2024 yılına kadar dayanabilir miyiz?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Koronavirüs aşısının gelişi, şu anda muhtemelen dünyanın bir numaralı merak edilen konusu. Buna bir de ilacı ilave edelim. İlaç ve aşı iki ayrı kavram. Aşı, korunmak için gerekli ve hayati. İlaç ise tedavide kullanılacak. Koronavirüs kaptıktan sonra hastanelere başvuran kişiler için farklı bileşenlerden oluşan ilaçlar kullanılıyor. Bunlar spesifik olarak koronavirüs için geliştirilmiş ilaçlar değil ancak etken maddeleri açısından bu virüse iyi geliyor. Dünyada şu anda ilaç ve aşı çalışmaları ayrı ayrı devam ediyor. Aşı konusunda ise durum çok karmaşık. Bir gelen haberle umutlanıyoruz, ertesi gün moralimiz bozuluyor. Ancak kötü durum senaryolarına hazır olmamız gerektiğini uzun süredir dile getiriyorum.

Saygın uluslararası kurumları ve tıp çevrelerini yakından takip ediyorum. Genel beklenti, son aşama çalışmalarında olumsuz bir durumun ortaya çıkmaması hâlinde, aşının 2021 yılında kullanıma alınabileceği yönünde. Dünyanın en zengin iş insanlarından Bill Gates yaptığı son açıklamada, 2021’de aşılamanın başlaması durumunda 2022’de belli bir normalleşmenin sağlanabileceğini söyledi.

Hâlen Pfizer, BioNTech, Johnson & Johnson, Oxford Üniversitesi, AstraZeneca aşı çalışmalarında çok yol alan kurumlar arasında. Çin ve Rusya da belli bir seviyeye geldiğini iddia ediyor. Hatta bu iki ülkenin ürettiği aşıların farklı yerlerde kullanılmasına başlandı. Hindistan merkezli, dünyanın en büyük aşı üreticisi konumundaki Serum Enstitüsü’nün CEO’su Adar Poonawalla ise aşının yerkürenin her tarafına ulaşmasının 2024 yılını bulabileceğini açıkladı.

Ben, dünyadaki sağlık sisteminin bu kadar dayanabilecek gücü olduğunu sanmıyorum. Sadece yoksul ülkeler değil, gelişmiş Batılı ekonomilerde bile bu kadar uzun süre ayakta durabilecek sistemler yok. Bilim kuruluşları, şirketler, devletler ne yapıp edip bu takvimi kısaltmak zorunda. Uluslararası ekonomik sistemin çökmesinin getireceği ilave sorunlar, Koronavirüsün ortaya çıkardığı ölümlerden daha ağır bir maliyet koyabilir önümüze.

Abdi İbrahim'in başarısı

108 yıllık geçmişiyle Türkiye’nin en köklü ilaç şirketlerinden Abdi İbrahim, geçtiğimiz günlerde çok önemli bir başarıya imza attı. Abdi İbrahim CEO’su Nezih Barut’un açıklamalarını paylaştığı bir online basın toplantısına katıldım. Barut, etkileyici bir sunum yaptı.

18 yıldır Türkiye’de sektörün lideri olan Abdi İbrahim, aynı zamanda dünyada ilk 100 arasında. Nezih Barut, son olarak İsviçreli biyoteknoloji şirketi OM Pharma’nın hisselerinin yüzde 28’ini alarak Avrupa’nın bu önemli kuruluşunun yönetiminde söz sahibi olduklarını anlattı. Bu işlem için yaklaşık 4.2 milyar TL (500 milyon İsviçre Frangı) ödenmiş.

Abdi İbrahim ayrıca, OM Pharma bünyesinde biyoteknolojik ilaçlar geliştirmek için 250 milyon İsviçre frangı ayırmış. İsviçre gibi ilaç endüstrisinin çok güçlü olduğu bir ülkede, Alman, İngiliz, Fransız, İtalyan şirketlerin arasından sıyrılmak kolay iş değil. Bu hamleyle Türk şirketi Abdi İbrahim’in ABD ve Çin gibi küresel pazarlara açılması kolaylaşacak.

Yazarlarımızdan

26 Ekim 2020, Pazartesi 14:19
26 Ekim 2020, Pazartesi 13:53
26 Ekim 2020, Pazartesi 13:52
Sıradaki haber yükleniyor...
holder