Türkiye'den Hawaii'ye uzanan bir müzik yolculuğu: Hazi

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Geçtiğimiz ay son teklisi ‘Yaralı’yı yayınlayan Hazi (Hazal Kazancı), özgür ruhlu ve yetenekli bir müzisyen. Müzisyen kimliğini, dokuz yaşında piyano çalarak oluşturmaya başladı. Darüşşafaka mezunu, Bilgi Üniversitesi’ni tam burslu kazandı. USLA’dan aşçılık sertifikasını alarak Hawaii’ye taşındı. 2017’den bu yana yatlarda çalışıp dünyayı gezen Hazi, bu süre zarfında müziğini geliştirmeye, beste ve kayıt yapmaya ara vermeden devam etti. Çocukluğundan beri beste yapan ve şiir yazan Hazi’nin 200’den fazla bestesi var. Hazi’yi daha yakından tanıyalım. 

Hayat hikayen nerede ve nasıl başladı?

İzmir’de doğdum. Babam mimar ve Aliağa’da şantiyesi vardı. Benden dokuz yaş büyük bir abim var. Ben iki, abim 11 yaşındayken babamı bir iş kazasında kaybettik. Bu olaydan sonra annem, abim ve ben İstanbul’a anneannemin yanına taşındık. Darüşşafaka sınavlarına girdim, şansım olmaz zannediyordum fakat okulu dereceyle kazandım. Dokuz yaşından 18 yaşına kadar Darüşşafaka’da okudum sonra da Bilgi Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü’nü burslu kazandım.    

Müzisyen olmaya ilk karar verdiğin anı hatırlıyor musun? 

Ben çok küçükken annem beni birkaç kez çocuk korolarına götürmüş. Dokuz yaşında piyano eğitimleri almaya başladım. O sayede beste yapmaya da başladım. Gitarı ise derdimi anlatacak kadar tıngırdatabiliyordum ancak. Geçen gün babamın bir arkadaşıyla konuştum.

Onların bir tiyatro grupları varmış. Ben bebekken, bebek rolünde bir oyunda oynamışım. Sanatla ilgili bir aileye doğmuş olmak beni mutlu ediyor. Yerel radyolara da çocuk sanatçı olarak katılmıştım. Darüşşafaka’daki edebiyat hocalarım yazar olacağımı düşünüyordu, yazılarımda çok fazla metafor kullanıyordum. Ancak ben okul orkestrasının solisti oldum.    

WOO HOO’YA ALBÜM TEKLİFİ GELDİ AMA AĞIR SÖZLEŞMELER NEDENİYLE REDDETTİK

Üniversite yıllarında beş kadından oluşan, Beyoğlu çıkışlı Woo Hoo adında bir Pop Funk grubun varmış, değil mi?

Evet, Türkiye’nin hemen hemen her üniversitesinde çaldık. Jolly Joker, Bronx Pi gibi sahnelerde her hafta çalıyorduk. Albüm teklifleri gelmişti ama reddetmiştik. Sözleşmeler çok ağırdı. Beş kadın olduğumuz için kıyafetimizden tut hangi arabayı kullanacağımıza kadar ciddi ve saçma şartlar vardı. Woo Hoo devam ederken Dream TV’de sunuculuk yapmaya başladım.

Aynı dönem, İstanbul Üniversitesi Konservatuar sınavına girdim ve müzikal bölümünü kazandım. Bir yandan da Bilgi Üniversitesi’nde çift ana dal yapmaya çabalıyordum. Hafta sonu müzisyen, hafta içi Dream TV sunucusuydum resmen. Öğrenciliğim bu tempo sebebiyle altı sene sürdü. 

Hayatın boyunca en az üç-dört şeyi aynı anda yaptığının farkında mısın?

Farkındayım ama yapmazsam bi’ fena oluyorum. Mesleğim tıp doktorluğu değil. Sosyal bir insanım ve o spektrumdaki alanlarda gezmek hoşuma gidiyor. Bazı insan da üşengeç olur, ben değilim. Hayatı dolu dolu yaşamanın, hele de gençken böyle tecrübeler kazanmanın birer altın bilezik olduğunu düşünüyorum.

‘YARALI’ BİR KADININ İÇİNDEKİ ÇOCUKLA KAVUŞMA HİKAYESİ  

Rap camiasından İmpala’yla birlikte yaptığın ‘Yaralı’ şarkından bahsedelim. 

