatminidir

Her zafer bir yalnızlıktır. Kayıplarınız yanında teselliniz çoktur. İnsanlar mağdurları daha çok sever. O kişileri avutmaya çalışmak birçok insan için mutluluktur. Acı çeken birinin yanında olmak teselli edeni de güçlendirir. Kendi acılarına daha sağlam bakar. Kazanmak bir ego tatminidir. Asıl savaşı ondan sonra başlar. Elde ettiklerini koruma ve kollama çabası kişiyi yorar, yıpratır. Ara sıra kaybetmenin zevkini de tatmak lazım. Melankoliklik ve hüzün kişiye ayrı bir anlam verir. Dinginleşirsiniz. Bakın geçmişin keşişlerine; huzur veren sesleri ve görüntüleriyle adeta kanatsız bir melek gibidirler.

Oysa birçok acıdan geçtikten sonra o hale gelmişlerdir. Yarış insanın içindeki enerjiyi alıp götürür. İmitasyon bir mutluluk tebessümü içinde, kendinizi ne zamana kadar kandırabilirsiniz ki?

Kendiniz olamamaktan korkun

Kaybettiğiniz her durumdan daha güçlü bir şekilde çıkarsınız. Çünkü artık kaybettiğiniz zaman, başınıza gelecek en kötü durumun ne olduğunu, neler yaşayacağınızı biliyorsunuzdur. Daha ötesi yoktur. Zaten dibe vurmuşsunuzdur. Bir kere kaybetmiş olan insan daha sonraki adımlarında daha cesur olur. Bu bir ilan-ı aşk, bir ilişkiyi sonlandırmak, bir iş görüşmesi yapmak vs. olabilir. Bir ya da birden fazla kez reddedilmiş olabilirsiniz. Kimseyi yüzde yüz mutlu edemezsiniz. O yüzden kendiniz olun ve doğal davranın. Karşı tarafı kaybetmekten değil, kendiniz olamamaktan korkun.

Yeniye odaklanabilmek

Peki kaybettiğimiz zaman neler hissederiz?

Yine uzmanlara soralım istedim. Önce bir panik duygusu bünyemizi kaplıyormuş.

Sahiplendiğimiz, sahibi olduğunu düşündüğümüz bir şeyin hayatımızdan çıkması konfor alanımızı doğrudan etkileyeceğini, kendi içimizde kurduğumuz dengenin bozulacağını düşündüğümüz için, sudan çıkmış balık gibi hissediyormuşuz. Kaybetme korkusu yüzünden "hayır" kelimesi başta olmak üzere karşımızdaki kişiye söylemek istediğimiz birçok şeyi söyleyemiyormuşuz.

Kaybetmeyi bir kez tatmış insanlar bu konuda daha gözü kara ve cesur oluyorlarmış.

Uzmanlarınız devam ediyor. Neyi kaybettiğinize değil, elinizde nelerin kaldığına odaklanın.

Gözünüzde büyüttükleriniz aslında, sizin için gereksiz bir istek de olabilir.

Bunu çok sonraları anlarsınız. Görüyoruz ki, kendimizle ilgili yeni hedefler belirlemek ve bunun için motivasyon kaynakları bulmak, kısacası "yeniye odaklanmak" anahtar kavramımız olmalı. Gelecek, geçmişten çok daha güzel olacaktır. Yaşandı ve bitti olarak bakalım. Sonuçta 'eyvallah sağlık olsun' diyelim. Gidenleri de boş verelim. Herkesin yolu açık olsun.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder