YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Lenfödem, genellikle kol veya bacaklarda meydana gelen cilt altındaki şişliklerdir. Vücudun belli bir bölgesini tutabilmekle birlikte yaygın olarak da görülebilir. Kalpten vücuda dağılan kanın yaklaşık yüzde 80’i toplardamarlar (venler) yoluyla tekrar kalbe geri döndürülürken, yüzde 20 kadarı dokularda hücreler arası bölgede kalır. Bu miktar lenf damarları ile tekrar kalbe geri döndürülür. Lenf damarları kılcal damarlar kadar, hatta biraz daha ince çaplıdır. Bu lenf damarlarının oluşturduğu dolaşım sistemine 'lenfatik sistem' denir. Lenfatik sistem, vücudu sağlıklı tutmak için çok önemlidir. Protein açısından zengin lenf sıvısını vücutta dolaştırarak bakteri, virüs ve atık ürünleri toplar. Lenfatik sistem bu sıvıyı ve zararlı maddeleri lenf damarlarına taşır ve bu da lenf düğümlerine yol açar. Atıklar daha sonra lenf düğümlerinde yaşayan enfeksiyonla mücadele hücreleri olan lenfositler tarafından filtrelenir ve sonuçta vücuttan uzaklaşır. Lenfatik sistem dolaşımında ortaya çıkan ve herhangi bir sebepten kaynaklanan tıkanıklıklar, tıkanıklığın olduğu seviyenin altında şişliğe neden olur. Oluşan bu şişmelerin şiddetine bağlı olarak da çeşitli klinik tablolar ve komplikasyonlar gözlenir.

Etkilenen bölgede oluşan lenfödem belirtilerine dikkat etmek gerekir. Erken tanı her hastalıkta olduğu gibi bu hastalıkta da birçok istenmeyen sorunun engellenmesini sağlar. Eğer parmak, kol veya bacağınızın bir kısmı veya tümünde;

  • Şişme
  • Ağırlık veya gerginlik hissi 
  • Hareket kısıtlılığı veya harekette gerginlik hissi
  • Tekrarlayan cilt enfeksiyonları,
  • Ciltte sertleşme ve kalınlaşma varsa lenfödem sorununuz olabilir. 

Lenfödemin neden olduğu şişlik, kol veya bacağın boyutundaki hafif, neredeyse hiç fark edilmeyen değişikliklerden, etkilenen bölgenin kullanımını zorlaştıran ciddi değişikliklere kadar değişir.

Lenfödem lenfatik sistemdeki bir problem sonucu ortaya çıkabileceği gibi, başka bir hastalığın veya durumun da lenf düğümleri veya lenf damarlarını etkilemesi sonucu ortaya çıkabilir.  

  • Ameliyat: Meme kanseri ameliyatı gibi lenf düğümlerinin çıkarılması gereken durumlarda veya lenf düğümlerine yakın yerlerde yapılan ameliyatlarda lenf düğümlerinin veya lenf damarlarının yaralanması lenfödem ile sonuçlanabilir.
  • Kanser için radyoterapi: Radyasyon, lenf düğümlerinde veya lenf damarlarında zedelenmeye neden olabilir.
  • Kanser: Kanser hücreleri lenfatik damarları tıkarsa, lenfödem oluşabilir. Örneğin, bir lenf düğümü veya lenf damarı yakınında büyüyen bir tümör, lenf sıvısının akışını engelleyecek kadar genişleyebilir.
  • Enfeksiyon: Lenf düğümlerinin veya parazitlerin enfeksiyonu, lenf sıvısının akışını kısıtlayabilir. Enfeksiyonla ilişkili lenfödem en çok tropikal ve subtropikal bölgelerde görülür ve gelişmekte olan ülkelerde görülme olasılığı daha yüksektir.
  • Yaşlılık, aşırı kilo veya obezite, romatoid veya psoriatik artrit, hareketsiz yaşam tarzı, ciltte ortaya sık çıkan enfeksiyonlar gibi durumlar da lenfödemin ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir. 

Kol veya bacaktaki lenfödem ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Özellikle enfeksiyonların ortaya çıkması çok sık karşımıza çıkar. Lenfatik damarlar ve sistem sağlıklı çalışmadığı için ortaya çıkan enfeksiyon hızlıca yayılma eğilimi gösterir. Enfeksiyonlar ciltte selülit tarzında olabileceği gibi, lenf damarları boyunca hızlıca yayılıp lenfanjit de ortaya çıkarabilir. 

Ayrıca tedavi edilmemiş çok şiddetli vakalarda ilerleyen zamanlarda lenfanjiyosarkom denen ve nadir görülen yumuşak doku kanseri tipi ortaya çıkabilir. Olası lenfanjiyosarkom belirtileri deride mavi-kırmızı veya mor izler içerir.

Herhangi bir ameliyat veya girişim geçirecekseniz, radyoterapi alacaksanız, doktorunuza bu işlemin lenf düğümlerini veya lenf damarlarını içerip içermeyeceğini sorun. Böylece olası risklerin farkında olacaksınız.

Lenfödem riskini azaltmak için şunları yapmaya çalışın:

  • Kolunuzu veya bacağınızı koruyun: Etkilenen uzvunuzun yaralanmasından kaçının. Kesik, sıyrık ve yanıklar enfeksiyonu davet edebilir. Kendinizi keskin nesnelerden koruyun. Örneğin elektrikli bir tıraş bıçağıyla tıraş edin, bahçe veya yemek pişirirken eldiven giyin ve dikerken bir yüksük kullanın. Mümkünse, etkilenen uzvunuzda kan alımı ve enjeksiyonlar gibi tıbbi prosedürlerden kaçının.
  • İyileşirken kol veya bacağınızı dinlendirin: Kanser tedavisinden sonra egzersiz ve esneme teşvik edilir. Ancak ameliyat veya radyasyondan kurtulana kadar yorucu aktivitelerden kaçının.
  • Kol veya bacağınızda ısıdan kaçının: Etkilenen bölgeye soğuk ya da sıcak uygulamayın. Ayrıca, etkilenen uzvunuzu aşırı soğuktan koruyun.
  • Kol veya bacağınızı kaldırın: Mümkün olduğunda etkilenen uzvunuzu yukarıda tutmaya çalışın.
  • Sıkı kıyafetlerden kaçının: Sıkı oturan giysiler ve kolda kan basıncı manşetleri gibi kolu veya bacağı daraltabilecek herhangi bir şeyden kaçının. Tansiyonunuzun diğer kolunuza alınmasını isteyin.
  • Kol veya bacağınızı temiz tutun: Cilt ve tırnak bakımını yüksek öncelik haline getirin. Kol veya bacağınızdaki cildi her gün inceleyin, cildinizde enfeksiyona neden olabilecek değişiklikleri veya kırılmaları izleyin. 
  • Evde veya dışarıda çıplak ayakla kesinlikle dolaşmayın: Ayağınıza batacak herhangi bir cisim yaralanmaya neden olarak enfeksiyon oluşmasına zemin hazırlayabilir. 
  • Cilt temizliğinize ve bakımına özen gösterin. 

Yazarlarımızdan

28 Mayıs 2020, Perşembe 07:25
28 Mayıs 2020, Perşembe 07:20
Sıradaki haber yükleniyor...
holder