Erdil Yaşaroğlu: Renklerini kaybetmemiş yetişkin bir çocuk sizi 'Oyun'a davet ediyor

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Erdil Yaşaroğlu, 12 dönüm arazinin üzerine dünyanın en büyük karikatürünü çizerek Guinness Rekorlar Kitabı’na girmiş bir karikatürist.

Aynı zamanda Mimar Sinan Üniversitesi’ne birincilikle girmiş bir heykeltıraş.

Bu kez karşımıza karikatürleriyle değil ‘Oyun’ adını verdiği ilk kişisel heykel sergisiyle çıktı. ‘Oyun’ sergisini 3 Kasım’a kadar Bomontiada’da görebilirsiniz.

‘Oyun’ sergisinin kafanızdaki hikâyesi nasıl başladı?

Uzun zamandır kişisel bir heykel sergisi açmak istiyordum. Heykelleri bir odanın içine hapsetmek istemedim. Bir sergi salonu yerine kamuya açık bir açık havada yapmak istedim. İnsanların eserlere daha kolay ulaşmasını istedim. Yapı Kredi bomontiada bunun için çok uygundu ve işe koyulduk. Burası eserlerim için güzel bir oyun alanı oldu.

Buraya ziyarete gelenler neler görecek?

18 heykel, bir sürü karikatür defteri ve eskizler görecekler. ‘Oyun’ sergisinin ilk eskizlerinden son dokunuşa kadar hikayesini anlatan beş dakikalık bir film de var.

Heykelleriniz de karikatürleriniz gibi hayvan odaklı. hayvanlar insanlardan daha mı ilgi çekici geliyor size?

İnsanı hayvanlar üzerinden anlatmayı seviyorum. Bence hayvanların dünyası insanların dünyasından daha güzel.

Teknoloji her geçen gün gelişse de insanlar ilkelleşiyor gibi görünüyor. siz modern dünyayla nasıl baş ediyorsunuz?

Hayata biraz pozitif bakarak ve mizahla baş ediyorum. Çok korkunç şeyler yaşıyoruz. Korkunç bir şey yaşadığınızda onu hafife almaktan değil gülüp geçmekten bahsediyorum. Olaya mizahi taraftan bakarak çok sert gelen bir meteoru göğsümde yumuşatıyorum. Herkesin dünyasında mizah olmalı. Mizah insanların birbirine hoşgörüyle yaklaşması için güzel bir yol.

Son günlerde yaşadığınız en etkileyici olay neydi?

Botswana, Zimbabwe ve Zambiya turu yaptım. Victoria Şelaleleri’ni gördüm. Orada aynı anda yedi gökkuşağı gördüm.

Çok dingin görünüyorsunuz. sizi en çok sinirlendiren şey ne?

Anlık sinirleniyorum ben. Durum gıcıklığı oluyor. Hayatla ilgili bir sürü üzüldüğüm sıkıldığım şey oluyor. Beş dakika haberleri izlesem üç kere travmaya giriyorum.

Kimsenin bilmediği gizli zevkleriniz var mı?

TIR kullanmaya bayılıyorum. Rüyanda uçtuğunu gördüğünde çok mutlu hissedersin ya ben de TIR kullanırken böyle hissediyorum. Kendinden çok büyük bir şeyi hareket ettirebilmek inanılmaz bir his.


Çocukluğumuzdaki hayal gücünü koruyabilsek ülkemiz süper güç olurdu

Siz renklerini kaybetmemiş yetişkin bir çocuksunuz. Yetişkin bir çocuk modern dünyada nasıl oyunlar oynayabilir?

Benim için oyun, içinde zorluk seviyeleri olan, bir amaca koştuğun ve o amaca doğru giderken karşılaştığım sorunları çöze çöze ilerlediğim ve ilerledikçe mutlu olduğum ve birçok şey öğrendiğim, finalde de çok keyif aldığım bir şey.

Yetişkinler giderek grileşen dünyada içlerindeki çocuğu nasıl yaşatacaklar?

Herkesin kendi yolu olmalı ama insanı hayata bağlayan ve içindeki çocuğu ayakta tutan şey meraktır. Merak bittiği anda sen de bitersin. Merakınızı kaybetmediğiniz sürece çocuk kalırsınız ve başarılı olursunuz.

Bu ülkenin çocuklarına ne söylemek istersiniz?

Doya doya çocukluklarını yaşasınlar; çünkü çocuklukta yaşananlar çok şey öğretiyor. Çocukluğumuzdaki hayal gücünü koruyabilsek ülkemiz süper güç olur.


Yazarlarımızdan

17 Eylül 2020, Perşembe 07:54
17 Eylül 2020, Perşembe 07:50
Sıradaki haber yükleniyor...
holder