2012 dış politikada kâbus yılı olacak

15 Eylül 2011, Perşembe 05:00
AA

2012, dış politika sorunlarıyla boğuşacağımız bir yıl olacak. Daha Irak istikrara kavuşmadan, Suriye patlak verdi. Türk- İsrail ilişkilerinin çok kötü gidiyor olması da bölgedeki dengeleri kökünden etkileyecek bir gelişme. Türkiye’nin füze kalkanı konusunda Amerika ve NATO ile birlikte hareket etmesi, İran ile ilişkiler konusunu belirsiz bir duruma getirdi. Diğer cephelerde de sorun var. Ermenistan ile zaten donma noktasındaki ilişkiler karşılıklı açıklamalarla yere çakıldı. Rum Kesimi de Türkiye’nin itirazlarına rağmen Akdeniz’de doğalgaz çıkarmak için fırsat kolluyor. PKK’nın silah bırakması konusunda hiçbir gelişme olmadığı gibi, örgüt kanlı saldırılara devam ediyor. Türkiye ise buna karşılık Kuzey Irak’ta yoğun bir askeri varlık gösterme hazırlığında...

[[HAFTAYA]]

Türkiye’nin Kürt meselesinin çözümü konusunda ortaya koyacağı strateji, Ortadoğu’da bundan sonraki pozisyonunun ne olacağını çok yakından ilgilendiriyor. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Dışilişkiler Başkanı Ömer Çelik, Başbakan Erdoğan’ın Mısır ziyaretinin hemen öncesinde yaptığımız konuşmada “Suriye lideri Beşar Esad’a tanınan sürenin dolduğunu, Şam yönetiminin önemli bir fırsatı değerlendiremediğini” söylemişti. Nitekim Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da dün, Suriye konusundaki bu değerlendirmeyi teyit eden açıklamalar yaptı.

Hatta bir adım ileri giderek “Alevi ve Sünni çatışmasından endişelendiğini” söyledi. Erdoğan daha önce de “Suriye konusunun Türkiye’nin bir iç meselesi kadar önemli olduğunu” söylerken ‘mezhep çatışmalarına’ dikkati çekmeye çalışıyordu. Suriye konusunda atılacak adımlar Batılı ülkeleri olduğu kadar, çok sıcak günler yaşayan Arap dünyasını da yakından ilgilendiriyor. Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesinde dün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la ilgili “Hamas dostu” başlığıyla bir değerlendirme yazısı çıktı. Yazıda “Erdoğan’ın Ortadoğu ve Arap dünyasında popülaritesinin arttığı; ancak Türkiye’nin Batı’dan uzaklaştığı” iddia ediliyor.

Alman gazetesi Ortadoğu’da yaşananları anlatmak için Arap Baharı yerine “Araplar” ve “isyan” kelimelerini bir araya getiren “Arabellion” adında yeni bir kavram kullanmış. Olayın bir başka cephesine dikkat çeken International Herald Tribune gazetesi de dün, Erdoğan’ın Filistin devletinin kurulması için baskı yaptığını yazdı.

Başbakan’ın ziyaret ettiği Mısır, Arap dünyasının en önemli aktörlerinden biri. Kahire ve Ankara arasında İsrail’le mücadele konusunda görüş birliği olsa da Mısır, bölgede Türkiye’nin öne çıkmasını istemiyor. Başbakan Erdoğan’ın Gazze’ye geçmek istediğini defalarca dile getirmesine rağmen Mısır’ın konuyu geçiştirmeye çalışması, bu ülkenin Filistin meselesi üzerindeki inisiyatifi kaybetme korkusuyla açıklanıyor. 19 Eylül’de Başbakan Erdoğan’ın da katılacağı ‘Birleşmiş Milletler Zirvesi’ bütün bu konuların seyrini etkileyecek önemli bir buluşma olacak.

Fatma Şahin’e destek verelim

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin hükümette işi en zor bakanlardan biri bana göre. Türkiye’nin yıllarca birikmiş, ihmal edilmiş ve görmezden gelinmiş “kadın sorunu”yla başa çıkmaya çalışıyor. Birkaç gün önce Bakan Fatma Şahin’i ziyaret ettim. Avrupa Parlamentosu’nun Türk kökenli milletvekili Emine Bozkurt, bakanın makam odasından çıkarken onlarca kişi de görüşme için kapıda bekliyordu. Yığınla dosya, şikâyet ve dilekçeler bakanın özel kalemine yığılmış durumda. Telefonlar da susmuyor. Bütün ekip, sıkışık bir alanda harıl harıl gelen taleplere yanıt vermeye çalışıyor. Fatma Şahin’in konularına soğukkanlılıkla yaklaşabilen, hukuki mevzuatlara hâkim ve çok çalışkan bir insan olması büyük şansımız. Ancak tek başına bırakılırsa devasa sorunlar çözülemez.

Çünkü gazetelere her gün yansıyan kadına yönelik şiddet vakaları, buzdağının sadece görünen yüzünü oluşturuyor. Ben, Bakan Şahin’le görüşmemizde “kadınların vahim sorunlarının çözümü konusunda destek vermek istediğimi” söyledim. Çünkü Güneydoğu’da yoğunlaşan, ancak Türkiye’nin her bölgesinde var olan kadına yönelik şiddetin artık tahammül edilemez boyuta vardığına inanıyorum.

Bu durumun devam etmesi halinde üçüncü sınıf ülke algısı Türkiye’nin üzerine yapışacak. Bu arada iyi bir haber Şahin’in bakanlık teşkilatıyla ilgili. Kadın sorunlarıyla ilgili konularda hukukçu bir uzman kadın, bakanlık müsteşar yardımcılığı görevine getirilmiş. İsteğim o ki, Meclis’in açılışıyla birlikte yasal düzenlemeler acil olarak Genel Kurul’a gelsin. Aksi halde daha çok kadın zarar görecek.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.