Bir Instagram hesabının anatomisi: Cem Yılmaz

YAZI BOYUTU

Kemerlerinizi bağlayın. Ya da bağlamayın rahat oturalım. Bu köşede Instagram profiline sıkıştırılan, kimsenin hayal kırıklığına uğramadığı, mutsuz olmadığı, her şeyin yolunda gittiği ‘müthiş’ hayatları konuşuyoruz. Posta-Portre’nin bu haftaki konuğu Cem Yılmaz.

Dünyası kendi yarattığı lunapark gibi

Cem Yılmaz’ın adını hangi yetenek duyduysa gelmiş ve aklının içine yerleşmiş. Önce karikatüristti, sonra komedyen, oyuncu, senarist, müzisyen, yapımcı ve yönetmen oldu. Filmleri iyi hoş ama ben en çok komedyen halini seviyorum. Aradığı gişeyi bulamayan Karakomik Filmler serisinin ikinci filmleri ‘Deli’ ve ‘Emanet’ 17 Ocak’ta vizyona girecek.

Cem Yılmaz yine her iki filmde iki farklı karakteri canlandıracak. Hangi filmi isterse çekiyor, kimleri isterse oynatıyor. Dünyası kendi yönettiği lunapark gibi... Arkadaşlarıyla birlikte bir oyuncaktan diğerine koşuyor ve çok eğleniyor gibi. Müthiş! Aşk hayatına hiç girmeyeceğim; tercihlerini ve ilişkilerini hayli sıkıcı buluyorum.

Paylaşımlarından anlaşıldığı kadarıyla oğlu Kemal zeki ve yetenekli bir çocuğa benziyor. Müzik ve dans konusundaki hünerlerini profilinde sıklıkla paylaşıyor. Hmmm maşallah, nazar boncuğu...

Aşk, insanı çizgisinden çıkarıyor

Nazar boncuğu demişken... Defne Samyeli’yle ilişkisi devam ederken bir keresinde nazar boncuğu fotoğrafı paylaştı. Nazara inanmasını değil ama boncuğu paylaşmasını bayağı buldum. Aşk, insanı çizgisinden çıkarıyor malum. Nazardan bu kadar çekiniyorsa Instagram’da nazar boncuğu paylaşmak yerine adaçayı, günlük ve üzerlik karışımı tütsü yapmasını öneriyorum.

Evin ve insanın enerjisini tazeliyor. Zafer Algöz, Ozan Güven ve Özkan Uğur’la hiç ayrılmıyor gibiler. Onları ‘Ninja Kaplumbağalar’a benzetiyorum. Hem birlikte çalışıyorlar hem de çok iyi arkadaşlar. Paylaşımlarında da onlara sık sık yer veriyor elbette. Arada gözlerini kısıp, uzaklara bakarak verdiği pozlar çok komik. Bir de altına ‘Yaşlı Kurt’ yazmış.

Russell Crowe’a söyleyeceklerim var

Geçenlerde Russell Crowe’un ona gönderdiği bir videoyu paylaşmış ve “Her filmde beni arayıp ‘Hayırlı olsun’ diyen bu kaliteli abimi çok seviyorum” yazmış. Russell Crowe geçenlerde Sydney Havalimanı’nda kaşınırken ve bakımsız halde objektiflere takılmıştı. Bir daha aradığında kaliteli abine lütfen söyle, iç dünyasında her ne yaşıyorsa kendini bir an önce toplasın! Biz onu ‘Gladyatör’ olarak hatırlamak istiyoruz.

“Bizi fay hatları mı birleştirmeli birader? Normal günlerde de iyi geçinen insanlar olabiliriz”

OT Dergi’nin Ocak sayısında Murat Menteş’le derin bir söyleşi yapmışlar. “Bugün toplumdaki ‘kaba, sert’ dediğimiz tiplerle beraber 60 bin yıl önceye gitsek eminim hayatımızı onlar kurtaracak. Biz gene mağarada durup ‘Beyler tehlike geçti mi’ diyeceğiz” demiş. Ama işte 2020’deyiz.

Kaba ve sert tipler mamutlarla savaşmak yerine kötü enerjileriyle sokakların arasında dolaşıyor. Ötekileştirme üzerine de “Ben hiç kimseyi ‘yaşamasına lüzum olmayan biri olarak görmüyorum. Bir deprem anında hepimiz yan yana geliyoruz. İyi de bizi fay hatları mı birleştirmeli birader? Normal günlerde de yardımlaşan, iyi geçinen insanlar olunabilir” demiş. Ahh! Bu sefer o kadar haklı ki...

Profil değil sanat galerisi

Bir Ömer Koç olmasa da hatırı sayılır bir sanat koleksiyonu var. Profili zaman zaman bir sanat galerisini andırıyor. Tercihleri de şahane! Özellikler Neo-ekspresyonist grafiti sanatçısı ve ressam Jean-Michel Basquiat’nın birçok eserine sahip ve profilinde hepsini görebilirsiniz.

Ressam Keith Haring’in hayranı olması da sanat zevkinin boyutunu arşa çıkarıyor. Kısacası 4 milyon 700 bin kişinin takip ettiği profilinde sanat eserleri, arkadaşları, oğlu Kemal ve filmleri var. Bugüne kadar 947 paylaşım yapmış. Biraz çok ama profilin kalitesi yüksek olduğundan bir şey demiyoruz.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...