Anksiyetenin ilacı: Ya El Yelil

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Uzun süre ağır bir anksiyete ile mücadele etmiş, büyük ölçüde atlatmış olsam da arada yine duygu durumumda düşüş oluyor. 

Bu gerçekten hayatınızı zindan eden bir durum! 

Artık hayatımın bir parçası olduğu için bunu önlemek için bazı önlemler alıyorum. 

Öncelikle şunu söylemem gerekir ki kesinlikle tedavi olmanız gerekiyor. Önceleri doktora gitmeye gerek duymuyordum. “Aman Allah kahretsin bu hayatı, hayatın bir anlamı yok, ay buzdolabı mı patlayacak, aman şimdi araba çarpacak, ev çökecek ve ben altında kalacağım, şimdi televizyon alev alacak” gibi triplere giriyordum.

“Elbet geçer” diye aylarca doktora gitmedim ve sonrası dehşet verici bir hal aldı. Ve soluğu doktorda aldım. Geç kaldığım için de kendime aşırı kızdım. Aksatmayın, hayatınızı zindan etmeyin, çıkın çıkın gidin.

Ara ara krizlerin geleceğini hissediyorum. Stres ve üzüntü durumunda kalbim deli gibi çarpmaya başlıyor. “Birazdan kalp krizi geçirip öleceğim, ay ben gencim ailem çok üzülür” diye de baya hayaller kuruyorum. Sonra kendime aşırı kızıp, ayağa kalkıp harekete geçiyorum.

Böyle hayat mı geçer?

Geçmez efendim. Geçmez…. O zaman ne yapacağız? 

Ya El Yelil… 

Anksiyete şart değil. Canınız mı sıkkın? Moraliniz mi bozuk? Strese mi girdiniz? 

Açın Mezdeke’den Ya El Yelil parçasını göbek atın. 

Kendinizi sosyal ortamlara atın.

Evdeki yıpranmış, eski mobilyaları dönüştürün, boyayın, yenileyin işte.

Telefon rehberinizi karıştırın. En çenesi düşük, sizi çekebilecek bir arkadaşınızı arayın. 

Ve unutmayın ki ölmezsiniz. Buzdolabı da durduk yere patlamaz, ev çökmez, ya da kafanıza uçak düşmez. Silkelenmeye ve kendinize gelmeye çalışın. Yalnız kalmayın. Acıklı şarkılar dinlemeyin. 

Spor yapın. Alın size mis gibi video!

Bodrum’da deniz varmış

Yıllar önce birine, “Hayatımda hiç Bodrum’a gitmedim” dedim. Bana dedi ki; “Çingeneler” bile gitti, sen nasıl bir eziksin? Ayıp bir şeydi galiba Bodrum’a gitmemek. Bu yıl şöyle güzel bir tatil yapayım dedim. “Belki de ilk defa Bodrum’a giderim” falan diye düşündüm. Bakayım dedim ne varmış bu Bodrum’da? Bir araştırma yaptım. Gördüklerime inanamadım. Deniz varmış! İşte eğlenebileceğiniz mekanlar, oteller, tarihi yerler, doğal güzellikler falan. İnanabiliyor musunuz?

E bunlar Mersin’de de var!

Yıllardır tatil için Mersin’e giderim. Her gittiğimde arkadaşlarım, “Aman Mersin’de ne var da sürekli gidiyorsun?” der. Bu yüzden her yazıma Mersin’nin en güzel plajlarından, gezilecek yerlerinden, mis gibi tarihinden notlar bırakacağım. Yemin ettim herkesi Mersin’e getirmeye.

Bak bak bak… Soruya bak! "Mersin’de denize giriliyor mu?" diye soruyor…

Giriliyor efendim. GİRİLİYOR. 

Deniz önerisi: Mersin- Yapraklı Koy

Fotoğraf: Ali Mai

Burası havuz değil deniz! Mis gibi turkuaz rengi suyuyla dünyanın sayılı yerlerinden biri olabilir. Mersin’in denizi tuzlu ve sıcak olur. Ama burası biraz daha farklı. Dağdan gelen kaynak suyu ile deniz suyu burada buluşuyor. Ve ortaya işte böyle mis gibi serin suyu olan bir koy çıkıyor. Öyle 2 bin 500 TL’ye de döner yemezsiniz. 

Bazıları kamp sever

Kamp önerisi: Eğribük Koyu

Fotoğraf: Ali Mai

Evet. Çok duymadınız mı “Ayyy Bodrum’da bilmem nerede çadır kurdum, ay kamp yaptım” bilmem ne. Ne havalı ama! Siz Eğribük Koyu’nu bilir misiniz? Sessiz, sakin, tertemiz, huzur dolu bir yer. Hava atmak mı kafa dinlemek mi siz tercih edin. 

Bonus: Adamkayalar

Hak ettiği değeri görmeyen, dünyada eşi benzeri olmayan büyük bir miras. Mersin’in Erdemli ilçesinde bulunuyor Adamkayalar… Türkiye’de hak etmediği bir muamele görüyor. Kayalara oyulmuş 11 çerçeve içerisinde 4 kadın, 11 erkek, iki çocuk, bir dağ keçisi ve Roma kartalı figürleri bulunuyor. İnternetten haberlere baktığımda definecilerin delik deşik ettiğini gördüm. Ne tarafa ağlıyoruz?

Adamkayalar hakkında detaylı bilgi isterseniz linki buraya bıraktım.

Bonus: Aşk Mersin’de yaşanıyor güzelim

Evet burası Mersin’in en meşhur yerlerinden biri.

Kızkalesi...

Burada hayat diğer plajlara göre daha hareketli. Halka açık, giriş ücretsiz. Ama ücretsiz diye pisliklerimizi atmayalım olur mu? Çünkü bazen gördüğüm manzara karşısında sıcak kumlara basıp çığlık ata ata koşmak istiyordum sinirden.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.

Instagram: Gizem Yetil

Yazarlarımızdan

11 Ağustos 2020, Salı 07:01
11 Ağustos 2020, Salı 07:00
11 Ağustos 2020, Salı 07:01
11 Ağustos 2020, Salı 07:00
Sıradaki haber yükleniyor...
holder