Gizem OnarZihnimdeki Döngü: Ruminasyon

HABERİ PAYLAŞ

Zihnimdeki Döngü: Ruminasyon

Bazen beynim bir plak gibi takılıyor. Aynı düşünce, aynı cümle, aynı sahne… Dönüp dönüp geliyor, sanki zihnimde bir “tekrar modu” var ve ben “geç” tuşuna basmayı unutmuşum. İşte buna psikoloji dilinde “ruminasyon” deniyor, yani zihinsel geviş getirme.

Hani bir olay yaşarsın, üzerinden günler geçer ama sen hâlâ oradasındır ya… “Acaba öyle mi demeliydim?”, “Ya şöyle yapsaydım?”, “Neden böyle oldu?” diye dönüp durursun. İşte tam olarak bu. Ve kabul edelim, bu hepimizin başına geliyor.

Benim fark ettiğim şey şu: Ruminasyon çoğu zaman bizi çözümden çok uzaklaştırıyor. Çünkü düşünce düşünceyi, soru soruyu doğuruyor ama net bir cevap asla çıkmıyor. Zihin kendi içinde bir labirente dönüşüyor. Ve sen sürekli aynı çıkmaz sokaklara sapıyorsun.

Haberin Devamı

Peki çıkış var mı? Var. En azından denemeye değer birkaç şey…

Mesela kendine “Bu düşünce bana şu an fayda sağlıyor mu?” diye sormak. Çoğunlukla cevap “hayır” oluyor. Ya da zihni yoracak bir aktiviteye yönelmek: yürüyüş yapmak, yazı yazmak, hatta basit bir ev işi bile bu döngüyü kırabiliyor.

Ben şunu öğrendim: Zihnimdeki takılmaları susturmak için bazen dışarıya dönmek gerekiyor. Hayata, insanlara, ana. Çünkü ruminasyonun en sevmediği şey, senin “şu an”da kalman. O, hep geçmişin yükleriyle ya da geleceğin belirsizliğiyle besleniyor.

Sonuç mu? Zihinsel ruminasyon insan olmanın bir parçası belki ama sürekli içinde kaybolmak zorunda değiliz. Bazen kendimize şefkat gösterip “Tamam, düşünce… Seni duydum ama artık yoluma devam ediyorum” diyebilmek gerek. Çünkü hayat, bir düşüncenin etrafında dönüp duramayacak kadar kısa.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder