Akdeniz’deki asıl tehlike

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Libya’da tansiyon çok yükseldi. Bazı insanlar “Bizim orada ne işimiz var?” diyerek kaygılarını dile getiriyor. Endişe edilmesini anlıyorum ama bana göre Türkiye’nin Libya’da bulunması meşru ve son derece haklı gerekçelere dayanıyor. Doğu Akdeniz’de Kıbrıs’tan Libya’ya kadar uzanan coğrafyada ciddi bir bilek güreşi yaşanıyor. Fransa, İtalya, Yunanistan, ABD, Mısır, Suudi Arabistan, Rusya ve hatta buraya çok uzak bir mikro devlet olan Birleşik Arap Emirlikleri bile sahadayken Türkiye’nin eli kolu bağlı oturması beklenemez.

Denizde kendisine dayatılan yeni bir Sevr’i kabul etmesi söz konusu olamaz. Türkiye-Libya ilişkilerinin 500 yıllık tarihi ve kültürel boyutları var. Ayrıca Türk şirketlerinin ve işçilerinin oradaki alacakları ve geleceğe dair kontratlar söz konusu. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Güler’in birkaç gün önce Libya’yı ziyaret etmesi hem oradaki unsurlara moral vermesi hem de Ankara’nın kararlılığını göstermesi bakımından son derece yararlı oldu.

Türk deniz gücüne ait 6-7 parça gemi, Libya yakınlarında 24 saat görev yapıyor. Geçtiğimiz günlerde Fransa, çok tehlikeli bir oyun oynayarak Türkiye’yi tuzağa düşürmeye çalıştı. Türk denizcilerin anında müdahalesi ve gerçekleri ortaya koymasıyla NATO nezdinde Fransız hükümeti yalancı konumuna düştü. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Avrupa’da destek bulamıyor.

Türkiye’nin karşısında şöyle bir durum var: Fransa, AB tarafından Ankara’ya çok yönlü Akdeniz baskısı uyguluyor. S. Arabistan para, BAE para ve silah, Mısır silah ve üs kullanımıyla Türkiye’nin karşısında. Rusya ise uzaktan bütün enstrümanları yöneten bir orkestra şefi gibi. Bu ülkelerden Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri emperyalistlerin maşası gibi davranıyor.

Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesiminin derdi Akdeniz’deki enerji yatakları ve Türkiye’yi kendi sahillerine sıkıştırmak. Fransa ise eski gücünde olmadığı ve sömürgelerindeki etkisini yitirdiği için hırçınlaşıyor. Libya’yı kaybetmek demek, Afrika’nın ortalarına kadar elinde tuttuğu çıkar bölgelerinde zayıflaması anlamına gelecek. Amerika Birleşik Devletleri’nin seçim öncesinde sahaya inip oyunu değiştirebilecek büyük bir hamle yapabilmesi zor.

ABD’nin işin içine girmesi durumu daha da karmaşık hale getirebilir. Sanılanın aksine, Türkiye’nin lehine sonuçlar doğurmayabilir. Kısa süre önce çok tehlikeli bir gelişme oldu. Kukla Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır’daki üsten kaldırdığı Fransız yapımı Mirage 2000 uçaklarıyla Libya’da Türkiye’nin denetlediği El Vatiyye meydanında Türkiye’nin Hawk bataryalarını vurdu. BAE açıkça ve doğrudan Ankara’yı karşısına aldı. Bunun BAE’ye mutlaka sonuçları olacaktır. Asıl dikkat edilmesi gereken Rusya’dır.

Türk ve Rus güçlerinin Suriye’den sonra Doğu Akdeniz’de de tehlikeli şekilde karşılaşması kötü sonuçlar doğurur. Ankara ve Moskova, Suriye’de her türlü görüş ayrılığına rağmen belli bir işbirliğini başardı. Aynı şeyin zorluklarına rağmen Libya’da da tekrarlanması mümkün.

Yazarlarımızdan

12 Ağustos 2020, Çarşamba 07:24
12 Ağustos 2020, Çarşamba 07:21
12 Ağustos 2020, Çarşamba 07:17
12 Ağustos 2020, Çarşamba 07:11
Sıradaki haber yükleniyor...
holder