Geçmiş zamanların güzellik anlayışına dönüyoruz: Afrodit'in kızları

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Öncelikle, tarihin tozlu sayfalarını karıştırarak yazıma başlamak istiyorum. "Kim bu Afrodit?" sorusuna hepimizin aşağı yukarı vereceği bir cevap vardır. Afrodit Yunan mitolojisinde aşk ve güzellik tanrıçası; Roma mitolojisindeki ismi ise Venüs'tür. Homeros tanrıçanın Zeus ile Okeanos kızı Dione'den doğduğunu söylenir. Hesiodos Theogonia da bu tanrıçanın denizin köpüklü dalgalarından doğduğu tasvir edilir. Günümüzde anlatımı ise; işveli, cilveli ve gönül alıcıdır. Güzelliği, sevgiyi, aşkı simgeleyen tanrıça sıfatıyla çoğu yerde karşımıza çıkar. 

Kadın güzelliğinin yüzyıllara sığmayan hikayelerini hepimiz biliyoruz.  Dünya pazarının en büyük objesi ‘’kadın’’ olduğu için tüm yatırımlar bu yönde yapılır. Kadın beyni zaten kendinin bu yönünü iyi keşfettiği içinde, her alanda gücünü kullanmayı Adem ve Havva’dan bu yana baya öğrenmiştir.

Her devirde kadın güzelliği şekil değiştirmiş, ama yaşadığı döneme kendi kriterleri ile damgasını vurmuştur. Erkekler dünyasında saltanatını sürdürmek şöyle dursun, kendi cinsleri arasında da, bitmeyen savaşları dillere destan olmuş, bu durum yine en çok erkeklerin dünyasına yaramış ve ticari pazarın baş kahramanları haline gelmişlerdir. Daha sonra ‘’Kendim ettim kendim buldum’’ sloganları işe yaramayınca bu durumu akıllıca günün şartlarına uygun avantaja çevirmeyi de çok iyi becerebilmişler. Bu Afrodit soyundan baya korkulur doğrusu.

Mitolojik hikayelerin dibinden günümüze uzanan kadın güzelliğinin geçirdiği evrimlere değinirsek,  sayfalar dolusu yazmamız gerekir. Özellikle 1990'lardan yakın zamana kadar ideal güzellik standartı dünyanın en ünlü oyuncak bebeği Barbie üzerinden tanımlanıyordu. Barbie bebeğe benzemek için onlarca operasyon geçiren kadınların haberlerini defalarca okuduk gördük dinledik. 

Cerrahi dünyasının kadına verdiği hizmette sınır yoktur operasyonlarının sonucunda inorganik kadınlar topluluğunun sonu daha nerelere varacak bilemeyiz fakat ‘’alan memnun, satan memnuniyeti’’ içinde herkes gül gibi birbiriyle geçinip gidiyor.  

Güzellik yarışmalarının değişen şartlarının eğriliği ve doğruluğu ile ilgili yorum yapmak için, karmaşa ve kaosun içinde kaybolan değerleri çözmek, değişen dünya ölçülerinin getirdiği sosyal ve kültürel sorgulamaları incelemek gerekiyor. Dünya değiştikçe her şey değişiyor ve kadın güzelliğine bakış açımız da farklılaşıyor. Geçmiş yıllarda organik ve doğallığı savunurken günümüzde estetik harikalarını baş tacı yaptığımız için gerçek Afrodit’in ölçüleri uzaklarda kaldı. Hatta kayboldu diyebiliriz.  

Son dönem magazin haberlerinde baş köşe kurulan birkaç yıl öncesinin Türkiye güzeli Şevval Şahin’in garip türkçesi ve bir türlü derdini anlatamayışı alay konusu olmuştu. Bence kızın hiçbir günahı da yoktu. Bilerek görülerek her türlü incelemeden geçmiş, seçilmiş kraliçeliğinin keyfini ve umursamazlığını yaşıyordu.  

Günümüzün yeni model ‘’alfa ‘’ erkeklerinin Afroditleri de şüphesiz bu tarz olacaktı. Saçlar çıtçıtlı, kirpikler ipek, dudaklar dolgu, göğüsler silikonlu, dişler ağızlarına sığmıyor. Birde üstüne üstlük Atv'nin çok sevdiğim ‘’Kim milyoner olacak ‘’ yarışma programının daha ilk baraj sorusunda ‘’Ben bu soruyu jüriye sorabilir miyim?‘’ demiyorlar mı? Ah kızlar ah… Sizi geçmiş Afrodit anneanneleriniz görseydi saçlarınızı başlarınızı yolardı. Ne diyelim!. Keşke dünya şaşırıp bir tersine dönse de, eski güzel değerlerimiz yeniden gelebilseydi.  


Güzellik görenin gözündedir ( anonim)

Yazarlarımızdan

23 Kasım 2020, Pazartesi 08:23
23 Kasım 2020, Pazartesi 08:17
Sıradaki haber yükleniyor...
holder