İmkan verildiğinde iyi sevişiriz

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Türkiye’nin belirgin bir cinsel iklimi var mı? Aslına bakarsanız üzerinde yaşadığımız topraklar gibi 4 mevsimi yaşıyoruz. Ama yine de genel anlamda bir benzetme yapmam gerekseydi 'pastırma yazı' derdim ki dikkat edin yaklaşıyor, üzerine düşünme ve gözlem yapma şansınız olacak. Bu ülkede herkes cinsel hayatında en çok pastırma yazı yaşar. 

Pastırma yazı nedir? Aslına bakarsanız pastırma ayazı olan kavramı pastırma yazına çevirmemizden bile anlayabilirsiniz ki bu tam da bizlik bir şey. Pastırma ayazı, pastırmaların kurutulması için en uygun olan zamanı kasteder, sabahın ayazını. Ama biz zaman içinde almışız, evirmişiz, çevirmişiz ve günün orta yerinde büsbütün tepemize dikilen ve terleten güneşin etkilerini pastırma yazı etmişiz. E sonuçta pastırmalar sıcakta da kurur herhalde. Oluvermiş bir kere. Peki toplumsal cinsel iklimimizi bir şeye benzetmemiz gerektiğinde neden pastırma yazı?

Pastırma yazı, sıcakların büsbütün bittiği, havaların iyiden iyiye soğuduğu ve kışın artık alenen “ben geliyorum” dediği zamanın orta yerinde havaların birden ısınması, yalancı baharın ve hatta neredeyse yazın gönülleri şen etmesidir. Giymeye henüz alıştığımız montlar, yerini incecik ceketlere, bluzlara ve hatta efil efil gömleklere bırakır. Kıştan büsbütün çıkmışızcasına bir rahatlama yaşarız. Oysa içtiğimiz soğuk şeyler, rüzgâra verdiğimiz ıslak saçlarımız, açıkta bıraktığımız belimiz bugün yüz güldürürken yarın döşeklere düşürebilir. 

Karısıyla anlaşır, sevgilisiyle buluşur, flörtüyle oynaşır

Türkiye böyle sevişir; en sıkıldığı, en bunaldığı, en olmaz dediği anlarda olur, oluverir. Karısıyla anlaşır, sevgilisiyle buluşur, flörtüyle oynaşır, uzun ereksiyonlar, gözden fışkıran şehvetler tadar aniden. Her şey hep öyle gidecek zanneder. Ama huyumuz ya ihmalden, sağlıksız beslenmeden, karmaşık sosyal yaşamdan, hayatın getirdiği fiziksel yorgunluktan ve bu toprakların en acımasız yanı olan sevgileri yarınlara saklamaktan herkesin pastırma yazı sona erer. Aynı kanepede bile oturulmayan akşam yemeği sonrası yayılmaları, hiç konuşulmadan görev gibi başlatılıp bitirilen ve tek tarafın (bence hangisi olduğunu söylememe gerek yok) orgazmıyla sırt sırta verilip geçilen uykular, ön sevişmesi gereksiz bulunan çarçabuk birleşmeler, kendi bedeninden hoşlanmayan ve karanlığa sığınan kadın ve erkekler… Kış yeniden bastırır. 

Hemen herkesin pastırma yazı vardır ve ateşlidir. Bazen bir tatil döneminde, bazen zam arefesinde, bazen yalnız kalma fırsatı ancak bulunduğunda, bazen ayın iki gününde, bazen regl öncesi, bazen kıskançlıkla ve bazen başkalarına özenmeyle, bazen afrodizyak beslenmeler akabinde ama mutlaka vardır. Neredeyse her ilişki garip bir biçimde kendi pastırma yazını yaşar ve tıpkı aslında da olduğu gibi bazen birden fazla defa. Gönül yaylarımızın hormonlarımızı adeta şahlandırdığı ve hepimizin hayatında farklı değişkenlere bağlı olan bu dönemin tüm zamana yayılmaması, bana kalırsa haz duygusu yüksek ama mental ve fiziksel yorgunluğu da büyük bir ülke olmamızdan kaynaklı. Yani şöyle düşünmekteyim aslında; imkân verildiğinde iyi sevişiriz. 

Bir önerim olmayacak mı dersiniz? 

Orgazma düzenli olarak ulaşan tüm kadın ve erkekler, sosyal yaşamlarında da ikili ilişkilerinde de çok daha çarpıcı ve başarılıdırlar. Değer gördüğünü cinsel yaşamında da hisseden insanın farkı kısa zamanda ortaya çıkar. Bundandır ki hayatınızın mutlaka bir yerlerine denk gelen pastırma yazınızı uzatmanın çaresini bulmak yerine sevişmelerinizi dört mevsime yaymalısınız. Pastırma yazı biter ve siz yenisini beklemekten daha iyisini yapabilirsiniz. İlkbahar, yaz, sonbahar, kış demeden sevişmelerinizi zirvede tutar ve doyuma ulaşmış mutlu insanlar olarak yaşarsanız, hazzın kanatlarında daima daha yukarı yükseliriz. Sevişmelerinize dört mevsimin bin türlü rengini dilerim. Ama unutmayın ve hazır olun ki pastırma yazına da bir şey kalmadı. 

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder