Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada yine bir oyuncak furyasının içine düştük: Labubu. Evet evet, şu büyük ağızlı, kocaman gözlü, küçük elleriyle masumca gülümsediğini sandığımız ama bazılarına göre gece dolaplardan fırlayıp odada tur atan o minik figür.
Bir süredir TikTok, YouTube, Instagram ne açsam karşıma Labubu çıkıyor. Kimi “çok tatlı” diye vitrininin baş köşesine koyuyor, kimi ise “gece beni izliyor” deyip çöpe atmakla tehdit ediyor. Hatta bazıları onu “lanetli oyuncak” ilan etmiş bile. Hadi gelin birlikte bakalım: Labubu gerçekten lanetli mi, yoksa bu da yine bizim dramatize etmeye bayıldığımız bir internet efsanesi mi?

Labubu kimdir, neyin nesidir?
Labubu aslında Hong Kong merkezli ünlü tasarım markası POP MART’ın bir ürünü. “The Monsters” serisi içinde yer alan bu karakter, Japon illüstrasyon tarzının Batı dünyasındaki “creepy cute” akımıyla birleşiminden doğmuş gibi. Sevimli ama aynı zamanda hafif ürkütücü. İşte tam da bu zıtlık onu popüler yapıyor.
Bir yanda pembe yanaklı bir masumluk, öte yanda sanki “gecenin bir vakti gözünü açarsan beni yatağının ucunda görebilirsin” bakışı.
Neden bu kadar popüler oldu?
Koleksiyon çılgınlığı: POP MART figürleri, tıpkı Funko Pop’lar gibi sürüm sınırlı üretiliyor. Haliyle “elinde olanın kıymeti” artıyor.
- Sürpriz kutu sistemi: Hangi karakterin geleceğini bilmiyorsun. Bu da alışverişi bir tür şans oyununa çeviriyor. Bağımlılık yaratıyor, yalan yok.
- Sosyal medya etkisi: Labubu’yu alan bir video çekiyor, “bakın gece hareket etti” diyen başka bir video ekleniyor, derken oyuncak bir anda mistik bir havaya bürünüyor.
- Estetik takıntısı: Evet, biraz da itiraf edelim; estetik olarak çok “fotojenik”. Minimalist raflarda, pastel tonlu arka planlarda şahane duruyor.
Peki lanetli mi bu Labubu?
Kısa cevap: Hayır.
Uzun cevap: Tabii ki hayır ama korkmak istersen sen bilirsin.
Ortada ne bilimsel bir veri var, ne de doğrulanmış bir paranormal olay. Tüm bu “gece hareket ediyor”, “rujla duvara yazı yazıyor” gibi olaylar tamamen kurgu. Eğlencelik, tıklanma garantili içerikler. Biz neye inanırsak, o gerçek olurmuş gibi davranıyoruz ya, işte bu da onun sonucu.
Ama kabul edelim, biraz ürkütücü olması onu sıradan bir figürden daha ilginç kılıyor. Tam da bu yüzden koleksiyoncular arasında bu kadar kıymetli.
Beni mi izliyor, yoksa bana mı öyle geliyor?
Labubu’yu odama koyar mıyım? Koyarım. Ama önce göz bandı takarım belki, ne olur ne olmaz 😂
Çünkü ne kadar rasyonel olursak olalım, bazen içimizdeki çocuk “ya gerçekten geceleri canlanıyorsa?” diye fısıldar. Ve biz o sesi susturmak yerine, bir rafa daha oyuncak dizeriz.
Labubu lanetli falan değil. Ama o “biz sıradan değiliz” diyen estetik figürlerin, gizemle pazarlama yapan markaların, ve en çok da kendini çocuk gibi hissetmek isteyen büyüklerin bir ürünü.
Korkuyorsan alma. Merak ediyorsan dene. Ama unutma: Kendi hayatının Labubu’su sensin. İstersen korkarsın, istersen koleksiyon yaparsın. Ama ne yaparsan yap, kendine iyi davranmayı unutma. Çünkü lanetli olan oyuncaklar değil… bazen bizim ertelediğimiz mutluluklarımızdır.
