Sosyalleşmeyen erkekler

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Evlilikte en çok karşılaşılan sorunları sorduğumuzda nedense akla hemen gelmeyen ama söylediğimizde “kesinlikle yaşıyoruz, nasıl da düşünemedik” yanıtının geldiği bir konudan söz edeceğim bu hafta size. Kadınların genel şikayetleri listesinde kesinlikle üst sıralarda. Erkeklerin sosyalleşmeye uzak olması, evlilik içinde de giderek uzaklaşmaları. 

Kendi akrabasının düğününe götürmek için bile mücadele etmek zorunda kalmak, Pazar sabahları dışarıda kahvaltı etmeye ikna edememek (Zaten dikkat edin saçma bulurlar bunu. Açıkçası kahvaltısı hazırlanan biz olsak biz de saçma bulabilirdik), özel günlerde ya da arada bir dışarıda yemek yemek için plan yapmaya çalışmak, kalabalıkta eşinin yerine de sohbet etmeye çalışırken adeta yorulmak… Bunları yaşayan o kadar çok kadın var ki. Ve bu kadınların önemli bir kısmı da evlenmeden önce erkeğin nasıl gezdiğini, sosyalleştiğini bildiğinden iyice çıldırıyor. Evlilik, erkekler için gerçekten bir tür yerleşik hayata geçme biçimi. Daha üşengeç, daha düz ve daha iletişime kapalılar, özellikle de böyle konularda. 

Ama ben yine de sinir bozan, kavga çıkaran bu durumu zamanla değiştirmenin mümkün olduğunu düşünüyorum. En azından denemeye değer. Ama her zaman söylerim; sosyalleşmek için size lazım gelen en önemli şey sizsiniz, bir başkası değil. Yine de önerilerimi isterseniz; söylenmek yerine karşınıza alıp daha açık ve net ama ılımlı biçimde hissettiklerinizi ve sizi kırmazsa hissedeceklerini anlatın. Ayrıca geçiş süreci için planlar da işe yarar. Mesela onun yapmaktan çok hoşlandığı şeyler için plan yapın ve dışarı çıkmaya böylelikle alışsın, ev dışındaki hayattan da keyif alındığını deneyimlesin. Alışması ve hatta istemesi kolaylaşabilir. Ha hiç mi başaramadınız, olmadı mı, takılmayın buna. Bireysel olarak sosyalleşin onu da ihmal etmeden. 

Açıkça konuşmak ‘Ben bunu seviyorum ve istiyorum, yalnızca ben sevdiğim için, beni mutlu etmek için dahi arada sırada yapabiliriz’ demek lazım. Ve sizden öğrenmesi için ona jestler yapın, onun sevdiği şeylere gösterdiğiniz özen de öğretici ve teşvik edici olabilir. Ayrıca diyelim kahvaltı planına uzak mı; onun sevdiği bir grupla başlayarak onu da bunun keyfine alıştırın ve zamanla baş başa da sever hale gelecek mi bir bakın. Bu, gerçekten işe yarayan bir yöntemdir. 

Başkası adına utanmak, mahcubiyet hissederek onun yerine de en doğru olanı yapmak gibi garip bir refleksimiz var. Toplum olarak buna sahibiz ama bunu en çok da çocuklarının yerine davranan, kendince ayıp örten ebeveynlerde ve eşinin yerine hassasiyet gösteren kadınlarda görüyorum. Hayır siz onun annesi değilsiniz. Ve gerçekten bazı insanlar konuşmayı daha az severler, bu da bir kusur değildir. Evet abarttıkları da olur ama bu aslında onların kişisel ayıbıdır, ayıp denirse tabii. Siz kendi namınıza sohbet edersiniz, ortamdan keyif almaya bakarsınız. Onu kimseye karşı kırmamanız önemli evet ancak kimse adına utanmanıza gerek yok. O onun mizacıdır, bu da sizin. Buna zaten alışkındır insanlar. Siz kendinizi yorduğunuzla kalıyor olabilirsiniz. An’ları kaybetmeyin.

Olmayan şeyleri sürekli zorlayarak kendinize işkence etmeyin, insanları değiştirmek üzerine bir gelecek planı kurmayın ve gerçekten seviyor ve seviliyorsanız, e düşününce tolere de edebiliyorsanız keyfinize bakın. Hayır hayatınızı ciddi manada olumsuz yönde etkiliyorsa da evliliğinizde ısrarcı olmayın. Ama konuşun ve düşünün, düşünün ve konuşun. İletişim gerçekten düşündüğünüzden önemli. 


Sıradaki haber yükleniyor...
holder