Gizem OnarAdı var ama çıkışı yok gibi

HABERİ PAYLAŞ

Adı var ama çıkışı yok gibi

Bazen insan zor durumda kaldığında bir döngünün içine giriyor.

Hani aynı düşünceler, aynı korkular, aynı “ya böyle olursa”lar…

Ne kadar uğraşsan da bir türlü çıkamıyorsun ya, işte ondan bahsediyorum.

Uzun süre bunun bana özgü bir hal olduğunu düşündüm.

Sanki ben yeterince güçlü değilmişim, yeterince çabalamıyormuşum gibi.

Meğer bu halin bir adı varmış. Hatta birkaç adı…

 

Kısır döngü diyorlar.

Ruminasyon diyorlar.

Donakalma hali diyorlar.

 

Adı çok ama his aynı: sıkışmışlık.

 

İnsan bazen ne ileri gidebiliyor ne geri dönebiliyor.

Haberin Devamı

Sadece duruyor. Ama bu durmak dinlenmek gibi değil.

Bu, zihnin kendi içinde koşup durması.

Kalbin “yoruldum” demesi ama hayatın durmaması.

 

En zor tarafı da şu:

Dışarıdan bakınca her şey normal görünüyor.

Ama içeride fırtına var.

Herkes “bir şey yap” diyor ama ne yapacağını bilemiyorsun.

Çünkü bazen sorun çözüm değil, tükenmişlik oluyor.

 

Şunu fark ettim:

Bu döngü, tembellik değil.

Zayıflık hiç değil.

Bu, çok yorulmuş bir ruhun kendini koruma şekli.

 

İnsan her şeyi aynı anda taşıyamıyor.

Belirsizlikleri, korkuları, hayal kırıklıklarını, beklentileri…

Bir yerde zihin “dur” diyor.

Ve biz o duruşu başarısızlık sanıyoruz.

 

Oysa belki de bu bir durak.

Belki de hayatın “biraz kendini dinle” deme şekli.

 

Hâlâ çıkış yolunu net net gördüğümü söyleyemem.

Ama artık şunu biliyorum:

Bu döngünün içinde olmak, kaybolduğum anlamına gelmiyor.

Sadece yönümü yeniden bulmaya çalışıyorum.

 

Ve bazen en büyük ilerleme,

kendine yüklenmemeyi öğrenmek oluyor.

 

Belki bugün hâlâ aynı yerdeyim.

Ama artık kendime düşman değilim.

Bu da bir başlangıç sayılmaz mı?

Sıradaki haber yükleniyor...
holder