Kadın ve erkeğin ilişkide birbirinden farklı yüzleri

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Kadın ve erkeğin kendini buluş serüveni esnasında benzer dertleri ve ayrılan yanları var. Ama bizim toplumumuzda her ikisinin de şanssızlıkları ve baskı altında geçen uzun yılları var. Kadınların olmasına şaşırmadınız ama erkekler biraz şaşırttı değil mi? Okurken düşünelim mi? Yakın çevrenizi göz önüne alarak mesela. 

Kadınlara nazaran daha şanslı olan erkekler de aslında baskı görüyorlar. Erkek çocuklar için sünnet sonrasında bir erkeklik baskısı oluşturuluyor ve bu asla hafife alınamaz. Erkekler ilk cinsel ilişkilerini erken yaşamaları için adeta baskı altına alınıyor ve anlatmaları yönünde de sıkıştırılıyorlar. Kızlar içinse tam tersi; kendilerini eşlerine saklamaları yönünde bir baskı söz konusu. Ve kadınlar pedlerinden dahi utanarak yetiştirilirken, erkekler okul tuvaletinde penis boyu yarıştırıyorlar. Ama evlilik baskısı ikisi için de ortak zamanda diyebiliriz. Okulunu bitiren ya da maalesef erken bırakan kadınlarla okulunu askerliğini bitiren erkekler, evlilik baskısına maruz kalıyor. Sonra evlilik aşaması geliyor, ardından çocuk ki bu da baskı görülen bir dönem. Ama menopoz ve andropoz arasında belirgin bir ayrım var. Çünkü menopoza giren kadın kendini sonda dipte hissederken, andropozlu erkekler, karşı cinse karşı daha aç ve saldırgan olabiliyor. Bunlar belirgin aşamalar ama bunun dışında bireysel dönemler de oluyor elbette. Yani kişisel özelliklerden kaynaklı farklar da oldukça fazla. Fakat her iki cins için de kabul edelim ki her şey güllük gülistanlık sayılmaz.

“Peki bir ilişki kadına mı daha çok yarar erkeğe mi?” derseniz aslında sağlıklı bir sağlıklı bir iletişim ve ilişki hem kadını hem erkeği olumlu etkiler. Ama kadın, bir erkek için değişmeye daha meyillidir diyebiliriz. Erkekse biraz daha değişmiş gibi yapma eğilimindedir. Ve sonuca giden yolda daha etik dışı davranabilirler. Sonuç dediğim ne mi? Tabii ki seks. 

Tabii ki kadın ve erkeğin ilişkideki ortak motivasyonu “sevgi” olmakla birlikte, erkeğin cinsel motivasyonu daha yüksektir. Çünkü erkeğin odağında cinsellik vardır. Ama kadınların cinsellik konusundaki baskınlığını, arzu ve bilgisini hafife alma yanılgısını da hiç tavsiye etmem. Kadın ve erkeğin ilişkide birbirinden farklı yüzleri olduğu genel ve de doğru sayılabilecek bir kanıdır. 

İlişkilerimiz bizi değiştirir mi? Bu değişim gerekli ya da faydalı mıdır?

Temelde insanlar çok da değişmez. Elbette tüm insani ilişkiler gibi aşk ilişkileri de bizde değişim yaratabilir. Ama aynı zamanda ilişki zeminine uyum sağlamak için ilişki süresince değişmiş davranmak daha olası. Çevremizi değiştirmek, giyimimizi, sosyal zevklerimizi değiştirmek gibi. İlişki bitince eski haline döner genelde bireyler. Ama kişisel değişimler elbette olur. Olgunlaşmak, törpülenmek ya da eskisinden daha güvensiz, kıskanç olmak gibi. Benzeri pek çok değişim mümkündür.

İlişkilerde ödün vermenin bir sınırı olmalı mıdır?

Kesinlikle olmalıdır. Çünkü birbirimizi olduğumuz gibi sevmek önemli olan. Elbette sivri köşelerimizi törpülemek, birbirimizi düşünerek hareket etmek bir gereklilik. Ama karşılıklı olmalı. Bir taraf, kaybetmemek için sürekli uğraşırsa zaten bir yerde patlak verecektir bu fedakarlığın yarattığı ruhsal yorgunluk.

Sağlıklı ilişkinin tanımı nedir?

Sağlıklı ilişki, kadın ve erkeğin birbirini severek, sayarak, cinsel çekim de duyarak, paylaşarak ve kendi rutinlerini de oluşturarak sıkıcılaştırmadan oluşturduğu ilişkidir.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder