Daha çok Ali'ler ölür

22 Ocak 2015, Perşembe 05:00
AA

KAYSERİ - Ali İsmail “Vurmayın öldüm” diyordu. Dedikçe yumruklar tekmeler inmeye devam ediyordu. İri yarı bir adam Ali’ye son tekmeyi vurdu. Ali dönüşü olmayan bir yola girmişti...

İşte Kayseri’de dün insanların hesabının verilmesini istediği olay buydu. Haberlerdeki sıkıcı hukuki terimler ilginizi sakın dağıtmasın. Bakalım dava sonucu da insani oldu mu?

300 kişilik salonda 100’e yakın polis vardı. Buna muhtemel sivil polisler dahil değil. Cinayetin bir numaralı zanlısı, son tekmeyi atan polis Mevlüt Saldoğan’ın ağzından çıkan her söz salondan tepki aldı.

Mevlüt Saldoğan, cinayet davasında kriminal savunma yapması gerekirken “Vatan, millet devlet, polis teşkilatım” dedi... “Gezi darbedir, Ali İsmail’in katili Gezi’ciler” demeye getirdi.

Salondaki hak hukuk bilen ama naif uzmanlar normalde böyle bir ifadenin sanığın gerçekleri saptırdığı izlenimini doğurduğunu söylüyordu. Öyle ya içindeki kini ve kötü niyeti açığa vuruyordu. Başka bir deyişle en azından hukuken cinayete ‘olası kast’ı gösteriyordu. Salondaki biz ‘fesat’ siyaset analizcileri ise olayın hukuk değil gugukla ilgili olduğunu anlamıştı. Duruşmadan 8 saat önce Meclis’te yolsuzlukları yargılamaya “Hayır” diyen AKP’lilerin de delilleri konuşmak yerine “Darbe ve vatan millet” demesi hala akıllardaydı.

İktidarına bak memurunu al. Mevlüt Saldoğan Meclis’i iyi izlemiş. Savunması tuttu, cezası az oldu. Hem geçmişte “Devlet için kurşun atan da yiyen de şereflidir” diyen bir başbakandan, bugün “Esnaf Alperen’dir, Esnaf polistir...” diye yargısız infaz inisiyatifini halka indiren cumhurbaşkanına terfi etmedik mi?

POLİSLER BÖYLE İZLEDİ

Duruşmanın akılda kalacak detayı, polislerin yüz ifadesiydi. Meslektaşları Mevlüt Saldoğan konuşurken ve buna salondan tepki gelirken şişen alın damarlarından gerilimleri net okunuyordu. Dişini sıkan da vardı. Meslektaşa üzülmek, kızgınlık ve “Benim da başıma gelmesin” endişesi arasında gidip gelir bir halleri vardı.

Ders dinler gibiydiler. Ama ders alacaklar mıydı? Bu tip davalarda ibret ve caydırıcılık adaletin bir parçası. Başka Ali’lerin öldürülmemesi için ibretlik ceza şarttı. Ama olmadı. Duruşma bitti kapıda görevli polisler cezanın azlığını müjdeliyorlardı. Polisin saygınlığı için bu tür ölümleri insanlara yaşatmaması da şarttır. Ama böyle kararlarla saygınlık zor. Polis saygınlığını korumazsa birileri elbet polislik işini esnafa verecektir.

Dışarıda “Hepimiz Ali’yiz öldürmekle bitmeyiz” sloganları atılırken polisler umarız içlerinden “Hepimiz Mevlüt’üz” demiyordu. Ölmüş Ali’yle kendini özdeşleştirme naifliğinin karşısına son tekmeyi atanla kendini bir tutmak!

Polisler yoksul Anadolu’nun çocuklarıdır. Son tahlilde zalim olamazlar. Ama böyle kararlarla daha çok Ali’ler ölür. Ali’nin hayatında hiç polisle işi olmadı. Ölümü ise polisiye oldu. Hatırasına yapılan eylemlerde hep polis gazı vardı. Davası polisiye sürdü ve ilk yargı aşaması dün Kayseri’de polisiye bitti.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.