Sedef Sebüktekin: 'Yetenekli olsan bilirdik, boşuna uğraşıyorsun' diyenlere inat vazgeçmedim

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

İyi yazılmış bir romanı okurken kendimizi istemsizce romanın dünyasına buluruz ya, Sedef Sebüktekin’in yüreğinden ve aklından çıkan şarkılarını dinlerken de o şarkıların dünyasında buluyorum kendimi. Kayıtsız kalınamayan bir teslim oluş hali… “Şu kalbim bir yol buldu hep” diyor son çıkan single’ı ‘Uzaktan’da. Müzik vesilesiyle buluştuk ama daha çok hayata dair konuştuk.

‘Hayalin Kadar’, ‘Bul Beni’, ‘Sen İstersin’ şarkılarında hüzünle karışık bir hüzün var. Sen söylerken ne hissediyorsun?   

Şarkılarımı söylerken zaman duruyor. Başka bir kafa yaşadığım ana gidiyorum. Hislerimi gözlemleyerek şarkılarımı yazıyorum. Hem yazarken hem de söylerken kendimi şarkılarıma teslim oluyorum.

Peki, şarkı söylemediğinde kafanda nasıl müzikler çalar?

Geçenlerde Nova Norda, Birkan Nasuhoğlu ve Canozan’la ‘Şarkıların Ev Hali’ adında bir proje yaptık. Üç hafta şehir dışında bir evde inzivaya çekildik ve inziva süresince yaptığımız şarkılardan bir albüm hazırladık. Bu aralar kafamda hep o şarkılar çalıyor. Çok da güzel oldu. Kısa zaman sonra dinleyiciyle buluşacak. Normal zamanlarda ise ruhu olan müzikler dinlemeyi seviyorum. Pop müzik bana cilalı ve planlanmış geliyor.

 Müzisyen Canozan’la birlikte inanılmaz işler yapıyorsunuz. Dostluğunuz nasıl başladı?

Yeditepe Üniversitesi’nde okuyorduk ve okulun sinema kulübünde tanıştık. Cano’yla birbirimize yaptığımız müzikleri dinletirdik. Cano, o zamanlar bilgisayarda bir müzik programı vardı. Onu öğrenmeye çabalıyordu. “100 şarkı yapacağım ve 100 şarkı sonunda bu programı öğreneceğim” dedi. Artık çoğu kişinin aşina olduğu ‘Bul Beni’ şarkısı o 100 şarkıdan biriydi. Şarkıyı çok beğendim ve söylemek istedim. Birlikte kaydettik. Uzun süre kimsenin dikkatini çekmedi ama şarkıyı Sofar’da çalınca çoğu kişiye ulaştık.

Şarkıların bana biraz nahif biraz melankolik olduğunu düşündürüyor. Bu doğru mu yoksa uyduruyor muyum?

Kesinlikle uydurmuyorsun. İnsanları ve diğer canlıları incitmekten çok çekinirim. 

Türkiye’de bağımsız müzisyen olmak hayatını kolaylaştırıyor mu yoksa zorlaştırıyor mu?

Türkiye’de bağımsız müzisyen olmak benim için bir nimet. Benim gibi içine kapanık ve bireysel müzik yapan bir insan 10 sene önce belki müzik piyasasında yer bulamayabilirdi. Şirketlerin müzisyeni seçmesi söz konusuydu ama şimdi sosyal medya sayesinde de oturduğum yerden sesimi dünyanın öbür ucuna duyurabiliyorum. 

FANATİK BİRİ DEĞİLİM, VAR OLMAK İÇİN BİR GÖRÜNÜŞÜN SAVUNUCULUĞUNU YAPMAMA GEREK YOK

‘Ara’ şarkısının klibinde modern dans performansı sergiledin. Ruhunda müzik dışında başka hangi mücevherleri saklıyorsun?

Dans etmeyi çok seviyorum. Resim de çiziyorum. Yeri geliyor şiir yazıyorum. Bazen aklıma bir senaryo geliyor, hemen onu yazıyorum. Bir sürü şeyle ilgilendiğim için bazen çok kanallı düşünebiliyorum. Bir şarkıyı yaparken klibi de kafamda kurabiliyorum.

Aynı klipte LGBTİ+ bireylere de selam veriyorsun. Son zamanlarda LGBTİ+ bireyler çok destek görüyor ve onları yok sayanlar eleştiriliyor. Bu konunun bu kadar üzerine düşülmesi normalleşme sürecini yavaşlatmıyor mu sence de?

Sana katılıyorum. Göze sokmadan dertler anlatılmalı. Milyonlarca kişinin oynadığı ‘The Last of Us’ diye bir oyun var ve senaryodaki esas kız lezbiyen. Bir oyun senaryosunda böyle bir durum yaratmak çok güzel organik bir anlatım. Biz de ‘Ara’ klibinde göze sokmadan destek vermek istedik. Fanatik biri değilim, var olmak için bir görüşün savunuculuğunu yapmama gerek yok.

MÜZİK BENİM İÇİN BİR İLETİŞİM ARACI NORMALDE İÇİNE KAPANIK BİRİYİM

İnsanın kendini anlatması kolay değil ama sence sen nasıl birisin?

