Gizem OnarGöründüğümüz gibi miyiz? Şey… az önce ağladım da

HABERİ PAYLAŞ

Göründüğümüz gibi miyiz? Şey… az önce ağladım da

Sosyal medya diye bir gerçek var artık hayatımızda. Kaçamıyoruz, inkâr edemiyoruz. Ama asıl soru şu: Gerçekten orada gördüğümüz insanlar mı var, yoksa görmek istediğimiz versiyonlar mı?

Bir fotoğraf düşünün… Işık ayarlanmış, açı bulunmuş, filtre eklenmiş. Gülümseme yerli yerinde. Her şey kusursuz.

Peki o fotoğrafın çekilmesinden 10 dakika önce ne yaşandı?

Kimse onu paylaşmıyor.

Kimse “ağladım ama sonra makyajımı düzelttim” yazmıyor mesela. Ya da “bu fotoğrafı çekmeden önce kendimi hiç iyi hissetmiyordum” demiyor.

Haberin Devamı

Çünkü artık gerçek olmak değil, “iyi görünmek” önemli.

Ve bu durum insanı fark etmeden yoruyor.

Kendimizi başkalarıyla kıyaslamaya başlıyoruz. Onların hayatı daha güzel, daha eğlenceli, daha dolu gibi geliyor. Ama aslında karşılaştırdığımız şey, onların gerçeği değil… onların vitrini.

Ben de zaman zaman o hataya düştüm.

“Nasıl bu kadar mutlu olabilirler?” diye düşündüğüm anlar oldu. Ama sonra şunu fark ettim: Kimse hayatının kötü anlarını sergilemek zorunda değil. Ama bu, o kötü anların olmadığı anlamına da gelmiyor.

Hepimizin kırıldığı, yorulduğu, sıkıldığı anlar var.

Sadece bazıları bunu gizlemeyi daha iyi biliyor.

O yüzden artık bir şey gördüğümde hemen inanmıyorum. Sorguluyorum. Ve en önemlisi, kendimi kimseyle kıyaslamıyorum.

Çünkü benim hayatım, bir filtreye sığmayacak kadar gerçek.

Ve ben artık gerçeği seçiyorum.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder