Bir Instagram hesabının anotomisi: Esra Dermancıoğlu

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Kemerlerinizi bağlayın. Ya da bağlamayın rahat oturalım.

Bu köşede Instagram profiline sıkıştırılan, kimsenin hayal kırıklığına uğramadığı, mutsuz olmadığı, her şeyin yolunda gittiği ‘müthiş’ hayatları konuşuyoruz. Posta-Portre’nin bu haftaki konuğu oyuncu Esra Dermancıoğlu.

INSTAGRAM NOTU 10/10

ANLATILMAZ YAŞANIR ONU DENEYİMLEYİN

Esra Dermancıoğlu, ‘Fatmagül’ün Suçu Ne?’ isimli travmatik dizide Fatmagül’ün kötü yengesi Mukaddes olarak hayatımıza girdi. Diziye rağmen iyi ki de hayatımıza girmiş. Karantina sürecinde Esra Dermancıoğlu’nun, gezegenimizin en tuhaf ve ilgi çekici canlılarından biri olduğunu keşfettim. Önceden kesin söylemişimdir, beynine girip iki-üç gün yaşamak ve deneyimlemek istediğim bazı insanlardan oluşan kısa bir listem var.

Esra Dermancıoğlu da karantinadaki Instagram paylaşımlarıyla bu listeye üst sıralardan giriş yaptı. Bu hafta, bu aykırı, kendi halinde, zeki kadını konuşacağız. Konuşacağız ama kelimeler kifayetsiz kalacağı için onu deneyimlemenizi ısrarla tavsiye edeceğim.

Profiline girin ve biraz vakit geçirin. Ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız. Hele de berbat bir gün geçirdiyseniz onun canlı yayınlarını izlemek neşenizi geri getirecektir.

ANTİDEPRESAN ETKİSİ YARATAN DANS VİDEOLARI

İsterse dans ettiği müthiş videoları paylaşıyor, isterse sabahın 04:00’ünde “Ne yapıyorsunuz bakayım diye aradım” diyerek canlı yayınlar açıyor. Ben en çok dans ettiği videoları seviyorum. Size nasıl hissettirir bilemem ama dans ettiği videolar bende antidepresan etkisi yaratıyor.

O kadar doğal ve komik ki videoları defalarca izleyebilirsiniz. Bu profilin bir şarkısı olsaydı o kesinlikle ‘Ahh eğleniyor kendi başına ahh neşesi yeter’ olurdu.

Son günlerde oyuncu Alican Yücesoy’la birlikte canlı yayın yapıyorlar. Esra, Alican’a saçı başı kıyafeti un içinde, ekmekler yapmaya çalışıyor ama bir türlü başaramıyor da başaramıyor. Şakadan diye umduğum bir flört halindeler. Ben bu şakadan biraz sıkıldım ama onlar eğleniyor gibi görünüyor. O yüzden bu konuda yorum yapmayacağım. Esra’yı kendi başınayken çoook daha eğlenceli buluyorum.

‘ÖNÜNÜZE GELENE DELİ DEMEDEN ÖNCE FOUCAULT’YA KULAK VERİN

Bu arada karantinadan önce de müthiş paylaşımlar yapıyormuş. Kamerayı burnunun dibine sokarak ‘Ne me quitte pas’ şarkısını söylediği bir video var. ‘Şaşı olabilirim ama aksanım 10 nümero’ yazarak paylaşmış. Aaa ne oluyor bana ya!

Öve öve bitiremedim profili! Ama ne yapayım bugüne kadar karşılaştığım en gerçek ve içten ünlü profiliydi. Haha. Canlı yayın yapmadığı zamanlarda kamerayı açıp kendi kendine konuşuyor. Takipçileriyle dertleşiyor.

Öne çıkanlara ‘Delilik’ diye bir bölüm eklemiş ve diyor ki “Her önünüze gelene deli demeden önce Michel Foucault’ya kulak verin.” Kısaca kulak verirsek konu şu; “Akıl, kendini ancak deliliğin zıddında, deliliğin zıddı olarak tanımlayabiliyor. Öyleyse delilik, toplum düzeninin varlığı için gereklidir.

Çünkü bu düzen ancak kendi negatifinin aynasında kimlik bulabiliyor.” Bu konuya daha uzun kulak vermek isteyenler ‘Deliliğin Tarihi’ni okuyabilirler. Genelde profilin şampiyon fotoğraflarını seçerdim ama bu sefer Esra Dermancıoğlu’nun Instagram profilini karantina sürecinin eeeennn şampiyon profili ilan ediyorum.

Yazarlarımızdan

08 Temmuz 2020, Çarşamba 07:32
08 Temmuz 2020, Çarşamba 07:24
08 Temmuz 2020, Çarşamba 07:22
Sıradaki haber yükleniyor...
holder