Yaralı; bir kadının, kendi içindeki küçük kızla kavuşma hikayesini anlatıyor. Sadece mix mastering’ini başkasının yaptığı, şarkı ve video prodüksiyonuna kadar kendimin yaptığı şarkılar çıkarmaya başladım. ‘Berklee College of Music Online’ programına da başladım. Öğrenmeye devam ediyorum. 

RUHUM TÜRKİYE’DE BEDENİM HAWAII’DE YAŞIYOR

Sence sen nasıl birisin?

Ruhum Türkiye’de bedenim Hawaii’de yaşıyor. Türkiye’de çok güzel bir çevrede dayanışma içinde büyüdüm. Burada ilk yaşamaya başladığımda o nedenle zorlanmıştım. Allah’tan yaşadığım zorlu dönemleri şarkılara dökebiliyorum. Yoksa duygular içimi kemirirdi. 

SANATSAL İŞLER POPÜLER KÜLTÜRÜN İÇİNDE KAYNIYOR

Son dönemde Instagram fenomenlerinin şarkı çıkarmalarını, albüm yapmalarını nasıl değerlendiriyorsun?

Profesyonel ekiplerle çalışıyorlar. Popüler kültürün içinde her zaman bu tarz şarkıcılar oldu ve olmaya da devam edecek. Artık albüm kafasından ziyade hemen tüketilip hemen parasının kazanılacağı şarkılar sunuluyor. Şarkı çıkarma hızı ayda bire düştü. Dünya böyle bir yöne doğru gidiyor. Sanat göreceli olduğundan bu konuda çok yorum yapmak istemiyorum ama daha sanatsal işler popüler kültürün içinde kaynıyor diyebilirim.   

Şarkılarını nasıl yapıyorsun? 

Hawaii’de kurduğum bir catering şirketim var. Bu işi severek ama para kazanmak için yapıyorum aslında. Buradaki bazı süitlere öyle aileler geliyor ki dışarıda yemek yemek ve dışarıda görünmek istemiyorlar. NBA koçları filan geliyor. İsmini versem başımı belaya sokacağım isimlere hizmet verdik. Dünyanın en zengin bilmem kaçıncı adamı ve ailesi gibi gibi…

Milyonerle bilyonerin arasındaki farkı, görgüsüzlükle doymuşluğun arasındaki farkı size tek tek anlatabilirim. Bu tarz ailelere özel menüler hazırlıyorum. Süslemesinden yiyeceklere kadar her şeyi organize ediyorum ve çalışanlarım da hizmeti yapıyor. Oradan kazandığım parayı da müziğime harcıyorum. Çok fazla birikmiş şarkım var. Birisi dışarda moralimi bozsun gelip evde şarkısını yapıyorum. Müzik benim hayatla başa çıkabilme yöntemim.

BENİM İÇİN HAYATIN HİYERARŞİSİ YOK

Hawaii’de yaşam nasıl? 24 saatin nasıl geçiyor? 

Buraya geldiğimde iş makinesi bile kullandım, yatlarda aşçılık yaptım, çocuk baktım çünkü benim için yaşamak o anda karşına gelen şeyden keyif almaya çalışmaktır. Benim için hayatın hiyerarşisi yok. Sabahları 06.00’da uyanıyorum, spor ya da yoga yapıyorum. Sürekli müzik dinliyorum ve müzik yapıyorum.  

Neredeyse tüm dünyayı gezdin. Mutlaka görmemiz gereken ilk beş ülke ya da şehir hangisi?

Kesinlikle ilk sırada Bermuda! Burası, ırkçılığın en olmadığı yer bence. Karayipler’in bakir adaları yatla gezip görülmeli. Formentera, Hawaii ve Sao Paulo.  

BEN, BENİM! TOPLUMDAKİ ROLLERİMLE DEĞİL MÜZİĞİMLE TANIMLANMAK İSTİYORUM

Amerikalı biriyle evliymişsin. Nedense ben bekar olduğunu düşünmüştüm.

Bireysel bir iş yapıyorum. Sevgilimle, kocamla, ilişkimle ya da yarın öbür gün çocuğum olursa onunla tanımlanmak istemem. Bunlar benim özel hayatımda kenarda olan şeyler. Ben, benim. Toplumdaki rollerimle değil müziğimle tanımlanmak istiyorum. O nedenle özel hayatımla ilgili kendime bir filtre koyuyorum. Ayrıca artık evlilik, bir şeyleri omuz omuza başarmak için yapılıyor. Çiftlerden birine aşırı rol yüklenmiyor ve öyle de olmalı. 

Yazarlarımızdan

17 Haziran 2021, Perşembe 07:01
17 Haziran 2021, Perşembe 07:01
17 Haziran 2021, Perşembe 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder