Ölüm uzlaşmaya ramak kala geldi

03 Nisan 2015, Cuma 00:31
AA

Savcının şehit olmasıyla son bulan Adliye’deki terör saldırısının dakika dakika perde arkası...

Savcı Mehmet Selim Kiraz, 31 Mart sabahı, mesai saatiyle birlikte odasına geliyor. Saat 08.39’da Berkin Elvan davasıyla yakından ilgilenen Halkın Hukuk Bürosu’nun avukat Şükriye Erden, savcının odasına giriyor. Dosyalarla ilgili konuşup ayrılıyor. Savcının odasına bundan sonra ilk girenler teröristler olacak.

KAFETERYADA 50 DAKİKA

Saat 11.29’da örgütün militanı Şafak Yayla, Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na avukatların kullandığı C Kapısı’ndan giriyor. 10 dakika sonra adliyenin içinde Bahtiyar Doğruyol adlı militan ile buluşuyor. Bahtiyar’ın adliyeye nasıl girdiği halen meçhul. İkili kafeteryada oturuyor. Telefon görüşmeleri yapıp kalkıyorlar. Saat 12.22’de savcının kapısını açıp içeri giriyorlar ve rehin alıyorlar. Bu arada savcı panik butonuna basıyor. Adliye güvenliğinin önünde kırmızı tehlike alarmı çalıyor.

‘BANA BERKİN DEYİN’

Polis gelene kadar teröristler kapıyı kilitleyip arkasına koltuk ve sehpalarla barikat kuruyor. Polisin ilk işi ise güvenlik için 6. katı boşaltıp odayla telefon teması kurmak oluyor. Müzakere uzmanı başkomiser adliyeye geliyor. Oda dahili hattan aranıyor. Telefonu açan terörist “Bana ‘Berkin’ diye hitap edin. Polisle müzakere etmem. Başka yol bulun” diyor.

3 KİŞİ DİYE YANILTTILAR

Saat 13.00 gibi teröristler rehin alma olayını yurtdışı kaynaklı sosyal medya hesaplarından duyuruyor. Özetle “Berkin’in katili olan polisleri getirin. Taksim Meydanı’nda halk mahkemesi kurup yargılayalım, yoksa savcı ölür” diyorlar. Üç kişi oldukları bilgisini veriyorlar. Bu yanlış bilgilendirmeyle polisin yanıltılması amaçlanıyor. İçlerinden sadece biri silahlı. Ama polis bunu bilmiyor.

ANESTEZİSTLER GETİRİLDİ

Polis bu süreçte anestezi uzmanı doktorları adliyeye getiriyor. Amaç odanın havalandırmasına uyuşturucu gaz basıp, içeridekileri bayıltmak. Uyutma yöntemi rehine olaylarında bugüne kadar başarıyla kullanılmış bir teknik değil. Nitekim anestezistler, odanın hacminin büyük olması nedeniyle uyutma işleminin mümkün olmadığını söylüyor. İhtimal devre dışı kalıyor.

TELEFONLAR DİNLENDİ

Telefon sinyali tespit edilerek teröristlerin Yunanistan ve Bulgaristan odaklı iki numarayla görüşme yaptıkları tespit ediliyor. Teröristler 8 saat her adımlarını görüştükleri kişilerden aldıkları emirlerle atıyor. Polis, telefon görüşmelerini jammer cihazlarıyla engellemeyi tartışıyor. Teröristlerin tahrik olup savcıyı öldürme riski olduğu için bunu yapmıyorlar. Bu görüşmeler dinlendi ve belki adli süreçte kayıtlar yayınlanacak.

MÜZAKERE BAŞLIYOR

Rehine olaylarında her zaman yapıldığı üzere içeridekilerin kabul edeceği müzakereci isimleri pazarlık ediliyor. Örgüt militanlarının davasına bakan Halkın Hukuk Bürosu avukatları geliyor. Büro avukatları örgüt için güvenilir polis için güvenilmez isimler. Bunun üzerine Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal, dürüstlüğü su götürmez avukat Turgut Kazan da adliyeye çağrılıyor.

SAVCıNıN TELEFONUNDAN

Rehin Savcı Kiraz’ın cep telefonu üzerinden ‘oda’yla müzakere başlıyor. Ümit Kocasakal, Turgut Kazan ve o sabah savcıyla görüşen Halkın Hukuk Bürosu avukatı Şükriye Erden sesi dışarı verilen telefonun başına geliyor. Teröristler Savcı Kiraz’dan silah zoruyla aldıkları şu bilgiyi veriyor: “Savcı, Berkin’i vurmuş olma ihtimali olan bir polisin kimliğini, ikisinin sicil numarasını tespit etmiş.” Şartları şu oluyor: “Bu üç polisin kimliğini baro başkanı, avukatlar ve İstanbul Emniyet Müdürü canlı yayında birlikte açıklansın. 15.36’ya kadar süreniz var. Yoksa savcı ölür.” 15.36

KRİZİ BÖYLE AŞILDI

Halkın Hukuk Bürosu, bu talepleri karşılanırsa teröristleri diğer taleplerinden vazgeçmeye ikna ediyor. Ankara’yla sürekli temas kuran Emniyet bu talebi kabul etmiyor. 15.36’ya dakikalar var. Halkın Hukuk Bürosu son anda araya giriyor ve belki son talep üzerinden bir ara yolun bulunabileceğini belirterek ‘oda’yı, 15.36 şartını ertelemeye ikna ediyor. Berkin’in Babası Sami Elvan da adliyeye geliyor. Polis telefonu veriyor. Sami Elvan “Kan kanla yıkanmaz. Berkin’in hakkını böyle arayamayız” diyor. Teröristler yumuşuyor ama geri adım atmıyor. Halkın Hukuk Bürosu’nun verdiği bilgiye göre, Emniyet’in bulduğu yol şu oluyor: “Polis bilgilerini Halkın Hukuk Bürosu olarak siz açıklayın. Bizi karıştırmayın.” Ama teröristler etmiyor. Bunun üzerine Ümit Kocasakal insiyatif alıyor ve “Açıklamada ben de bulunurum” diyor. Teröristler tekrar yumuşuyor, “Yanınızda bir emniyet müdürü yer alırsa kabul ederiz” karşılığını veriyorlar. Saat 20.00’ye geldiğinde teröristler telefonu “Bu son görüşme” diyerek açıyor. Taleplerinin henüz kabul edilmediğini öğreniyorlar. Bir şey söylemeden telefonu kapatıyorlar. Odadan silah sesleri geliyor. Özel harekat odaya giriyor. Sonraki 10 dakika sadece silahlar konuşuyor.

SAVCININ EŞİ HEP ORADA

Tüm bunlar olurken şehit Mehmet Selim Kiraz’ın eşi Hakim Yasemin Kiraz, koridorun ucunda ağlayarak bekliyor. Yasemin hanımı polisler ve Metin Feyzioğlu teskin etmeye çalışıyor.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.