İçine kapanık biriyim. Kendi içimde çok konuşurum ama en kuvvetli olduğun alan konuşmak değil. İnsanlarla iletişim kurarken daha çok gözlemci olmayı seviyorum. Arkadaş grubunda sürekli ön planda olup bir şeyler anlatan kişi ben değilim. daha çok geride dururum ve keyifle izlerim. Müzik benim için bir iletişim aracı. Normalde kuramadığım iletişimi müzikle kuruyorum.   

Nasıl bir aileye doğdun?

Annem İranlı, babam Türk. Babam İran’a iş seyahatine gitmiş ve bir partide annemle tanışmışlar. Devrim muhafızları o dönem partileri basıp İranlıları alıyorlarmış. Annem de babamı hiç tanımamasına rağmen yanına gidip “Sorarlarsa beraber olduğumuzu söyleyebilir miyim?” demiş. Babam da kabul etmiş ve aralarındaki bağ bu şekilde başlamış. Ben İstanbul’da doğup büyüdüm. Doğduğumda annem Türkçe bilmiyordu evde İngilizce konuşuyorduk.

İRANLI BİR ANNENİN KIZIYIM, BİLİNENİN AKSİNE İRAN’DA KADINLARIN SÖZÜ GEÇER

Peki, İran ve Türkiye arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları nasıl değerlendirirsin?

İran’daki rejim apayrı bir konu ama İran’da evlerde bilinenin aksine kadınların sözü geçer. İran kadınları hayli özgüvenli ve güçlü. Rejim tatsız bir konu olsa da İranlılarla tanışınca bambaşka bir dünya keşfedersin. Pers İmparatorluğu’ndan gelen zengin bir kültür var. Yemekleri ve gelenekleri aşırı sofistike. Gelecekten Farsça bir şarkı yapmayı çok isterim. Pandemiden önce senede bir ya da iki kez İran’a gidip anneannemleri ziyaret ederdim.

Ben temelde köksüzlüğe inanırım ancak sen kendini en çok nereye ait hissediyorsun?

İki farklı kültürde de evim olması bana çok iyi ve zengin hissettiriyor.

İÇİMDEKİ MÜZİĞİ KEŞFETMEYE BABAMIN GİTARINI TINGIRDATARAK BAŞLADIM

Müzikle ilk temasın nasıl oldu?

Biraz geç oldu. İçimdeki müziği keşfetmeye babamın gitarını tıngırdatarak başladım. “Yetenekli olsan bilirdik, boşuna uğraşıyorsun” diyenler oldu. Biraz da ona inat vazgeçmedim. Lisede davul çalmaya başladım. Müzisyen olmak bir oyun alanının olması demek. Böyle bir mesleğim olduğu için kendimi çok şanslı hissediyorum.

İNSANLIĞIN DOĞRU DEĞERLERLE YAŞADIĞINI HİSSETMİYORUM, DÜNYA İÇİN DİSTOPİK BİR GELECEK GÖRÜYORUM

Varoluş sıkıntıların ya da sorgulamaların oluyor mu?   

Olmaz mı! Geleceğe baktığımda dünya için distopik bir resim görüyorum. Slavoj Žižek gibi modern düşünürlerin fikirlerine önem veriyorum. İnsanlık yanlış şeyin peşinden koşuyor ve bu koşu dünyaya ve insanlığa zarar veriyor. Doğru değerlerle yaşadığımızı hissetmiyorum.

Hayatında işler yolunda gitmediğinde, kendini o sorunun içine nasıl konumlandırıyorsun ve oradan nasıl çıkıyorsun? Bunalımdan çıkış kitin var mı?

Hangi his yüzeye çıkıp köpürdüyse önümü görebilmek için onun sakinleşmesini beklerim. Ne yaşıyorsam dibine kadar yaşıyorum. Üzerini kapatmaya çalışmıyorum. Köşeme çekiliyorum ve ortaya çıkan hissi anlamaya çalışıyorum. Önce kendime nazik davranmaya çalışıyorum. Gerekli sabrı gösterince bunalımdan farkındalıkla çıkarsın. Düşüşler, farkındalık anının ilk adımıdır. Duygularımızla temas etmeye çekinmemeliyiz.

SEDEF SEBÜKTEKİN’İN FAVORİLERİ

5 şarkı

  • Bonobo - Recurring
  • Thelonious Monk - Round Midnight
  • Origin of Man - The Budos Band
  • High Hopes - Pink Floyd
  • Chan Chan - Buena Vista Social Club

5 film

  • Birdman
  • Taste of Cherry
  • Dogtooth
  • Relatos Salvajes
  • The Intouchables


5 kitap

  • Alamut Kalesi - Vladimir Bartol
  • Satranç - Stefan Zweig
  • İsimsiz Metin - Akın Sevgör
  • Yaratma Cesareti - Rollo May
  • Sonsuzluğun Sonu - Isaac Asimov

Yazarlarımızdan

17 Nisan 2021, Cumartesi 07:01
17 Nisan 2021, Cumartesi 07:01
17 Nisan 2021, Cumartesi 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder