Mursi'yi seven konuşmaz!

21 Mayıs 2015, Perşembe 05:00
AA

“Yüzyılın projesini açıklayacağız. 77 milyonu ilgilendiriyor. Bu kadarını söylerim. Söz verdiğimiz gibi 21’inde (bugün) açıklayacağım”. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na bugün açıklayacağı ‘yüzyılın projesi’ni sorduğumuzda yukarıdaki yanıtı aldık. O kadar bastırmamıza rağmen ağzından bir şey kaçmasın diye kendini çok zorladı. Projeyi düşününce heyecanlandığını söylüyor. Bakalım proje Türkiye’yi heyecanlandıracak mı?




Kılıçdaroğlu’yla seçim uçağında Kastamonu ve Erzurum mitinglerine giderken sohbet ettik.


‘Yüzde 30’ları konuşalım’

Peki, acaba emeklilere iki maaş ikramiye, 1500 lira asgari ücret gibi vaatler unutulmuş muydu? Yoksa erken mi açıklanmıştı? “Hayır” diyor, vaatlerin olumlu sonuçlarının seçmene yeni yansıdığını ve CHP’nin oyları için artık 30’ların telaffuz edilmesinin nedeninin bu olduğunu düşünüyor.


Hakan Çelenk ve Kemal Kılıçdaroğlu

Yine kaynak sordum

Bu seçim kampanyasının geleneği CHP’ye “Kaynak nerede?” diye sormak oldu. Nerede CHP’li bulsam kaynak sormadan duramıyorum. Her seferinde yanıtımı alıyorum. Bu kez kendimi tutacaktım olmadı. Adettendir deyip sorduk. Özetle şöyle diyor: “Sorumsuzca harcama huyu devletin başından en küçük birimine kadar sirayet ediyor. 1 liralık ihaleyi 5 liraya yapıyorlar. Zaten bu ihaleleri düzene koyunca devletin cebine büyük paralar kalacak. Kamu İhale Yasası başta olmak üzere belli başlı yasaları değiştirince çözüm kendiliğinden geliyor.

Ayrıca emekliye 2 maaş ikramiye, 1.5 liraya mazot, 1500 lira asgari ücret gibi vaatler ekonomiye hareket verir. Hem devlet bütçesi hem de halk rahatlar.” (Uzun konuştuk. Bu faslı okuru sıkmamak için uzatmayalım - H.Ç.) Hükümet, CHP’nin salvolarına karşı, “Ekonomi çok iyi, onlar muhalefet, her şeye kötü derler” minvalinde yanıtlar veriyor. Kılıçdaroğlu’nun bu konudaki sözleri sıradışı oldu. Dedi ki “Ekonomi, demokrasi ve yolsuzlukta çok kötüyüz. Şahidim de Davutoğlu’nun 3 yardımcısı”. Şaşkınlıkla soruyoruz; “Üç Başbakan Yardımcısı nasıl anamuhalefetin şahidi olur?” Anlatıyor: “Numan Kurtulmuş partisi için ‘Harun olmaya geldiler, Karun oldular demişti. Ben ek yapayım, bunlar yolsuzluklarda Karun’u da geçti. Bülent Arınç, ‘İsrafı engellersek vergi almamıza gerek kalmaz’ dedi. CHP’ye kaynak soranlara en iyi yanıt budur. Ali Babacan ‘Eğer bu zayıf tablo devam ederse demokraside, ekonomide şu anki tabloyu bile mumla ararız’ dedi. Bu üç isim olaylara içeriden daha net şahit oluyor.” İşte böyle, Kılıçdaroğlu hükümetin en etkili 4 isminden 3’ünü işte böyle kendine şahit gösterdi.



‘Suudi kralını arasın’

Erdoğan, Mısır’ın seçilmiş Cumhurbaşkanı Mursi’yle ilgili idam kararına seçim meydanlarında tepki gösteriyor. İdam edilmemesi için seçim kürsüsünden dünyaya çağrı yapıyor. Kılıçdaroğlu’nun yaklaşımı şöyle:

- Erdoğan’ın meydanlarda konuşması hiçbir sonuç vermez. Çünkü dünyada ağırlığı yok. Hatta Ortadoğu’da ve Batı’da sevilmiyor. En çok da Mısır’da sevilmiyor. Bunu söylemesi ters etki doğurabilir. Hatta olmayacak bir işin (idamın) olmasına bile sebep olabilir. Dostunu seviyorsa sussun.

