Almanya ve G. Kore

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Koronavirüs krizi geride kaldığı zaman büyük bir yüzleşmeye gidilecek ve dünya ülkeleri bu mücadelede başarı kriterlerine göre ikiye ayrılacak. Avupa Birliği’nin neredeyse tamamı kötü sınav veriyor. Vaka ve ölüm sayısı çok yüksek. Virüsün ilk başladığı ülke olan Çin ile İtalya arasında yoğun bir insan ve mal trafiği bulunması İtalya’yı daha da riskli hale getirmişti.

Bu yetmiyormuş gibi İtalya’nın bazı önlemleri geç açıklaması, İtalyanların bütün uyarılara rağmen günlük hayata dair alışkanlıklardan vazgeçmeyip sosyalleşmekte ısrar etmesi bugünkü trajik tabloyu doğurdu. İspanya’da da benzer görüntüler var, bilanço çok kötü. Fransa’daki durum, komşuları kadar vahim olmamakla birlikte yine de iç açıcı değil.

İngiltere’nin ne yapacağı merak ediliyordu fakat absürt bir kumar oynayarak milyonlarca insanın hayatını riske ettiler. Amerika Birleşik Devletleri’nde laçka bir görüntü var. TV kanalları California sahillerine doluşan insanların görüntülerini yayınlıyor, kurallara uyulmuyor, evine kapananlar da deliler gibi gıda ve tuvalet kağıdı stokluyor.

Dünyanın en güçlü ülkesinin sağlık sistemi, orta ve alt gelir seviyesindeki milyonlarca insanın ihtiyaçlarına yanıt verecek durumda değil. Kaliteli hizmet sadece parası olan kesimler için kurgulanmış. Avrupa’da en iyi sınav veren ülke Almanya. Almanya Başbakanı Angela Merkel krizin başından bu yana çok sade ve net açıklamalar yaptı.

Alman televizyonlarında komplo teorisyenleri yoktu. Bilimin ışığında son derece eğitici yayınlarla topluma doğru bilgiler aktarıldı. Herkes kurallara uyuyor ve sonuçta Almanya’da ölüm grafiği kontrol altına alındı. Bilim, endüstri ve üretimde Avrupa’nın lokomotifi olan Almanya bu başarısının tesadüfi olmadığını sağlık alanındaki performansıyla da kanıtladı.

Güney Kore ise dünyaya örnek olacak kadar iyi bir tablo ortaya koyuyor. Tam anlamıyla bir seferberlik ilan ettiler, çok katı kurallar koydular, şaşırtıcı sayıda testi bir anda vatandaşların kullanımına sundular, insanlar uyarıları dinledi. Orada da vaka ve ölümler kontrol altına alındı. Hızlı bir toparlanma süreci yaşıyorlar.

Bu iki ülkenin başarısı tam bir ders niteliğinde. Şunu gösterdiler; bilim ve aklın gücü disiplinle birleşince bu hastalığı yenmek pekâlâ mümkün olacak. Komşumuz İran’ın hali gerçekten üzüntü verici. Tahran yönetimi üst üste yaşattığı fiyaskolara sağlık konusundaki tutarsızlıklarını da ekledi ve İran dünyada bilançosu en yüksek ülkeler arasına girdi.

Bazı ülkelerden gelen bilgilerin ne kadar sağlıklı olduğu konusunda da kuşkular var. Örneğin Rusya. Nüfusu 145 milyon olmasına rağmen hayatını kaybedenlerin sayısı Lüksemburg’dan bile az görünüyor! Böyle bir şey mümkün olabilir mi? Rakamlar bu kadar kafa karıştırıcı olunca haliyle “Acaba bazı gerçekler gizleniyor mu?” kuşkusu ortaya çıkıyor.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder