Karantina döneminde burçlara göre kitap önerileri

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Karantina günleriniz nasıl geçiyor? Hangi kitapları okuyorsunuz? Mevcut zamanlarda da elinden kitap düşürmeyen ben, en son Azra Kohen’in ‘’Gör Beni’’ kitabını bir astrolog arkadaşım tavsiyesi ile bitirdim. Zira kendisi ile de en son yine onun tavsiyesiyle Azra Kohen’in sahibi olduğu ‘’Hypatia Cafe’’de görüşmüştük. Dilerim gelecek güzel günlerde sizler de kitapların arasında huzur bulup bir yandan orijinal ve sağlıklı yemekler tadabileceğiniz bu güzel kafenin tadını çıkarırsınız.


Azra Kohen - Gör Beni yolculuğu

Azra Kohen'i Fi, Çi, Pi ve Aeden romanları ile tanıdık. En son romanı Everest Yayınları'ndan çıkan ''Gör Beni'' ise iki devrin hikayesini konu alıyor. 1930'larda geçen öyküde birbirinden zıt karakterlere, birbirinden farklı hayat görüşlerine sahip insanların nasıl bir arada yaşayabileceklerine tanıklık ediyoruz. Çoğu zaman karaktelerin ikilemini, duygu karmaşalarını görüyoruz. Aslında hepimizin bir olduğunu, olabileceğini sorguluyoruz

Kitapta tek tek ele alınması gereken o kadar çok karakter var ki bunlardan sadece birinden bahsetmek istiyorum. Kitabın baş karakteri Ülkü, savaş döneminin en acımasız günlerinde hayatın talihsizlikleri ile karşı karşıya kalmış. Acısını şifaya dönüştürmüş. Ama duyguları arka planda kalmış. Astrolojik açıdan Ülkü’yü hayal ettim. Malum mesleki deformasyon... Haritası nasıl olurdu diye düşündüm. O kadar çalışkan ki, güçlü, azimli, az ve öz yakın çevresine bağlı, aşırı mantıklı... Bence kesin Oğlak burcu olurdu. Yükseleni ise şifa dağıtan, bitkilerle arası iyi olan yönü ile Başak olurdu. Herkes onu bu kimliğiyle benimsemişti. Ay burcu kendisini sevdiklerine feda eden merhametli yönü ile Balık olurdu. Sevdikleri için her şeyi göze alan yapısı, cesur ve atik oluşu, maskülen giyimi ile amazon ruhlu bir kadın olduğu için de Venüs’ü Koç olabilirdi. Karakterlerin de bir doğum haritası var işte böyle.. 

Eğer rutin hayatın içerisinde vakit bulamadıysanız benim bir solukta okuduğum, sizlerin de mutlaka okumanızı önereceğim bir liste paylaşıyorum. Burçlara göre ayırdım fakat burç fark etmeksizin hepsi okunması gereken kitaplar. Tıpkı yukarıda bahsettiğim ''Gör Beni'' gibi. Sadece ilk olarak yazdıklarımdan başlarsınız belki..


Koç

Usta yazar Clarissa P. Estes'in 20 yıllık bir çalışmanın ardından tamamlayabildiği eseri. Kadınlar üzerine önermeler içeren romanda, kadının varoluşu ele alınıyor. Ve bu çözümlemeleri geçmişten günümüze anlatılagelen masallar ve mitler üzerinden gerçekleştiriyor.


Boğa

Yunanlı ünlü yazar Nikos Kazancakis'in kendisi ile sessiz bir hesaplaşma romanı. Genç bir adam çalışması için yanına aldığı orta yaşlı kaba saba Alexis Zorba ile tanışır. Hayatın keyfine ve zevklerine aşırı düşkün bu adam genç adamın pek çok şeyi sorgulamasına neden olur.


İkizler

Ray Bradbury'nin 1953 yılında yayınlanan romanı bugün hala güncelliğini koruyor ve günümüze ışık tutuyor. Bilimkurgu öğelerini barındıran eserde, distopik bir dünyadaki toplumun sanat ve düşünce dünyasını ele alıyor. Okumanın önemini bir kez de bu kitapla tecrübe ediyoruz.


Yengeç

Kazuo Ishiguro'nun Nobel Edebiyat Ödül'ünü almış eseri. Geçmişteki anılarınızı kaybetseniz ne hissedersiniz? Axl ve Beatrice oğullarına kavuşmak için bir yolculuğa çıkarken bir yandan sisli hatıralarını anımsamaya çalışıyorlar.


Aslan

Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan William Golding'in eseri adeta bir grup çocuğun hayatta kalma savaşını, egolarını gözler önüne seriyor. Issız bir adada yalnız başlarına kalan gençler hayatta kalmanın dışında büyük bir liderlik savaşı veriyorlar.


Başak

Gabriel García Márquez'in Nobel Edebiyat Ödülü alan romanı. Kolombiyalı büyük yazar romanında; toplumsal bir cinayetin, toplumun tepkilerini sınırsız bir hayal gücü ve geçmiş bağlantılarla analitik bir şekilde gözler önüne seriyor.


Terazi

Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk'un günümüzde hala ilgiyle okunan eserinde, genç bir usta çırağının, yeni bir iş için gittikleri yerde aşık olduğu, çadır tiyatrosunda çalışan bir kadına olan derin aşkını konu alıyor. Ve bu aşk hikayesine efsaneler de dahil oluyor. Aşkın ve duyguların derinliğinin yıllar geçtikçe nasıl bir hal aldığını görme fırsatı yakalıyoruz.


Akrep

Sabahattin Ali'nin toplumsal kült eserlerinden biri olan ''İçimizdeki Şeytan'' naif bir aşk hikayesi üzerinden aydın kesimin karanlık yüzüne ışık tutuyor. İç hesaplaşmalar, değişen fikir ve duygular ile kendinizle de bir iç hesaplaşmaya giriyorsunuz.


Yay

Haruki Murakami'nin romanında evden kaçan 15 yaşında bir çocuğun kendi içsel yolculuğunu tamamlaması anlatılıyor. Üzerinde bir lanet olduğunu düşünen çocuk bu lanetin gizemini çözmek için çaba gösteriyor. Bulunduğu kasaba sınırlarından dışarı çıkmayan çocuk, yeni yerler, yeni insanlar tanıyarak bambaşka bir dünyanın kapılarını aralıyor. 


Oğlak

Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Albert Camus'nün ünlü eseri hayatı anlamsız bulan, mantığı duyglarından ağır basan, etrafındaki insanlardan çok farklı düşüncelere sahip bir adamın hikayesini ele alıyor.


Kova

Yüzyılın en iyi romanlarından Harper Lee'nin Pulitzer ödüllü eseri, Amerika’nın güneyinde önyargılarla geçen, bir solukta okuyacağınız, kimi zaman duygulara dokunan bir büyüme öyküsünü bizlerle paylaşıyor.


Balık

Psikiyatrist Gülseren Budayıcıoğlu'nun çocukluğumuzda yaşadığımız travmaların bugünki hayatımızı nasıl etkilediğini danışanları üzerinden örneklerle anlatıyor. Hatta şu sıralar yayınlanan ''Doğduğun Ev Kaderindir'' isimli dizinin öyküsü de bu kitaptan esinlenilmiş.

Yazarlarımızdan

06 Haziran 2020, Cumartesi 07:00
06 Haziran 2020, Cumartesi 07:00
Sıradaki haber yükleniyor...
holder