- Erdoğan’ın yapabileceği bir şey var. Kişisel dostluğu olan Suudi Arabistan Kralı’na telefon etsin. Ama sakın kamuoyuna duyurmasın. Rica etsin, kral dostu idamı engellesin. (Suudi Arabistan kralı, Erdoğan’ın yakın dostu ama aynı zamanda Mısır’ın darbeci lideri Sisi’nin finansörü - H.Ç.)



'Erdoğan meraklanmasın’

Erdoğan Mursi haberini seçim meydanında “Yüzde 52’yle seçilen Cumhurbaşkanı’na idam kararı alındı” diye tepki göstererek seçmenine duyurmuştu. Konunun kelimesi kelimesine benzer başlıkla duyurulmasını ise Erdoğan ve AKP’li medya şöyle yorumlamıştı: “Yüzde 52’yle seçilmiş Erdoğan darbeyle ve idamla tehdit ediliyor.” Kılıçdaroğlu’nun bu konudaki yaklaşımı şu:

- Erdoğan da iyi biliyor ki Türkiye’de darbe falan olmaz. Olsa zaten ilk biz karşı çıkarız.

  -Olmayan bir şeyi varmış gibi gösteriyor. Seçim malzemesi yapıyor. Artık yeter köşeyi döndün! Başbakan, Cumhurbaşkanı oldun. Bunlar çocukça tartışmalar. Millete gına geldi.

  -Ayrıca Erdoğan hiç meraklanmasın, endişe etmesin. CHP, AKP gibi idam taraftarı değil. Kesin şekilde idam cezasının her türlüsüne karşıyız. Türkiye’de kimse idam edilmez.

Sol siyasete üç mesaj

- Bursa’da 1989’den beri Türkiye’nin gördüğü en büyük işçi eylemiyle ilgili: “İşçi sahipsiz. Sendika sorumlu davranmalı. İşverenin de katı tutum takınmaması lazım. Sorunun anlaşma içinde çözülmesini isterim.”

- Sözü sürekli CHP’nin tek parti dönemine getirenlere: “CHP tek parti iktidarıydı, çok partili demokrasiyi getirdik. AK Parti şimdi tek parti dönemine gitmek görüntüsü veriyor.” (Bu yanıt bana İnönü’nün 1950’lerde aynı eleştirilere verdiği “Biz oradan geldik siz oraya gitmek istiyorsunuz” sözünü hatırlattı-H.Ç.)

- Sosyal demokrasi teorisyenlerine: “Sosyal demokrasi paylaşmak üzerine kuruludur. Biz üretimi de ekliyoruz. Üretip paylaşacağız.”

Kastamonu’da temsil vaadi

- Kastamonu, CHP’nin son seçimde zayıf olduğu yerlerden biri. Kılıçdaroğlu’nun miting programında yokmuş. Ancak 1. sıra adayı Ahmet Caner Yenidünya’nın ciddi gelecek vaat ettiği söyleniyor. Kılıçdaroğlu da destek vermek için son anda Kastamonu’yu miting programına almış. Ahmet Caner Yenidünya kendinden emin: “Kastamonu’nun en büyük sorunu temsil. Meclis tutanaklarına baksanız sanırsınız ki Meclis’te Kastamonu’yu 4 yıl temsil eden milletvekili yoktu. Seçmen, bizimle temsil edileceğini anlıyor. Kazanıyoruz.”

 -Kastamonu’yu bilenler milletvekili sayısının AKP, CHP ve MHP arasında 1-1-1 dağılma ihtimalinden söz ediyor.

- Miting kalabalığı geçen seçimlerin iki katından fazlaymış.

Erzurum CHP ilk kez umutlu

- Erzurum, CHP’nin en zayıf olduğu illerden biri. CHP burada da adayını öne çıkarmış: Gonca Aytaş. Erzurum mitingi akşam yağmur altında yapıldı. Çok kalabalık olmadı. Gonca Aytaş’a sorduk. “Siz bakmayın. CHP’ye hiç oy vermeyenlerle ev ev temas kuruyoruz. Mitinge çekindikleri için gelmediler. Potansiyelimiz çok yüksek” diyor. CHP 1983’ten beri Erzurum’dan milletvekili çıkaramamış. Gonca Aytaş 1983 doğumlu. “CHP’nin Erzurum’daki makus talihini yenmek için doğmuşum” diye espri yapıyor. CHP geçmişteki yüzde 5’in altında oyuyla Erzurum’da ‘marjinal’ parti görünümünde. Bakalım Gonca Aytaş bunu değiştirebilecek mi? Seçilemese bile Erzurum’un adını son iki ayda Türkiye’ye duyurduğu bir gerçek.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.